Kuran Surelerinin 18. Ayetleri Türkçe

Kur'an-ı Kerim'in Surelerinin 18. Ayetlerinin Türkçe Açıklamaları
Surelerin 18. Ayetleri
Kur'an-ı Kerim Bakara Suresinin 18. Ayeti
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık bunlar, dönmezler.

Kur'an-ı Kerim Âl-i İmrân Suresinin 18. Ayeti
Allah kendisinden başka tanrı olmadığına şahittir. Bütün melekler ve ilim uluları da adaleti yerine getirerek şahittirler. O'ndan başka tanrı yoktur; güçlüdür, hikmet sahibidir O.

Kur'an-ı Kerim Nisâ Suresinin 18. Ayeti
Yoksa günahları yapıp yapıp da her birine ölüm gelince: "İşte ben, şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve kafir olarak ölenlerin pişmanlığı fayda etmez. İşte onlara, elim bir azap hazırlamışızdır.

Kur'an-ı Kerim Mâide Suresinin 18. Ayeti
Bir de yahudiler ve hıristiyanlar: "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz." dediler. De ki: "Öyle ise neden size günahlarınızdan dolayı azap ediyor? Doğrusu siz, onun yarattıklarından bir insan topluluğusunuz. O, dilediğini bağışlar, dilediğini cezalandırır. Göklerin, yerin ve aralarındakilerin hükümranlığı Allah'ındır ve sonunda dönüş de O'nadır!"

Kur'an-ı Kerim En’âm Suresinin 18. Ayeti
Kullarının üstünde tam hakim O'dur. Herşeyden haberdar O'dur!

Kur'an-ı Kerim A’râf Suresinin 18. Ayeti
Allah: "Çık oradan, yerilmiş, kovulmuş olarak! Andolsun ki, onlardan her kim sana uyarsa, kesinlikle cehennemi tamamen sizinle dolduracağım.

Kur'an-ı Kerim Enfâl Suresinin 18. Ayeti
Bunu gördünüz, bir de Allah'ın kafirlerin tuzağını zayıf düşürmesi var!

Kur'an-ı Kerim Tevbe Suresinin 18. Ayeti
Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaza devam eden, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte bunların başarıya ermişlerden olmaları umulur.

Kur'an-ı Kerim Yûnus Suresinin 18. Ayeti
Allah'ı bırakıyorlar da kendilerine ne zarar, ne de fayda vermeyecek şeylere tapıyorlar ve: "Ha, onlar bizim Allah yanında şefaatçılarımız!" diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmediği birşey mi haber vereceksiniz?" Haşa! O, onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzeh, yüksek çok yüksektir.

Kur'an-ı Kerim Hûd Suresinin 18. Ayeti
Bir yalanı Allah'a iftira edenden dana zalim kim olabilir? Bunlar, Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar, şahitler de: "İşte bunlar, Rablerine karşı yalan söyleyenlerdir!" diyeceklerdir. Haberiniz olsun, Allah'ın laneti zalimleredir.

Kur'an-ı Kerim Yûsuf Suresinin 18. Ayeti
Bir de gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler. Babaları: "Hayır, nefisleriniz sizi aldatmış, böyle bir işe sevketmiştir. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Sizin söyledikleriniz karşısında yardımına sığınılacak Allah'tır ancak!" dedi.

Kur'an-ı Kerim Ra’d Suresinin 18. Ayeti
Rablerinin emrine uyanlara daha güzeli vardır. O'na uymayanlar ise, yeryüzünde olanların tamamı ve bunların bir katı da kendilerinin olsa, hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. işte onlar! Hesabın kötüsü onlar içindir; varacakları yer de cehennemdir; o ne kötü yataktır!

Kur'an-ı Kerim İbrahim Suresinin 18. Ayeti
Rablerine küfredenlerin misali şöyledir: Amelleri fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir küle benzer; kazandıklarından hiçbir şey ellerine geçmez! İşte asıl o uzak sapıklık budur.

Kur'an-ı Kerim Hicr Suresinin 18. Ayeti
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir alev takip etmektedir.

Kur'an-ı Kerim Nahl Suresinin 18. Ayeti
Oysa Allah'ın nimetlerini saymak isteseniz, sayamazsınız. Herhalde O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Kur'an-ı Kerim İsrâ Suresinin 18. Ayeti
Her kim peşin isterse, ona, dünyada istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar peşin veririz; sonra da ona cehennemi tahsis ederiz; kınanmış kovulmuş olarak ona yaslanır.

