2/09/2018

Nuh Suresi, Kuranın 71. Suresi Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
2/09/2018

Kuranın 71. Suresi Nuh Suresinin Türkçesi Anlamı
Nuh Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Nuh Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 71. Suresi

1. ayet
Haberiniz olsun ki, Biz Nuh'u: "Kendilerine elim bir azap gelmeden önce kavmini uyar!" diye kavmine gönderdik.

2. ayet
Dedi ki: "Ey kavmim, haberiniz olsun, ben size açık bir uyarıcıyım!

3. ayet
Şöyle ki, Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin!

4. ayet
Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirli bir vakte kadar ertelesin. Kuşkusuz, Allah'ın takdir ettiği vakit gelince ertelenmez, eğer bilseydiniz!"

5. ayet
Dedi ki: "Ey Rabbim, ben kavmimi gece gündüz davet ettim.

6. ayet
Fakat benim çağırmam, sadece onların kaçmalarını artırdı.

7. ayet
Ve ben, onları bağışlaman için her davet ettiğimde onlar, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler ve kibirlendikçe kibirlendiler.

8. ayet
Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım.

9. ayet
Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli söyledim.

10. ayet
Gelin, Rabbinizin bağışlamasını isteyin, çünkü O, bağışlaması çok bir bağışlayandır! dedim.

11. ayet
Bol hayır (yağmur) ile göğü üzerinize salsın.

12. ayet
Size mallar ve oğullarla yardım etsin ve sizin için cennetler yapsın, sizin için ırmaklar yapsın.

13. ayet
Neden siz Allah için bir vakar ummazsınız?

14. ayet
Oysa O, sizi bu aşamaya kadar aşama aşama yaratmıştır.

15. ayet
Görmediniz mi, Allah'ın yedi göğü nasıl uygun tabakalar halinde yarattığını?

16. ayet
Ayı içlerinde bir ışık, güneşi de bir lamba yapmıştır.

17. ayet
Ve Allah, yerden ot bitirir gibi, sizi yetiştirdi.



18. ayet
Sonra sizi onda geri çevirecek ve sizi bir çıkarış daha çıkaracak!

19. ayet
Allah, yeri sizin için bir sergi yapmıştır.

20. ayet
Ondan (açılan) geniş geniş yollarda gidesiniz diye.

21. ayet
Nuh dedi ki: "Ey Rabbim! biliyorsun onlar, bana isyan ettiler, malı ve çocuğu kendisine hasardan başka birşey arttırmayan kimsenin ardınca gittiler.

22. ayet
Büyük büyük hilelere giriştiler.

23. ayet
Sakın ilahlarınızı bırakmayın; ne Vedd'i ne Suva'ı, ne Yağus'u, ne Yeuk'u ve ne de Nesr'i dediler.

24. ayet
Çoklarını şaşırttılar. Sen de zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!"

25. ayet
Bir çok günahları yüzünden suda boğuldular da ateşe atıldılar ve kendilerine Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.

26. ayet
Nuh demişti ki: "Ey Rabbim, yeryüzünde (yurt sahibi) hiçbir kimse bırakma!"

27. ayet
Çünkü Sen, onları bırakırsan, kullarını yoldan çıkarıyorlar ve nankör facirden başkasını doğurmuyorlar.

28. ayet
Ey Rabbim, beni, babamı, annemi, mümin olarak evime gireni, bütün inanan erkekleri ve inanan kadınları bağışla! Zalimlerin ise ancak helakını artır!"

Kur'an-ı Kerim'in 71. suresi Nuh Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Nuheleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Devamını Oku

2/08/2018

Çok Lezzetli Portakal Reçeli Tarifi Yapımı

  Hiç yorum yok
2/08/2018


Çok lezzetli tam tadında kıvamında denenmiş tarifi portakal kabuğu reçeli yapılışının doğru verilmiş tarifini en az benim kadar isteyen çoktur. Birçok sitede verilen tarifler birbirini tutmuyor. Ya eksik malzeme veriliyor yada tarifte farklılık yapılıyor. Ama size vereceğimiz tarifi deneyin göreceksiniz mükemmel bir reçel yapmış olacaksınız.
Sözü çok uzatmadan süper lezzette ve mis gibi portakal kokulu reçel tarifini hemen verelim. Ama hemen bir açıklama yapalım fotoğraftaki meyveler sadece estetik görüntü için konmuştur. Tarifimizde yer almıyor.

