4/23/2017
0

Kur'an-ı Kerim'in Surelerinin 19. Ayetlerinin Türkçe Açıklamaları
Surelerin 19. Ayetleri
Kur'an-ı Kerim Bakara Suresinin 19. Ayeti
Yahut bunların durumu karanlıklar, gürleme ve şimşekler içinde gökten boşanan bir yağmura tutulmuş kimsenin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar. Allah kafirleri kuşatmıştır.

Kur'an-ı Kerim Âl-i İmrân Suresinin 19. Ayeti
Doğrusu Allah katında din, İslam'dır. O kitap verilenlerin ayrılığa düşmesi ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtirastandır. Her kim de Allah'ın ayetlerini inkar ederse, şüphe yok ki Allah, hesabı çabuk görendir.

Kur'an-ı Kerim Nisâ Suresinin 19. Ayeti
Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmadığı gibi, verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye, açık bir fuhuş işlemeleri durumu hariç, onları sıkıştırmanız da helal olmaz. Haydi onlarla güzel geçinin! Kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, sizin hoşlanmadığınız bir şeyde Allah, birçok hayırlar takdir etmiş olur.

Kur'an-ı Kerim Mâide Suresinin 19. Ayeti
Ey kitap verilenler, bakınız size, peygamberlerin gelişinin kesintiye uğradığı bir zamanda: "Bize ne müjdeyle sevindirecek bir müjdeci ne de ihtar ile gocunduracak bir uyarıcı gelmedi!" demeyesiniz diye, tatlı ve acı gerçekleri açıklayan elçimiz geldi! İşte size hem müjdeci hem de uyarıcı bir peygamber geldi! Allah, her şeye gücü yetendir.

Kur'an-ı Kerim En’âm Suresinin 19. Ayeti
De ki: "Şahitlikçe hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. Ve bu Kur'an bana vahyolundu ki, sizi ve onun ulaştığı herkesi uyarayım. Gerçekten siz, Allah'tan başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?" De ki: "Ben şahitlik etmem!" De ki: "O birtek ilahtır ve gerçekten ben ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım!"

Kur'an-ı Kerim A’râf Suresinin 19. Ayeti
Ve "ey Adem, zevcenler birlikte cennete yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin şu ağaca yaklaşıp da zalimlerden olmayın!" dedi.

Kur'an-ı Kerim Enfâl Suresinin 19. Ayeti
Fetih istiyorsanız (ey kafirler), işte size fetih; eğer vazgeçerseniz, hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer döner yine başlarsanız, Biz de başlarız. O vakit askerleriniz çok da olsa, size zerre kadar fayda vermez, çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.

Kur'an-ı Kerim Tevbe Suresinin 19. Ayeti
Yoksa siz, hacılara su temin etmeyi ve Mescid-i Haram'da umreciliği, Allah'a ve ahiret gününe inanıp da Allah yolunda cihad edenin işi gibi mi tuttunuz? Bunlar, Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalimler güruhunu doğru yola iletmez.

Kur'an-ı Kerim Yûnus Suresinin 19. Ayeti
İnsanlar birtek ümmet idi, sonra ayrılığa düştüler, eğer Rabbinden daha önce geçmiş bir hüküm olmasaydı, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında hüküm verilmiş, bitmiş olurdu.

Kur'an-ı Kerim Hûd Suresinin 19. Ayeti
Onlar ki, Allah yolundan alıkoyarlar ve onu eğriltmek isterler. Ahireti inkar edenler de onlardır.

Kur'an-ı Kerim Yûsuf Suresinin 19. Ayeti
Öteden bir kervan gelmiş, sucularını göndermişlerdi; vardı, kovasını saldı ve: "A, müjde, bu bir erkek çocuk!" dedi. Onu tutup bir ticaret malı olarak gizlediler. Allah ise, ne yapacaklarını biliyordu.

Kur'an-ı Kerim Ra’d Suresinin 19. Ayeti
Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak akıl ve vicdanı temiz olanlar idrak eder.

Kur'an-ı Kerim İbrahim Suresinin 19. Ayeti
Görmedin mi Allah gökleri ve yeri hikmetle yaratmış; dilerse sizi giderir, yepyeni bir halk getirir.

Kur'an-ı Kerim Hicr Suresinin 19. Ayeti
Yeri de döşeyip yaydık, ona ağır baskılar bıraktık ve onda ölçülü herşeyden bitirdik.