Kur'an-ı Kerim Kehf Suresinin 18. Ayeti
Bir de onları uyanık sanırdın, halbuki uykudadırlar ve biz onları sağa sola çevirirdik; köpekleri de giriş kısmında iki kolunu uzatmıştı. Onları görseydin mutlaka onlardan kaçar ve elbette için dehşet ile dolardı.

Kur'an-ı Kerim Meryem Suresinin 18. Ayeti
Meryem ona: "Ben bağışlayan Allah'a sığınırım senden, eğer Allah'tan korkan biri isen!" dedi.

Kur'an-ı Kerim Tâ-Hâ Suresinin 18. Ayeti
Musa: "O benim asam, üzerine dayanırım ve onunla davarlarıma yaprak çırparım; benim daha başka ihtiyaçlarımı da görür." dedi.

Kur'an-ı Kerim Enbiyâ Suresinin 18. Ayeti
Hayır, Biz hakkı batılın tepesine fırlatırız da beynini parçalar, bir de görürsün ki, (batıl) o anda yok olup gitmiştir! Allah'a isnad ettiğiniz o nitelikler yüzünden vay sizlere.

Kur'an-ı Kerim Hac Suresinin 18. Ayeti
Görmedin mi göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyorlar. Bir çoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah her kimi de hakir ve zelil ederse artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

Kur'an-ı Kerim Mü’minûn Suresinin 18. Ayeti
Gökten bir ölçü ile bir su indirdik ve onun yerde durmasını sağladık. Oysa Biz, onu giderme gücüne de sahibiz.

Kur'an-ı Kerim Nûr Suresinin 18. Ayeti
Ve Allah, size ayetlerini açıklıyor. Allah, herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Kur'an-ı Kerim Furkân Suresinin 18. Ayeti
onlar: "Seni tenzih ederiz, Senden başka dostlar edinmemiz bize yakışmazdı; fakat Sen, onları ve atalarını zevke daldırdın ki, zikri(ni) unuttular ve helaka giden bir topluluk oldular!" diyeceklerdir.

Kur'an-ı Kerim Şu’arâ Suresinin 18. Ayeti
(Firavun) dedi ki: "A! Biz seni çocukken bizde büyütmedik mi? Ömrünün bir çok yıllarını aramızda geçirdin;

Kur'an-ı Kerim Neml Suresinin 18. Ayeti
Hatta karınca deresi üzerine vardıklarında bir karınca şöyle dedi: "Ey karıncalar! Haydi, yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farketmeyerek sizi kırıp geçirmesin."

Kur'an-ı Kerim Kasas Suresinin 18. Ayeti
Derken şehirde korku içinde çevreyi gözetleyerek sabahladı ve birden dün kendisinden yardım isteyenin yine feryad ettiğini gördü ve Musa ona: "Besbelli sen bir yaramazsın!" dedi.

Kur'an-ı Kerim Ankebût Suresinin 18. Ayeti
Eğer siz yalanlarsanız, bilin ki, sizden önce bir takım milletler de yalanlamışlardı. Peygamberin görevi ise açık bir tebliğden ibarettir.

Kur'an-ı Kerim Rûm Suresinin 18. Ayeti
Göklerde ve yerde, ikindileyin ve öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

Kur'an-ı Kerim Lokmân Suresinin 18. Ayeti
Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (böbürlenme), yeryüzünde çalımla yürüme! Çünkü Allah övüngen kurulganın hiçbirini (kendini beğenen hiçbir kimseyi) sevmez.

Kur'an-ı Kerim Secde Suresinin 18. Ayeti
Öyle ya inanan kimse fasık olan gibi olur mu? Onlar eşit olamazlar.

Kur'an-ı Kerim Ahzâb Suresinin 18. Ayeti
Şüphesiz Allah içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: "Bize gelin!" diyenleri biliyor. (Onlar) harbe pek az geliyorlardı.

Kur'an-ı Kerim Sebe Suresinin 18. Ayeti
Biz, onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta şehirler meydana getirmiş ve onlara da düzenli gidiş geliş imkanı sağlamış "Gezin oralarda, geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde!" demiştik.

Kur'an-ı Kerim Fâtır Suresinin 18. Ayeti
Bir de günah çeken bir kimse başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun başkasına yüklenmesi için çağrıda bulunsa da, ondan birşey alınıp yüklenmeyecektir, isterse bir yakını olsun. Fakat ancak gıyaben Rablerinin korkusunu duyanları ve namazı dürüst kılanları sakındırırsın. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet gidiş Allah'adır.

