1/10/2018

Müminun Suresindeki Ayetlerin Türkçe Manası

  Hiç yorum yok
Müminun Suresindeki Ayetlerin Türkçe Manası
Müminun Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Müminun Suresinin Türkçe Anlamı
1. ayet
Gerçekten kurtuluşa erdi mü'minler.

2. ayet
Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.

3. ayet
Onlar ki, faydasız işe, boş lafa bakmazlar.

4. ayet
Onlar ki, zekat vermek için çalışırlar.

5. ayet
Onlar ki, ırzlarını korurlar.

6. ayet
Ancak, eşleri ve sahibi bulundukları cariyelerine karşı durumları başka; çünkü bunlarla ilişkileri yüzünden kınanmazlar.

7. ayet
Kim de bunun ötesini ararsa, işte onlar sınırı aşanlardır.

8. ayet
Ve onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

9. ayet
Onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.

10. ayet
İşte onlardır o mirasçılar,

11. ayet
Firdevs'e varis olacaklar; orada sonsuza dek kalacaklar onlar.

12. ayet
Andolsun ki, Biz insanı süzülmüş bir çamurdan yarattık.

13. ayet
Sonra onu, oturaklı bir karargahta bir nutfe (tohum) yaptık.

14. ayet
Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik, derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik. Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!

15. ayet
Sonra siz, bunun arkasından mutlaka öleceksiniz.

16. ayet
Sonra siz, kıyamet gününde muhakkak diriltileceksiniz.

17. ayet
Gerçekte Biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık ve yaratmaktan habersiz değiliz.

18. ayet
Gökten bir ölçü ile bir su indirdik ve onun yerde durmasını sağladık. Oysa Biz, onu giderme gücüne de sahibiz.

19. ayet
Öyle iken durdurduk da onunla sizin için hurma bahçeleri üzüm bağları yaptık; sizin için içlerinde bir çok meyveler vardır, onlardan yer ve geçinirsiniz.

20. ayet
Bir de Tur-i Sina'da yetişen bir ağaç ki, hem yağ hem de yiyenlere bir katık ile biter.

21. ayet
Hayvanlarda da sizin için gerçekten bir ibret vardır. Onların karınlarındakilerden size içiriyoruz ve sizin için onlarda hem birçok yararlar vardır, hem de etlerinden yersiniz.

22. ayet
Ayrıca hem onlara, hem de gemiye yüklenip taşınırsınız.

23. ayet
Yüceliğime andolsun ki, Biz Nuh'u kavmine peygamber gönderdik de Nuh dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız?

24. ayet
Bunun üzerine kavminden küfreden kodaman güruh: "Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir, üstünüze geçmek istiyor. Eğer Allah dileseydi, elbette bir takım melekler gönderirdi. Biz eski atalarımız içinde bunu işitmedik.

25. ayet
Bu, yalnızca kendisinde delilik bulunan bir adamdır; Onun için bunu bir süreye kadar gözetleyin!" dediler.

26. ayet
Nuh: "Ey Rabbim, bana yalancı demelerine karşı yardım et bana!" dedi.

27. ayet
Biz de ona şöyle vahyettik: "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap sonra emrimiz gelip de tandır (kazan) kaynayınca hemen ona topundan bir iki çifti ve aleyhinde önceden huküm verilmiş olanların dışında aileni ona bindir ve o zulmedenler hakkında bana yakarışta bulunma; çünkü onlar kesinlikle boğulacaklardır!

28. ayet
Sen yanındakilerle birlikte geminin üzerine çıktığında: "Hamd o Allah'a ki, bizi o zalim topluluktan kurtardı" de.

29. ayet
Ve de ki: "Ey Rabbim, beni mübarek bir yere kondur; Sen konuklayanların en hayırlısısın."

30. ayet
İşte bunda birçok ibretler vardır ve gerçekten Biz, pek sınavcıyızdır.

31. ayet
Sonra arkalarından başka bir nesil yarattık.

32. ayet
Onların içinden de kendilerine: "Allah'a kulluk edin, O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Artık Allah'tan kokmayacak mısınız?" diyen bir peygamber gönderdik.

33. ayet
Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip ahirete ulaşmayı yalanlayan kavminden o kodaman güruh ise şöyle dedi: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

34. ayet
Şayet sizin gibi bir insana itaat ederseniz, muhakkak ki, siz o takdirde kesinlikle hüsrandasınızdır.

35. ayet
Size, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldiğiniz zaman muhakkak çıkarılacağınızı mı va'dediyor?

36. ayet
Heyhat, o vadolunduğunuz şey ne kadar uzak!

37. ayet
O, dünyadaki hayatımızdan başka birşey değildir, ölürüz ve yaşarız; fakat tekrar diriltilecek değiliz.

38. ayet
O, sadece Allah hakkında bir yalanı uyduran bir adamdır; biz ona inanacak değiliz."