Nefis Lezzetli Portakal Reçeli Malzemeleri
5 tane orta boy portakal
4 su bardağı toz şeker
1 tane limon
Su



Nefis Lezzetli Portakal Reçelinin Yapılışı
Öncelikle portakalları iyice yıkayın.
Daha sonra portakalları ikiye kesip sıkın ve suyunu sürahiye doldurun. (Çekirdeklerini çöpe atın portakal posalarınıda reçel içinde kullanacağız.)
Sıkılmış portakalların kabuklarını sizin zevkinize uygun şekillerde ince ince doğrayın.
Doğranan portakal kabuklarını tencereye koyup üzerini 1-2 parmak geçecek kadar sıcak su koyup 10 dakika kaynatın ve süzün. Süzdükten sonra suyu dökün.
5 kere kabukları kaynatma işini tekrarlayın.
En son tenreye portakal kabuklarını koyun içine sürahiye aldığınız posalı suyu ilave edin ve şekeri koyup reçeli kaynatmaya başlayın.
Üzerinde biriken köpükleri alıp atın.
Portakal reçeli kaynadıktan sonra yarım saate yakın bir süre kısık ateşte kaynatın içine limon suyunu sıkın 10 dakika kadar daha kaynatıp kavanozlara doldurun.
Kapaklarını hemen kapatmayın reçel soğuduktan sonra kapatırsınız.
Not: Portakal kabuklarını kaynatırken tencerenin kapağını örtmeyin çünki buhar vesilesi ile kabukların kalan acılıkları gidecek.
Hepinize afiyet olsun.

Devamını Oku

İnsanların Burcuna Göre Tek Cümleyle Tarifi

  Hiç yorum yok
2/08/2018

burcuna göre karakter
Evet hangi burcun hangi karakteri var? Erkek kadın çocuk burcuna göre nasıl biri? Bir insanın burcu ne ise o kişinin en önemli özelliği nedir? Koç burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Oğlak burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Kova burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Balık burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Terazi burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Yengeç burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Yay burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Akrep burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Boğa burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Aslan burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? Başak burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir? İkizler burcunda olan birinin en göze batan özelliği nedir?
Kişileri burcuna göre tek cümleyle tarifi
1- Koç burcu: Kimseden izin almaz.
2- Boğa: Gidene kal demez.
3- İkizler: Çok zekidir Kandırılamaz.
4- Yengeç: Asla aldatmaz.
5- Aslan: Onu ağlatamazsın ağlamaz.
6- Başak: Yalanla işi olmaz.
7- Terazi: Kafasına koydumu yapar.
8- Akrep: Aşık olmaz aşık eder.
9- Yay: Kimseyi satmaz.
10- Oğlak: Yanlışı asla affetmez.
11- Kova: Asla sıkılmaz.
12- Balık: Vazgeçilmez.

Devamını Oku

2/04/2018

Mearic Suresi, Kuranın 70. Suresi Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
2/04/2018


Mearic Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Mearic Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 70. Suresi
1. ayet
İsteyen biri, olacak bir azabı istedi.

2. ayet
Kafirler için yok onu engelleyecek.

3. ayet
O, miraçların sahibi Allah'tandır.

4. ayet
Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar.

5. ayet
O halde sabret biraz, güzel bir sabır ile!

6. ayet
Çünkü onlar, onu uzak görürler.

7. ayet
Biz ise onu yakın görürüz.

8. ayet
O gün, gök erimiş bir maden gibi olur.

9. ayet
Dağlar da atılmış renkli yün gibi.

10. ayet
Ve bir dost dosta halini sormaz.

11. ayet
Birbirlerine gösterilirlerken, suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,

12. ayet
karısını, kardeşini,

13. ayet
kendisini barındıran fasilesini (kabilesini)

14. ayet
ve yeryüzünde bulunanların hepsini (verip) sonra kendisini kurtarsa.

15. ayet
Hayır, çünkü o salgın alevli bir ateştir.

16. ayet
Derileri soyan ateştir.

17. ayet
Çağırır arkasını dönüp tersine gideni.