Kur'an-ı Kerim Nahl Suresinin 19. Ayeti
Allah, gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.

Kur'an-ı Kerim İsrâ Suresinin 19. Ayeti
Her kim de ahireti ister ve inanarak orası için gerekli çalışmayı yaparsa, işte bunların çalışması şükre değer.

Kur'an-ı Kerim Kehf Suresinin 19. Ayeti
Yine böylece onları uyandırdık ki, birbirlerine sorsunlar. İçlerinden biri: "Ne kadar durdunuz!" dedi. "Bir gün yahut daha az." dediler. Bir kısmı da: "Ne kadar durduğunuzu Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi siz şu gümüş paranızla birinizi şehre gönderin de, baksın kimin yemeği daha temizse ondan size yiyecek alıp getirsin; hem de çok kurnaz davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin.

Kur'an-ı Kerim Meryem Suresinin 19. Ayeti
Ruh (Cebrail): "Haberin olsun, ben sana tertemiz bir oğlan vermek için Rabbinin elçisiyim sadece!" dedi.

Kur'an-ı Kerim Tâ-Hâ Suresinin 19. Ayeti
"Bırak onu, ey Musa!" diye buyurdu.

Kur'an-ı Kerim Enbiyâ Suresinin 19. Ayeti
Oysa göklerde, yerde kim varsa O'nundur, O'nun huzurundakiler O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorgunluk duyarlar.

Kur'an-ı Kerim Hac Suresinin 19. Ayeti
Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır. Bu yüzden küfredenler için ateşten çamaşırlar biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar su dökülür.

Kur'an-ı Kerim Mü’minûn Suresinin 19. Ayeti
Öyle iken durdurduk da onunla sizin için hurma bahçeleri üzüm bağları yaptık; sizin için içlerinde bir çok meyveler vardır, onlardan yer ve geçinirsiniz.

Kur'an-ı Kerim Nûr Suresinin 19. Ayeti
Müminler arasında edepsizce sözlerin yayılmasını arzu edenler için dünyada ve ahirette acı bir azap vardır. Allah, onları bilir, siz bilemezsiniz.

Kur'an-ı Kerim Furkân Suresinin 19. Ayeti
Demek ki, sizi sözünüzde yalancı çıkarmışlardır. Artık ne azabı savmaya, ne de bir yardıma çare bulamayacaksınız ve içinizden her kim zulmederse ona büyük bir azap tattıracağız!

Kur'an-ı Kerim Şu’arâ Suresinin 19. Ayeti
hem de o yaptığın (kötü) işi yaptın; o halde sen o nankör kafirlerdensin!"

Kur'an-ı Kerim Neml Suresinin 19. Ayeti
O da, onun bu sözünden dolayı gülercesine tebessüm etti ve: "Ey Rabbim, beni nefsime hakim kıl ki, bana ve anama babama verdiğin nimetlere şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım ve beni rahmetinle iyi kulların arasına sok!" dedi.

Kur'an-ı Kerim Kasas Suresinin 19. Ayeti
Her ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince o: "Ey Musa! Dün bir adamı öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Sen yalnızca yeryüzünde bir zorba mı olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyor musun?" dedi.

Kur'an-ı Kerim Ankebût Suresinin 19. Ayeti
Allah'ın yaratma işini başlangıçta nasıl yapıyor olduğunu, sonra da onu tekrar yapacağını görmediler mi? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

Kur'an-ı Kerim Rûm Suresinin 19. Ayeti
O ölüden diri çıkarır diriden de ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız.

Kur'an-ı Kerim Lokmân Suresinin 19. Ayeti
Gidişinde mutedil ol, (konuşurken) sesini pesden al (alçalt), çünkü seslerin en beti (çirkini) elbette eşeklerin sesidir.

Kur'an-ı Kerim Secde Suresinin 19. Ayeti
Evet, iman edip de o salih amelleri işleyen kimselerin yaptıklarına karşılık konukluk olarak kendilerine Me'va cennetleri vardır.

Kur'an-ı Kerim Ahzâb Suresinin 19. Ayeti
Size karşı kıskançlık ediyorlardı. Derken o korku hali gelince, onları gördün, ölüm baygınlığı sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı. O korku gidince size keskin keskin diller sıyırdılar; hayra karşı da kıskançlık ediyorlardı, işte bunlar iman etmediler de Allah amellerini hiçe çıkardı. Bu Allah'a göre önemsizdir.