39. ayet
O peygamber: "Ey Rabbim, bana yalan söylüyorsun demelerinin öcünü al!" dedi.

40. ayet
Allah buyurdu ki: "Pek yakında pişman olacaklar."

41. ayet
Derken, onları gerçekten korkunç bir ses alıverdi de kendilerini bir sel süpürüntüsü yapıverdik. Artık öyle bir defolmuş oldu ki o topluluk, o zalimler!

42. ayet
Sonra arkalarından başka nesiller yarattık.

43. ayet
Hiç bir ümmet ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.

44. ayet
Sonra Biz, ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Ne zaman bir ümmete peygamberi geldiyse, ona yalan söylüyorsun, dediler. Biz de onları birbiri ardınca yuvarladık ve onları birer efsane yaptık. Artık imana gelmez topluluk defolsun!

45. ayet
Sonra bir takım ayetlerimiz ve açık bir ferman ile Musa'yı ve kardeşi Harun'u gönderdik.

46. ayet
Firavun'a ve ileri gelenlerine. Fakat bunlar, kibirlerine yediremediler ve zaten dik başlı bir topluluk idiler.

47. ayet
Onun için: "Biz kavimleri bize kölelik ederken, bizim gibi bu iki insana inanır mıyız?" dediler.

48. ayet
Böylece onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.

49. ayet
Andolsun ki, berikiler doğru tutabilsinler diye Musa'ya o kitabı da verdik.

50. ayet
Meryem oğlunu ve annesini bir mucize kıldık ve ikisini oturaklı ve temiz sulu bir tepede barındırdık.

51. ayet
Ey peygamberler, helal ve hoş şeylerden yiyin ve güzel işler yapın; çünkü Ben, bütün yaptıklarınızı bilirim.

52. ayet
Ve işte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmet ve Rabbiniz de Benim; artık hep Benden korkun!

53. ayet
Derken kumandalarını aralarında kitap kitap parçalaştılar, her grup kendilerininkine güveniyor.

54. ayet
Şimdi sen onları bir zamana kadar dalgınlıkları içinde bırak.

55. ayet
Sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve çocuklar ile,

56. ayet
Onlara hayırlar sağlamaya koşuyoruz. Hayır, anlayamıyorlar!

57. ayet
Herhalde Rablerinin korkusundan titreyenler,

58. ayet
Rablerinin ayetlerine inananlar,

59. ayet
Rablerine hiç ortak koşmayanlar,

60. ayet
Ve Rablerinin huzuruna varacaklarından yürekleri çarparak vergilerini verenler,

61. ayet
İşte bunlar hayırlarda sürat yarışı yaparlar ve onun için ileri giderler.

62. ayet
Biz, hiçbir kimseye gücünün üstünde bir teklifte bulunmayız, katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

63. ayet
Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır ki, hep onlar için çalışırlar.

64. ayet
Nihayet, refah içinde olanlarını azaba çektiğimiz zaman, hemen feryada başlayacaklardır.

65. ayet
Feryat etmeyin bugün; çünkü siz, Bizden kurtarılamazsınız!

66. ayet
Karşınızda ayetlerim okunuyordu da siz sırt çeviriyordunuz.

67. ayet
Ona kafa tutarak gece lakırdıları ile hezeyanlar ederdiniz.

68. ayet
Acaba onlar bu sözü düşünmezler mi, yoksa onlara eski atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

69. ayet
Yoksa peygamberlerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?

70. ayet
Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır, o, onlara gerçek ile geldi; fakat onların çoğu gerçekten hoşlanmıyorlar.

71. ayet
Eğer Hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yeryüzü ve bunlardaki kimseler kesinlikle bozulurdu. Hayır, Biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar, zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

72. ayet
Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun? Rabbinin mükafatı daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

73. ayet
Doğrusu, sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun.

74. ayet
Fakat ahirete inanmayanlar, o caddeden sapmaktadırlar.

75. ayet
Eğer Biz onlara acıyıp da baskılarını açıversek, mutlaka azgınlıklarında inat eder, hiçbir şey görmezler.

76. ayet
Gerçekten Biz, onları azaba tuttuk da yine Rablerine karşı uslanmadılar ve yalvarmıyorlar da.

77. ayet
Sonunda üzerlerine çetin azaplı bir kapı açtığımızda birden onun içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.

78. ayet
Halbuki, sizin için o kulağı, o gözleri ve o gönülleri yaratan O'dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.

79. ayet
Sizi yeryüzünde yaratıp yayan O'dur; hep O'nun huzurunda toplanacaksınız.

80. ayet
Hayat veren ve öldüren O'dur; gece ile gündüzün değişmesi de O'nun eseridir. Artık akıllanmayacak mısınız?

81. ayet
Hayır, öncekilerin dediği gibi dediler.