Kur'an-ı Kerim Yâsîn Suresinin 18. Ayeti
Onlar: "Doğrusu, biz sizi uğursuzluk nedeni saydık. Yemin ederiz ki, vazgeçmezseniz sizi hiç tınmadan taşlarız ve kesinlikle size bizden acıklı bir azap dokunur." dediler.

Kur'an-ı Kerim Sâffât Suresinin 18. Ayeti
Deki: "Evet! Hem de çok aşağılanmış olarak!"

Kur'an-ı Kerim Sâd Suresinin 18. Ayeti
Biz dağları onun emrine vermiştik, akşam ve işrak vakti onunla birlikte tesbih ederlerdi.

Kur'an-ı Kerim Zümer Suresinin 18. Ayeti
onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelini uygularlar. İşte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.

Kur'an-ı Kerim Mü’min Suresinin 18. Ayeti
Bir de o yaklaşan felaket gününü onlara haber ver ki, o zaman yürekleri gırtlaklara dayanmış yutkunur da yutkunurlar. Zalimler için ne ısınacak bir hısım (ne sıcak bir yakın) vardır, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi!

Kur'an-ı Kerim Fussilet Suresinin 18. Ayeti
İman edip de korunanları ise kurtardık.

Kur'an-ı Kerim Şurâ Suresinin 18. Ayeti
Ona inanmayan imansızlar onun çabuk gelmesini isterler, inananlar ise gerçek olduğunu bilirler de ondan korkar ve sakınırlar, iyi bil ki kıyamet hakkında tartışanlar uzak (derin) bir sapıklık içindedirler.

Kur'an-ı Kerim Zuhruf Suresinin 18. Ayeti
Ya, onlar süs içinde yetiştirilip de mücadeleye gelince beceremeyecek olan (kız çocukların)ı O'na isnad ediyorlar öyle mi?

Kur'an-ı Kerim Duhân Suresinin 18. Ayeti
Allah'ın kullarını bana teslim edin; çünkü ben size (gönderilen) güvenilir bir peygamberim.

Kur'an-ı Kerim Câsiye Suresinin 18. Ayeti
Sonra emirden (olan) bir şeriat ile seni vazifelendirdik; onun için sen o şeriata uy da, ilmi olmayanların arzularına uyma!

Kur'an-ı Kerim Ahkâf Suresinin 18. Ayeti
İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçen ümmetler içinde haklarında (azap) söz(ü) hak olmuş olan kimselerdir.Çünkü bunlar, hep hüsrana mahkum olmuşlardır.

Kur'an-ı Kerim Muhammed Suresinin 18. Ayeti
Artık onlar, yalnızca o Kıyametin kendilerine ansızın gelivermesine bakıyorlar. Çünkü işte onun alametleri geldi. Fakat o başlarına geldiğinde anlamaları kendilerine ne fayda verir?

Kur'an-ı Kerim Fetih Suresinin 18. Ayeti
Gerçekten o ağacın altında sana biat ederlerken O, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindekini bildi de üzerlerine o güveni indirdi ve onları bir yakın fetih ile ödüllendirdi.

Kur'an-ı Kerim Hucurât Suresinin 18. Ayeti
Göklerin, yerin sırrını Allah bilir ve Allah, her ne yaparsanız görür.

Kur'an-ı Kerim Kâf Suresinin 18. Ayeti
Her ne söz söylerse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.

Kur'an-ı Kerim Zâriyât Suresinin 18. Ayeti
Seher vakitlerinde hep bağışlanma dilerlerdi.

Kur'an-ı Kerim Tûr Suresinin 18. Ayeti
Rablerinin kendilerine verdiği ile sefa sürmektedirler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.

Kur'an-ı Kerim Necm Suresinin 18. Ayeti
Andolsun ki, Rabbinin ayetlerinden en büyüğünü gördü.

Kur'an-ı Kerim Kamer Suresinin 18. Ayeti
Ad kavmi de yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu?

Kur'an-ı Kerim Rahmân Suresinin 18. Ayeti
şimdi Rabbinizin hangi nimetlerine yalan dersiniz?

Kur'an-ı Kerim Vâkı’a Suresinin 18. Ayeti
Main'den doldurulmuş küpler, ibrikler ve kadehlere,

Kur'an-ı Kerim Hadîd Suresinin 18. Ayeti
Şüphesiz sadaka veren erkek ve dişilere ve Allah'a öyle (karz-ı hasen) güzel ödünç verenlere, verdikleri kat kat artırılır; bir de onlara pek hoş bir mükafat vardır!