Kur'an-ı Kerim Sebe Suresinin 19. Ayeti
Buna karşı onlar: "Ey Rabbimiz, yolculuklarımızın mesafesini uzaklaştır!" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve tamamen didik didik dağıttık. Şüphesiz ki, bunda çok şükredecek her sabırlı için elbette ibretler vardır.

Kur'an-ı Kerim Fâtır Suresinin 19. Ayeti
Ne kör ile gören eşit olur,

Kur'an-ı Kerim Yâsîn Suresinin 19. Ayeti
Elçiler: "Sizin uğursuzluk kuşunuz beraberinizdedir. Size öğüt verilse de öyle mi? Doğrusu siz israfı adet etmiş bir topluluksunuz." dediler.

Kur'an-ı Kerim Sâffât Suresinin 19. Ayeti
Çünkü o zorlu bir kumandadan ibarettir ki, hemen gözleri açılıverir.

Kur'an-ı Kerim Sâd Suresinin 19. Ayeti
Kuşları da toplu olarak (onun emrine vermiştik). Hepsi onun için terci yapardı (ona uyarak ahenkle içli zikir ve tesbih ederlerdi).

Kur'an-ı Kerim Zümer Suresinin 19. Ayeti
Ya üzerine azap hükmü sabit olan kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?

Kur'an-ı Kerim Mü’min Suresinin 19. Ayeti
Gözlerin hain bakışını da bilir, gönüllerin gizlediğini de.

Kur'an-ı Kerim Fussilet Suresinin 19. Ayeti
Allah düşmanlarının toplanıp ateşe sevkolunacakları gün ise artık onlar, baştan sona hep tutuklanırlar.

Kur'an-ı Kerim Şurâ Suresinin 19. Ayeti
Allah kullarına çok lütufkardır. Dilediğine rızık verir. O çok kuvvetli, çok güçlüdür.

Kur'an-ı Kerim Zuhruf Suresinin 19. Ayeti
Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri de dişi yaptılar. Yaratılışlarında hazır mı bulundular? Şahitlikleri yazılacak ve sorguya çekilecekler.

Kur'an-ı Kerim Duhân Suresinin 19. Ayeti
ve Allah'a karşı baş kaldırmayın; çünkü ben size açık bir delil ile geliyorum.

Kur'an-ı Kerim Câsiye Suresinin 19. Ayeti
Çünkü onlar, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden savuşturamazlar. Gerçekten zalimler birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise, kendisinden korkanların dostudur.

Kur'an-ı Kerim Ahkâf Suresinin 19. Ayeti
Her birine yaptıklarına göre dereceler vardır. Bu da hiç hakları yenmeyerek bütün yaptıklarını kendilerine tamamen ödemek içindir.

Kur'an-ı Kerim Muhammed Suresinin 19. Ayeti
Şimdi şunu bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Bil de günahına, inanan erkeklere ve inanan kadınlara bağışlanma dile. Allah, dolaştığınız yeri de bilir, durduğunuz yeri de.

Kur'an-ı Kerim Fetih Suresinin 19. Ayeti
Ve onları alacakları bir çok ganimetlerle de ödüllendirdi. Allah, çok güçlüdür. hikmet sahibidir.

Kur'an-ı Kerim Kâf Suresinin 19. Ayeti
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde: "İşte o senin kaçıp durduğun!" diye.

Kur'an-ı Kerim Zâriyât Suresinin 19. Ayeti
Mallarında dilenen ve yoksul için bir hak vardı.

Kur'an-ı Kerim Tûr Suresinin 19. Ayeti
Yaptıklarınıza karşılık yeyin, için, afiyetler olsun ,

Kur'an-ı Kerim Necm Suresinin 19. Ayeti
Siz de gördünüz değil mi Lat ve Uzza'yı?

Kur'an-ı Kerim Kamer Suresinin 19. Ayeti
Çünkü üzerlerine uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar salıverdik.

Kur'an-ı Kerim Rahmân Suresinin 19. Ayeti
Salıvermiş iki denizi daima birbirleri ile çatışıyorlar;

Kur'an-ı Kerim Vâkı’a Suresinin 19. Ayeti
bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.

Kur'an-ı Kerim Hadîd Suresinin 19. Ayeti
Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, Rableri yanında tıpkı sıddıklar ve şehitler gibidir. Onlara, onların mükafatları ve nurları vardır. Ayetlerimizi yalan diyenlere gelince, işte onların tümü cehennemin adamlarıdır.