18. ayet
Toplayıp toplayıp kasaya yığanı.

19. ayet
Gerçekten insan hırslı ve huysuz yaratılmıştır.

20. ayet
Fenalık dokununca mızıkçı,

21. ayet
hayır dokununca kıskançtır.

22. ayet
Sadece namaz kılanlar bunun dışındadır.

23. ayet
Onlar ki, namazlarına devam ederler.

24. ayet
Onlar ki, mallarında belli bir hak vardır.

25. ayet
Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.

26. ayet
Ve onlar ki, ceza gününü tasdik ederler.

27. ayet
Ve onlar ki, Rablerinin azabından korkarlar.

28. ayet
Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz.

29. ayet
Ve onlar ki, apışlarını (ırzlarını) korurlar.

30. ayet
Ancak karılarına ve sahibi bulundukları cariyelere başka, çünkü bundan dolayı kınanmazlar.

31. ayet
Fakat ondan ötesini arayanlar ise haddi aşan haşarılardır.

32. ayet
Ve onlar ki, kendilerine emanet edileni korur, verdikleri sözü yerine getirirler.

33. ayet
Ve onlar ki, şahitliklerinde dürüstdürler.

34. ayet
Ve onlar ki, namazları üzerine muhafızlık ederler.

35. ayet
İşte onlar, cennetlerde ağırlananlardır.

36. ayet
Şimdi ne oluyor o küfredenlere ki, sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar?

37. ayet
Sağdan ve soldan bölük bölük.

38. ayet
Onlardan her biri nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?

39. ayet
Yağma yok, Biz onları o bildikleri şeyden yarattık.

40. ayet
Artık o doğuların ve batıların Rabbi için yemine ne hacet; şüphesiz ki, Bizim elbette gücümüz yeter!

41. ayet
Onları kendilerinden hayırlısına değiştirebiliriz ve Bizim önümüze geçilmez.

42. ayet
O halde bırak onları, kendilerine vadolunan güne çatacakları ana kadar dalsınlar ve oynayadursunlar.

43. ayet
O gün ki, kabirlerden hızlı hızlı çıkacaklar, sanki, çantalarıyla dikmelere (putlara) gidiyorlarmış gibi fırlayacaklar.

44. ayet
Gözleri düşkün, kendilerini bir zillet saracak da saracak. Odur işte onların vadolunup durdukları gün!

Kur'an-ı Kerim'in 70. suresi Mearic Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Meariceleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Devamını Oku

Hakka Suresi, Kuranın 69. Suresi Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
2/04/2018


Hakka Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Hakka Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 69. Suresi
1. ayet
O hak olan (kıyamet).

2. ayet
Nedir o hak olan (kıyamet)?

3. ayet
Ve sana dirayetle ne bildirdi, o hak olan (kıyamet)in ne olduğunu?

4. ayet
Semud ve Ad inanmadı o (beyinlerinde patlayacak) kıyamete!

5. ayet
Semud haddi aşan (korkunç bir gürültü) ile yok edildi.

6. ayet
Ad ise şiddetli bir rüzgar, azgın bir fırtına ile yok edildi.

7. ayet
Allah, köklerini kesmek için onu yedi gece, sekiz gündüz aralıksız onların üzerine musallat etti. Bir de görürsün o topluluğu ki, o süre zarfında içleri kof hurma kütükleri gibi yıkılıp kalmışlar.

8. ayet
Bak şimdi görebilir misin onlardan bir kalıntı?

9. ayet
Firavun da, ondan öncekiler de altı üstüne getirilen o ülkeler(in halkı Lut kavmi) de hep o hatayı işlediler.

10. ayet
Hep Rablerinin peygamberine karşı geldiler; o da onları gittikçe artan bir tutuşla alıverdi.

11. ayet
Oysa Biz, o su kabardığı zaman sizi akan gemide taşıdık.

12. ayet
Onu sizlere bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.

13. ayet
Çünkü Sur'a bir tek üfleme üflendiğinde,

14. ayet
o yer ve dağlar yükletilip arkasından bir çarpılış çarpıldıklarında,

15. ayet
işte o zaman o kıyamet kopmuş olacaktır.

16. ayet
Ve gök yarılmış, o da o gün sarkmıştır.

17. ayet
Melek de kenarları üzerindedir ve üstlerinde o gün Rabbinin Arş'ını sekiz melek taşır.

18. ayet
O gün (sorguya) arzolunursunuz; öyle ki, gizli bir haliniz kalmaz.

19. ayet
işte o zaman, kitabı sağından verilen der: "Alın okuyun kitabımı!

20. ayet
Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim."

21. ayet
Artık o hoşnut bir hayattadır.

22. ayet
Yüksek bir cennettedir.

23. ayet
Devşirmeleri (meyveleri) yakındadır.

24. ayet
Yiyin, için, afiyet olsun; geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık olarak!

25. ayet
Ancak kitabı sol tarafından verilen der ki: "Eyvah! Keşke kitabım verilmeseydi bana!

26. ayet
Ve hesabımın ne olduğunu öğrenmeseydim!

27. ayet
Ne olurdu o ölüm iş bitiren olsaydı!

28. ayet
Malım benden yana hiçbir şeye yaramadı.

29. ayet
Mahvoldu saltanatım, gücüm!"

30. ayet
Tutun onu, hemen bağlayın onu!

31. ayet
Sonra ancak cehenneme yaslayın onu!

32. ayet
Sonra da boyu yetmiş arşın bir zincirde yollayın onu!

33. ayet
Çünkü o, şanı yüce Allah'a inanmıyordu.

34. ayet
Yoksulun yiyeceğine hiç bakmıyordu.

35. ayet
Bugün de ona burada kanı sıcak bir yakın yoktur.

36. ayet
Bir irinden başka bir yiyecek de yoktur.

37. ayet
Onu günahkar canilerden başka kimse yemez.

38. ayet
Artık yok, yemin ederim gördüklerinize

39. ayet
ve görmediklerinize!

40. ayet
O (Kur'an), hiç şüphesiz şanlı bir peygamberin getirdiği sözdür.

41. ayet
Ve O, bir şair sözü değildir. Siz pek az inanıyorsunuz!

42. ayet
Bir kahin sözü de değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz!

43. ayet
O, alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.

44. ayet
O Bizim adımıza bazı laflar uydurmaya kalkışsaydı,

45. ayet
Elbette Biz onu, o yüzden yeminiyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır)dık!

46. ayet
Sonra da onun iliğini keser atardık.

47. ayet
O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.

48. ayet
Ve o, hiç şüphesiz takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür.

49. ayet
Bununla beraber Biz biliyoruz ki, sizden inanmayanlar var.

50. ayet
Ve kesinlikle o, kafirler için bir hasret (vahlanma) vesilesidir.

51. ayet
O, hiç şüphesiz, gerçeğin ta kendisidir.

52. ayet
Haydi, Rabbinin yüce ismi ile tesbih et!

Kur'an-ı Kerim'in 69. suresi Hakka Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Hakkaeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Devamını Oku

Kalem Suresi, Kuranın 68. Suresi Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
2/04/2018


Kalem Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Kalem Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 68. Suresi
1. ayet
Nun, Kaleme ve kalem ehlinin satıra dizdiklerine ve dizecekleri hakkı için,

2. ayet
sen Rabbinin nimeti sayesinde, deli değilsin.

3. ayet
Ve muhakkak senin için tükenmez bir mükafat var.

4. ayet
Ve herhalde sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.

5. ayet
Yakında göreceksin ve görecekler,

6. ayet
O fitne, o delilik hanginizdeymiş.

7. ayet
Şüphesiz Rabbindir, yolundan sapanı en iyi bilen, yine O'dur doğru yola erenleri en iyi bilen.

8. ayet
O halde tanıma o yalan diyenleri!

9. ayet
Arzu ettiler ki, sen (onları) yağlasan onlar da sana yağ yapacaklardı.

10. ayet
Tanıma şunların hiç birini; çok yemin eden o aşağılık,

11. ayet
gammaz, koğuculukla gezer,

12. ayet
hayrı engelleyen, saldırgan, vebal yüklü,

13. ayet
zobu (kaba), sonra da takma (soysuzlukla damgalı),

14. ayet
mal ve oğulları var diye.

15. ayet
Karşısında ayetlerimiz okunurken: "Eskilerin masalları." dedi.