Kur'an-ı Kerim Mücâdele Suresinin 18. Ayeti
Allah'ın kendilerini toplayarak yeniden dirilteceği günde size yemin ettikleri gibi O'na da yemin edecekler ve bir şey yaptıklarını sanacaklardır. İşte onlar hep o yalancılardır.

Kur'an-ı Kerim Haşr Suresinin 18. Ayeti
Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve kişi, yarın için önceden ne gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, her ne yaparsanız haberdardır.

Kur'an-ı Kerim Teğâbun Suresinin 18. Ayeti
Görünmeyeni de görüneni de bilir, güçlüdür, hikmet sahibidir!

Kur'an-ı Kerim Mülk Suresinin 18. Ayeti
Andolsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar, ama nasıl oldu inkarım?

Kur'an-ı Kerim Kalem Suresinin 18. Ayeti
(Allah izin verirse, diye) bir istisna da yapmıyorlardı.

Kur'an-ı Kerim Hâkka Suresinin 18. Ayeti
O gün (sorguya) arzolunursunuz; öyle ki, gizli bir haliniz kalmaz.

Kur'an-ı Kerim Me’âric Suresinin 18. Ayeti
Toplayıp toplayıp kasaya yığanı.

Kur'an-ı Kerim Nûh Suresinin 18. Ayeti
Sonra sizi onda geri çevirecek ve sizi bir çıkarış daha çıkaracak!

Kur'an-ı Kerim Cin Suresinin 18. Ayeti
Şüphesiz ki, mescitler hep Allah içindir, o halde Allah'ın yanında başka birine dua etmeyin!

Kur'an-ı Kerim Müzzemmil Suresinin 18. Ayeti
Gök onun dehşetiyle çatlamıştır ve O'nun va'di yerine getirilmiştir.

Kur'an-ı Kerim Müddessir Suresinin 18. Ayeti
Çünkü o bir düşündü, ölçtü biçti.

Kur'an-ı Kerim Kıyâmet Suresinin 18. Ayeti
Biz onu (Kur'an'ı) okuduğumuz zaman okuduğunu takip et!

Kur'an-ı Kerim İnsan Suresinin 18. Ayeti
Selsebil denilen bir çeşme.

Kur'an-ı Kerim Mürselât Suresinin 18. Ayeti
Biz suçluları öyle yaparız!

Kur'an-ı Kerim Nebe’ Suresinin 18. Ayeti
Sur'a üfürüldüğü gün, bölük bölük gelirsiniz!

Kur'an-ı Kerim Nâzi’ât Suresinin 18. Ayeti
De ki: "İster misin temizlenesin?

Kur'an-ı Kerim Abese Suresinin 18. Ayeti
O yaratan, onu hangi şeyden yarattı?

Kur'an-ı Kerim Tekvîr Suresinin 18. Ayeti
nefeslendiği zaman o sabaha ki,

Kur'an-ı Kerim İnfitâr Suresinin 18. Ayeti
Evet, sen bildin mi nedir din günü?

Kur'an-ı Kerim Mutaffifîn Suresinin 18. Ayeti
Hayır, hayır; çünkü iyilerin yazısı İlliyyun'dadır.

Kur'an-ı Kerim İnşikâk Suresinin 18. Ayeti
ve derlendiğinde (dolunay haline geldiğinde) o aya ki,

Kur'an-ı Kerim Bürûc Suresinin 18. Ayeti
Firavun'un ve Semud'un kıssası?

Kur'an-ı Kerim A’lâ Suresinin 18. Ayeti
Haberiniz olsun, bu ilk sahifelerde vardır.

Kur'an-ı Kerim Ğâşiye Suresinin 18. Ayeti
Göğe ki, nasıl kaldırılmış?

Kur'an-ı Kerim Fecr Suresinin 18. Ayeti
Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.

Kur'an-ı Kerim Beled Suresinin 18. Ayeti
İşte onlardır meymenet sahipleri (kitapları sağ taraflarından verilecekler).

Kur'an-ı Kerim Leyl Suresinin 18. Ayeti
O ki, malını verir, temizlenir.

Kur'an-ı Kerim Alak Suresinin 18. Ayeti
Biz çağıracağız zebanileri!
Kaynağımız: kuranmeali adresidir.
Kuran Surelerinin 18. Ayetleri Türkçe Kuran Surelerinin 18. Ayetleri Türkçe Reviewed by bizim zaman on 4/23/2017 06:51:00 ÖS Rating: 5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.