Kur'an-ı Kerim Mücâdele Suresinin 19. Ayeti
Şeytan kendilerini istila etmiş ve kendilerine Allah düşüncesini unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdırlar. Uyanık ol ki, şeytanın yandaşları hep hüsrana düşenlerdir.

Kur'an-ı Kerim Haşr Suresinin 19. Ayeti
Allah'ı unutmuş, Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! Onlar, yoldan çıkmış kimselerdir.

Kur'an-ı Kerim Mülk Suresinin 19. Ayeti
Bakmazlar mı üstlerinde uçan kuşlara, kanat süzerlerken ve yumarlarken? Rahman'dır ancak onları tutan! Şüphesiz ki, O herşeyi görür.

Kur'an-ı Kerim Kalem Suresinin 19. Ayeti
Derken onlar uyurken Rabbin tarafından bir dolaşan (afet) onun üzerinden dolaşıverdi.

Kur'an-ı Kerim Hâkka Suresinin 19. Ayeti
işte o zaman, kitabı sağından verilen der: "Alın okuyun kitabımı!

Kur'an-ı Kerim Me’âric Suresinin 19. Ayeti
Gerçekten insan hırslı ve huysuz yaratılmıştır.

Kur'an-ı Kerim Nûh Suresinin 19. Ayeti
Allah, yeri sizin için bir sergi yapmıştır.

Kur'an-ı Kerim Cin Suresinin 19. Ayeti
Allah'ın kulu kalkmış O'na dua ederken neredeyse onun etrafında keçeler gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Kur'an-ı Kerim Müzzemmil Suresinin 19. Ayeti
İşte bu, bir öğüttür; artık dileyen Rabbine (varan) bir yol tutar!

Kur'an-ı Kerim Müddessir Suresinin 19. Ayeti
Kahrolası, nasıl ölçüp biçti!

Kur'an-ı Kerim Kıyâmet Suresinin 19. Ayeti
Sonra onun açıklaması da yine Bize aittir.

Kur'an-ı Kerim İnsan Suresinin 19. Ayeti
Etraflarında daima genç çocuklar dolaşır; görünce onları saçılmış inciler sanırsın.

Kur'an-ı Kerim Mürselât Suresinin 19. Ayeti
O gün yalan diyenlerin vay haline!

Kur'an-ı Kerim Nebe’ Suresinin 19. Ayeti
Gök de açılmış, kapılar oluşmuştur.

Kur'an-ı Kerim Nâzi’ât Suresinin 19. Ayeti
Sana Rabbini tanıtayım da ona saygı duyasın?"

Kur'an-ı Kerim Abese Suresinin 19. Ayeti
Bir damla sudan yarattı da biçimine koydu onu.

Kur'an-ı Kerim Tekvîr Suresinin 19. Ayeti
muhakkak o (Kur'an), şerefli bir elçinin getirdiği bir sözdür.

Kur'an-ı Kerim İnfitâr Suresinin 19. Ayeti
O gün ki, kimse, kimse için hiçbir yardım yapma gücüne sahip olamaz ve o gün buyruk yalnız Allah'ındır!

Kur'an-ı Kerim Mutaffifîn Suresinin 19. Ayeti
Bildin mi nedir İlliyyun?

Kur'an-ı Kerim İnşikâk Suresinin 19. Ayeti
sizler binip binip tabakadan tabakaya (halden hale) geçeceksiniz!

Kur'an-ı Kerim Bürûc Suresinin 19. Ayeti
Fakat o küfredenler hala bir yalanlama içindeler.

Kur'an-ı Kerim A’lâ Suresinin 19. Ayeti
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.

Kur'an-ı Kerim Ğâşiye Suresinin 19. Ayeti
Dağlara ki, nasıl dikilmişler?

Kur'an-ı Kerim Fecr Suresinin 19. Ayeti
Oysa mirası dermecesine (helal haram demeden) öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki!

Kur'an-ı Kerim Beled Suresinin 19. Ayeti
Ayetlerimizi inkar edenler ise, onlardır işte şeamet sahipleri (uğursuz kimseler).

Kur'an-ı Kerim Leyl Suresinin 19. Ayeti
Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir nimeti yoktur.

Kur'an-ı Kerim Alak Suresinin 19. Ayeti
Hayır, sakın onu dinleme de, secde et ve yaklaş!
Kaynağımız: kuranmeali adresidir.

0 yorum:

Yorum Gönder