16. ayet
Yakında Biz onu o hortumunun üzerinden damgalayacağız

17. ayet
Haberiniz olsun ki, Biz onlara bela vermişizdir, (tıpkı) o bağ sahiplerine bela verdiğimiz gibi. O sırada ki, sabah olunca mutlaka onu devşireceklerine yemin etmişlerdi.

18. ayet
(Allah izin verirse, diye) bir istisna da yapmıyorlardı.

19. ayet
Derken onlar uyurken Rabbin tarafından bir dolaşan (afet) onun üzerinden dolaşıverdi.

20. ayet
Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.

21. ayet
Derken sabaha yakın birbirlerine seslendiler.

22. ayet
Haydi, kesecekseniz harsinize (ekininize) erkence koşun! dediler.

23. ayet
Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı (fısıldaşıyorlardı):

24. ayet
Sakın bugün aranıza bir yoksul sokulmasın! diyorlardı.

25. ayet
Sadece engelleme gücüne sahip (bir tavırla) erkenden gittiler.

26. ayet
Ama bağı gördüklerinde: "Biz her halde yanlış gelmişiz.

27. ayet
Yok, biz mahrum edilmişiz." dediler.

28. ayet
En mutedil olanları: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize, demedim mi?" dedi.

29. ayet
Onlar: "Rabbimiz Seni tenzih ederiz, doğrusu bizler zalimlermişiz!" dediler.

30. ayet
Sonra döndüler, kendilerini kınıyorlardı:

31. ayet
Yazıklar olsun bizlere; bizler doğrusu azgınlarmışız.

32. ayet
Ola ki, Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir; gerçekten biz bütün ümidimizi Rabbimize çeviriyoruz." diye.

33. ayet
İşte böyledir azap. Elbette ahiret azabı daha büyüktür, fakat bilselerdi!

34. ayet
Şüphesiz ki, korunan takva sahipleri içindir Rabbinin katında nimetleri bol cennetler.

35. ayet
Ya artık, müslümanları suçlular gibi yapar mıyız?

36. ayet
Neyiniz var, nasıl hükmediyorsunuz?

37. ayet
Yoksa size ait bir kitap var da onda şu dersi mi okuyorsunuz?

38. ayet
Siz bu alemde neyi beğenirseniz o mutlaka sizin olacak diye (mi yazıyor o kitapta).

39. ayet
Yoksa size karşı üzerinizde kıyamet gününe kadar sürecek yeminler taahhütler mi var, "Siz her ne hüküm verirseniz mutlaka öyle olacak." diye.

40. ayet
Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?

41. ayet
Yoksa onların ortakları mı var? O halde ortaklarını getirsinler, doğru söylüyorsalar!

42. ayet
Saktan keşfolunacağı (gerçek bütün çıplaklığıyla ortaya konulup iş büyümeye başladığı) gün secdeye davet edililirler, ama artık güçleri yetmez.

43. ayet
Gözleri düşmüş, kendilerini bir zillet sarmış bulunur. Oysa onlar, o secdeye sağ salim iken davet ediliyorlardı.

44. ayet
O halde Bana bırak bu sözü yalanlayanları! Biz onları bilmeyecekleri yönden derece derece azap uçurumuna yuvarlarız.

45. ayet
Ve Ben, onların iplerini uzatır (süre tanır)ım, çünkü fendim sağlamdır.

46. ayet
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır borç altında mı eziliyorlar?

47. ayet
Yoksa gayb yanlarında da onlar mı yazıyorlar?

48. ayet
O halde Rabbinin hükmüne sabret de balık sahibi (Yunus peygamber) gibi olma! Hani o, öfkeye boğulmuş da seslenmişti.

49. ayet
Ona Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, o fezaya, alana elbette yerilmiş olarak atılacaktı.

50. ayet
Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.

51. ayet
Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.

52. ayet
Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.

Kur'an-ı Kerim'in 68. suresi Kalem Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Kalemeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Devamını Oku

Mülk Suresi, Kuranın 67. Suresi Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
2/04/2018


Mülk Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Mülk Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 67. Suresi
1. ayet
Ne yücedir O ki, mülk O'nun elindedir ve O, herşeye gücü yetendir.

2. ayet
O ki, ölümü ve dirimi yarattı, sizi imtihana çekip hanginizin davranış bakımından daha güzel olduğunu bildirmek için. O öyle güçlü, bağışlayandır

3. ayet
O ki, birbirine uygun yedi gök yaratmıştır. O Rahman'ın yarattığında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Haydi çevir gözü(nü), görebilir misin hiçbir çatlak, bir kusur?

4. ayet
Sonra gözü(nü) tekrar tekrar çevir; o göz, güçsüz, yorgun bir halde sana döner!

5. ayet
Andolsun ki, Biz o dünya göğünü takım takım kandillerle donattık ve onları şeytanlar için atmalar (atış yapılan mermiler) yaptık; ayrıca onlara o çılgın ateş azabını hazırladık.

6. ayet
Kendi Rablerini inkar edenler için de cehennem azabı vardır. Ona gidiş de ne kötü sondur.

7. ayet
İçine atıldıklarında onun kaynarken çıkan hıçkırışını işitirler.

8. ayet
Hemen hemen öfkeden patlayacak gibi bir hale gelir, içine bir alay atıldıkça her defasında onun bekçileri onlara: "Size gocundurucu (uyarıcı) bir peygamber gelmedi mi?" diye sorarlar.

9. ayet
Onlar: "Evet, bize gocundurucu (uyarıcı) bir peygamber geldi; ama biz ona inanmadık ve "Allah hiçbir şey indirmedi. Siz büyük sapıklık içindesiniz." diye yalanladık." derler.

10. ayet
Ve derler ki: "Biz dinleseydik veya aklımızı kullansaydık, bu çılgın ateşin içinde bulunmazdık!"

11. ayet
İşte günahlarını itiraf ettiler. Kahrolsun, o halde çılgın ateş yarenleri!

12. ayet
Çünkü O Rablerine görmeden saygı besleyenler var ya, muhakkak ki, bağışlanma ve büyük bir mükafat onlar içindir.

13. ayet
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun. Çünkü O, bütün sinelerin özünü bilir.

14. ayet
Bilmez mi O yaratan ki, O herşeyi inceden inceye bilen, her şeyden haberdar olandır.

15. ayet
O, yeryüzünü size boyun eğdiren yaratıcıdır. Haydi, o arzın omuzlarında yürüyün de O'nun rızkından yiyin. Dönüş yalnızca O'nadır.

16. ayet
Emin misiniz o göktekinden; sizinle yeri göçürüvermesinden? O zaman bakarsın ki, o yer çalkalanıyor!

17. ayet
Yoksa siz gökte olanın üzerinize mermiler yağdıran birini göndermesinden güvencede misiniz? O zaman tehdidimin nasıl olduğunu bilirsiniz!

18. ayet
Andolsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar, ama nasıl oldu inkarım?

19. ayet
Bakmazlar mı üstlerinde uçan kuşlara, kanat süzerlerken ve yumarlarken? Rahman'dır ancak onları tutan! Şüphesiz ki, O herşeyi görür.

20. ayet
Ya da kim oluyor sizin Rahman'dan başka (yardım beklediğiniz) şu ordularınız ki, sizi kurtarsın? Kafirler ancak bir aldanış içindedirler.

21. ayet
Ya da o rızkınızı keserse, kimdir şu sizlere rızık verecek olan? Hayır bir ürküntü ve azgınlık içinde inada dalmışlar!

22. ayet
Şimdi yüz üstü kapanarak giden mi daha doğru, yoksa dosdoğru bir cadde üzerinde dümdüz giden mi?

23. ayet
De ki: "O'dur ancak sizi yaratan, size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren! Fakat sizler pek az şükrediyorsunuz!"

24. ayet
De ki: "O'dur sizi yeryüzünde zürriyet halinde yaratıp yayan! Nihayet hep toplanıp O'nun huzuruna getirileceksiniz!"

25. ayet
Böyle iken diyorlar ki: "Ne zaman (gerçekleşecek) bu tehdit? Eğer doğru söyleyenlerseniz?"

26. ayet
De ki: "(Ona ait) o bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben, yalnızca açıkça anlatan bir uyarıcıyım (peygamberim)."

27. ayet
Derken vakti gelip de onu yakından gördüklerinde o inkar edenlerin yüzleri kötüleşti ve: "İşte o sizin kendinize davet edip durduğunuz budur!" denildi.

28. ayet
De ki: "Gördünüz mü, Allah beni ve beraberimdekileri yok etse ya da bize merhamet buyursa, iki takdirde de kafirleri elem verici azaptan kurtaracak kimdir?"

29. ayet
De ki: "O, öyle Rahman'dır, işte biz O'na iman ettik ve O'na dayanmaktayız. İleride sizler de kimin açık bir sapıklık içinde bulunduğunu bileceksiniz!"

30. ayet
De ki: "Gördünüz mü, eğer sabaha kadar suyunuz batakalırsa (çekilecek olsa), size kim bir akarsu getirebilir?

Kur'an-ı Kerim'in 67. suresi Mülk Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Mülkeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Devamını Oku

1/28/2018

Tahrim Suresi, Kuranın 66. Suresi Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
1/28/2018


Tahrim Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Tahrim Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 66. Suresi
1. ayet
Ey Peygamber, sana Allah'ın helal ettiğini niçin haram edersin; hanımlarının hoşnutluğunu ararsın? Yine de Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

2. ayet
Allah size yeminlerinizin çözümlüğünü (çözülmesini) farz kılmıştır ve Allah, sizin sahibinizdir. O herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.

3. ayet
Hani peygamber hanımlarından birine gizlice bir söz söylemişti. O, onu haber verip Allah da peygambere onu açtı. Peygamber (hanımına) onun bir kısmını anlattı, bir kısmından da vazgeçti. Ona anlattığı zaman hanımı: "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. Peygamber: "Bana o herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan (Allah) haber verdi" dedi.

4. ayet
Eğer (ikiniz) Allah'a tevbe ederseniz, ne iyi; çünkü ikinizin de kalpleri eğildi. Yok, eğer peygambere karşı birbirinize arka çıkmaya kalkışırsanız haberiniz olsun ki, onun yardımcısı Allah'tır, Cebrâil'dir ve dürüst mü'minlerdir. Onun arkasından da melekler ona arka çıkar.

5. ayet
Şayet o sizi boşarsa belki de Rabbi sizin yerinize ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, içtenlikle itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

6. ayet
Ey iman edenler, kendilerinizi ve ailelerinizi bir ateşten koruyun ki, onun yakacağı insanlar ve taşlardır; onun başında son derece katı, çetin mi çetin melekler görevlidir. Allah kendilerine ne emrettiyse ona isyan etmezler ve emrolundukları her şeyi yaparlar.

7. ayet
Ey kâfirler o gün özür dilemeye kalkışmayın, çünkü siz, ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz!

8. ayet
Ey iman edenler, Allah'a öyle tevbe ile tevbe edin ki, nasûh (gayet ciddi, samimi) bir tevbe olsun! Ola ki Rabbiniz kusurlarınızı örter, Allah'ın peygamberi ve onun beraberinde iman edenleri utandırmayacağı günde sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşacak, şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz, bizlere nurumuzu tamamla ve bizi bağışla; şüphesiz ki sen her şeye kadirsin!"

9. ayet
Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş ve onlara kalın bulun (katı davran)! Onların varacakları yer cehennemdir. Ona gidiş de ne kötü gidiş!

10. ayet
Allah küfredenlere Nûh'un karısı ile Lût'un karısını misal verdi. O iki kadın kullarımızdan birer salih kulun nikahı altında idiler, onlara hiyanet ettiler; o yüzden o iki salih kul da onları, Allah'ın azabından zerrece kurtaramadılar ve o iki kadına: "Girin ateşe girenlerle beraber!" denildi.

11. ayet
Allah iman edenlere de Firavun'un karısını misal verdi. Hani o şöyle demişti: "Ey Rabbim benim için katında cennette bir ev yap, beni Firavun'dan ve onun kötü işlerinden kurtar ve kurtar beni bu zalimler topluluğundan!"

12. ayet
Bir de iffetini pek sağlam korumuş olan Imran kızı Meryem'i (misal verdi). Biz ona ruhumuzdan üfledik; o, Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etmişti ve içtenlikle itaat edenlerdendi.

Kur'an-ı Kerim'in 66. suresi Tahrim Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Tahrimeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Devamını Oku