82. ayet
ki: "ölüp de bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, sahi biz mi mutlaka diriltileceğiz?

83. ayet
Yemin ederiz ki, bize de atalarımıza da bundan önce bu va'dolundu; bu eskilerin masallarından başka bir şey değil!"

84. ayet
De ki: "Yeryüzü ve onda bulunan kimseler kime aittir; eğer biliyorsanız?"

85. ayet
Allah'a aittir, diyecekler. De ki: "O halde düşünmez misiniz?

86. ayet
Sor onlara, de ki: "Kimdir o yedi kat göklerin Rabbi ve o büyük Arşın sahibi?"

87. ayet
Allah'a aittir, diyecekler. De ki: "O halde korkmaz mısınız?"

88. ayet
Sor onlara ki: "Kimdir herşeyin mülkiyeti ve yönetimi kudret elinde olan, kayırıp da kendisine kayırılmaz olan; söyleyin, biliyorsanız?"

89. ayet
Allah'a ait diyecekler. De ki: "O halde nasıl büyüleniyorsunuz?"

90. ayet
Doğrusu Biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise şüphesiz yalancılar.

91. ayet
Allah asla oğul edinmedi ve beraberinde bir tanrı da yoktur; Öyle olsaydı, her tanrı kendi yarattığını sürükleyip gider ve elbette birbirlerine üstünlük taslarlardı. Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.

92. ayet
Allah, gaybı da aşikar olanı da bilendir. O, onların koştukları ortaklardan çok yücedir.

93. ayet
De ki: "Rabbim, eğer onlara va'dedilen azabı bana mutlaka göstereceksen,

94. ayet
beni o zalimler güruhu arasında bulundurma Rabbim!"

95. ayet
Şüphesiz ki Biz, onlara yaptığımız tehdidi sana gösterme gücüne sahibiz elbette.

96. ayet
Sen o kötülüğü en güzel bir davranışla defet; Biz onların ne halt edeceklerini daha iyi biliriz.

97. ayet
Ve de ki: "Ey Rabbim, şeytanların dürtüştürmelerinden (kışkırtmalarından) sana sığınırım!

98. ayet
Huzuruma gelmelerinden sana sığınırım Rabbim!"

99. ayet
Nihayet onlardan birine ölüm geldiğinde diyecek ki: "Rabbim, döndür, döndür beni, döndür!

100. ayet
Belki ben, o bıraktığımda (boşa geçirdiğim dünyada) iyi işler yaparım!" Hayır, hayır! Bu, onun söylediği boş bir sözdür. Ötelerinde ise yeniden diriltilecekleri güne kadar bir engel vardır.

101. ayet
Sur'a üfrüldüğü zaman, artık o gün ne aralarında soy sop ilişkisi olacak, ne de birbirlerini soracaklar.

102. ayet
O zaman her kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar o kurtuluş bulanlardır.

103. ayet
Her kimin de tartıları yeğni (hafif) gelirse, işte onlar kendilerine yazık edenler ve cehennemde kalacaklardır.

104. ayet
Orada dişleri sırıtırken ateş yüzlerini yalar.

105. ayet
Ayetlerimiz size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz değil mi?

106. ayet
Derler: "Rabbimiz, bizi azgınlığımız altetti ve biz, sapık bir kavim idik.

107. ayet
Rabbimiz, çıkar bizi buradan; döner bir daha yaparsak şüphesiz ki biz zalimleriz.

108. ayet
Allah buyurur: "Orada sinin, Bana birşey söylemeyin!

109. ayet
Çünkü Kullarımdan: "Ey Rabbimiz, iman ettik; bizi bağışla, bize acı; Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!" diyenler vardı.

110. ayet
Siz, onlarla alay ettiniz, hala Beni anmayı size unutturdular, onlara öyle gülüyordunuz.

111. ayet
İşte Ben onlara sabretmelerine karşılık bugün bu mükafatı verdim. Murada erenler onlardır, onlar!

112. ayet
Yeryüzünde kaç yıl kaldınız? diye soracak Allah

113. ayet
Onlar: "Bir gün veya bir günün bir kısmı, sayanlara sor." derler.

114. ayet
Allah buyuruyor ki: "Bilmiş olsanız, gerçekten pek az kaldınız."

115. ayet
Yoksa siz, Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?

116. ayet
Demek ki Allah, o hak padişah yüksek, çok yüksek! Başka tanrı yoktur; ancak O vardır. O, şanlı Arş'ın sahibidir.

117. ayet
Her kim Allah ile birlikte başka bir tanrı olduğunu iddia ederse, onun bu hususta hiçbir delili yoktur ve onun hesabı Rabbinin katında görülecektir ancak! Gerçek şu ki, kafirler kurtuluşa eremezler!

118. ayet
Ve de ki: "Rabbim, beni bağışla, merhamet buyur; Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"

Kur'an-ı Kerim'in 23. suresi Müminun Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder