4/23/2017
0

Kur'an-ı Kerim'in Surelerinin 17. Ayetlerinin Türkçe Açıklamaları
Surelerin 17. Ayetleri
Kur'an-ı Kerim Bakara Suresinin 17. Ayeti
Bunların durumu, bir ateş yakmak isteyen kimsenin durumuna benzer. Ateş, çevresindekileri aydınlatınca Allah, nurlarını gideriverip kendilerini karanlıklar içinde bırakır. Artık bunlar görmezler.

Kur'an-ı Kerim Âl-i İmrân Suresinin 17. Ayeti
O sabredenleri, doğruluktan ayrılmayanları, divan duranları, nafaka verenleri ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenleri koru! derler.

Kur'an-ı Kerim Nisâ Suresinin 17. Ayeti
Fakat Allah'ın kabul edeceğine söz verdiği tevbe, bilmeden bir kabahat işleyip uzun süre geçmeden pişman olanların tevbesidir. İşte Allah, onların tevbelerini kabul eder, Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Kur'an-ı Kerim Mâide Suresinin 17. Ayeti
Andolsun ki, "Meryem'im oğlu Mesih, Allah'tır." diyenler kafir olmuşlardır. De ki: "Eğer Allah, Meryem'in oğlu Mesih'i, annesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini yok etmek isterse, ondan kim birşey kurtarabilir?" Bütün göklerin, yerin ve aralarındakilerin hükümranlığı Allah'ındır, dilediğini yaratır ve Allah herşeye gücü yetendir.

Kur'an-ı Kerim En’âm Suresinin 17. Ayeti
Eğer Allah sana bir keder dokundurursa (verirse), onu O'ndan başka açacak yoktur. Ve eğer sana bir iyilik dokundurursa (verirse), yine O, herşeye gücü yetendir!

Kur'an-ı Kerim A’râf Suresinin 17. Ayeti
Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulmayacaksın." dedi.

Kur'an-ı Kerim Enfâl Suresinin 17. Ayeti
Sonra onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, lakin Allah attı. Bu da mü'minlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Gerçekten Allah işitendir, bilendir!

Kur'an-ı Kerim Tevbe Suresinin 17. Ayeti
Müşrik vicdanlarına karşı kendi küfürlerine kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların hayır namına bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve onlar sonsuza dek ateş içinde kalacaklardır.

Kur'an-ı Kerim Yûnus Suresinin 17. Ayeti
Artık Allah'a bir yalanı iftira eden veya O'nun ayetlerine yalan diyenden daha zalim kim olabilir? Şüphe yok ki, suçlular kurtuluşa eremez.

Kur'an-ı Kerim Hûd Suresinin 17. Ayeti
Rabbinden açık bir delil üzerinde olan, O'nun tarafından bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunan kimse onlara benzer mi? İşte bunlar, ona iman ederler. Gruplardan her kim ona küfrederse, artık onun varacağı yer ateştir, sakın bunda şüpheye düşme; çünkü bu Rabbinden bir gerçektir. Ne var ki, insanların çoğu imana gelmezler.

Kur'an-ı Kerim Yûsuf Suresinin 17. Ayeti
Ey babamız, biz gittik yarışıyorduk, Yusuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık; bir de baktık ki, onu kurt yemiş. Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmazsın! dediler.

Kur'an-ı Kerim Ra’d Suresinin 17. Ayeti
Gökten bir su indirdi de vadiler kendi miktarınca sel oldu; sel de yüzüne çıkan bir köpük yüklendi. Bir zinet veya bir eşya yapmak için ateşte üzerini körükledikleri madenlerden de onun gibi bir köpük meydana gelir, işte Allah, hak ile batılı böyle çarpıştırır. Fakat köpük atılır gider insanlara faydası olan ise yerde kalır! İşte Allah böyle misaller verir!

Kur'an-ı Kerim İbrahim Suresinin 17. Ayeti
Yutmaya çalışacak, boğazından geçiremeyecek, her taraftan ona ölüm gelecek, oysa ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap!

Kur'an-ı Kerim Hicr Suresinin 17. Ayeti
Bir de onu lanetlenmiş her şeytandan koruduk.

Kur'an-ı Kerim Nahl Suresinin 17. Ayeti
Şimdi hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Artık siz, düşünmeyecek misiniz?

Kur'an-ı Kerim İsrâ Suresinin 17. Ayeti
Hem Nuh'tan sonra nice yüzyılların halkını helak ettik. Kullarının günahlarına Rabbinin haberdar olması ve onları görmesi kafidir!

Kur'an-ı Kerim Kehf Suresinin 17. Ayeti
Güneşi görüyorsun ya, doğduğu vakit mağaralarından sağ tarafa meyleder, battığı vakit de onları sol tarafa makaslar. Onlar mağaranın geniş bir yerindedir. İşte bu Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o hidayete ermiştir; kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek bir yardımcı bulamazsın.

Kur'an-ı Kerim Meryem Suresinin 17. Ayeti
Onlarla arasına bir perde çekti. Derken kendisine ruhumuzu (Cebrail'i) gönderdik de o, düzgün bir insan şeklinde ona göründü.

Kur'an-ı Kerim Tâ-Hâ Suresinin 17. Ayeti
O sağ elindeki de ne, ey Musa?"

Kur'an-ı Kerim Enbiyâ Suresinin 17. Ayeti
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan yapardık. Yapacak olsaydık öyle yapardık.

Kur'an-ı Kerim Hac Suresinin 17. Ayeti
İman edenler, yahudi olanlar, sabiiler (yıldıza tapanlar), hıristiyanlar, mecusiler (ateşe tapanlar) ve müşriklere gelince, muhakkak Allah kıyamet günü bunların arasını şüphesiz ayıracaktır; çünkü Allah herşeye şahittir.

Kur'an-ı Kerim Mü’minûn Suresinin 17. Ayeti
Gerçekte Biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık ve yaratmaktan habersiz değiliz.

Kur'an-ı Kerim Nûr Suresinin 17. Ayeti
Böyle birşeyi asla bir defa daha tekrarlamayasınız diye Allah size öğüt veriyor; eğer iman etmiş iseniz.

Kur'an-ı Kerim Furkân Suresinin 17. Ayeti
Hele onları ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri bir araya toplayıp: "Siz mi saptırdınız kullarımı, yoksa kendileri mi yoldan saptılar?" diyeceği gün,

Kur'an-ı Kerim Şu’arâ Suresinin 17. Ayeti
İsrail oğullarını bizimle beraber salıver."

Kur'an-ı Kerim Neml Suresinin 17. Ayeti
Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları Süleyman'ın huzurunda toplandı. Bunların hepsi (Onun tarafından) sevk ve idare olunuyorlardı.

Kur'an-ı Kerim Kasas Suresinin 17. Ayeti
Ey Rabbim, bana lütufta bulunduğun şeyler hakkı için, artık suçlulara asla destek vermeyeceğim dedi

Kur'an-ı Kerim Ankebût Suresinin 17. Ayeti
Siz Allah'ı bırakıp da sadece bir takım putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Haberiniz olsun ki, o sizin Allah'tan başka taptıklarınız size bir rızık verme gücüne sahip olamazlar; onun için rızkı Allah katında arayın ve O'na kulluk edip O'na şükredin! Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz!"

Kur'an-ı Kerim Rûm Suresinin 17. Ayeti
O halde akşama girdiğiniz zaman da sabaha girdiğiniz zaman da Allah'ı tesbih edin.

Kur'an-ı Kerim Lokmân Suresinin 17. Ayeti
Yavrum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelene sabret, çünkü bunlar azmi gerektiren işlerdendir.

Kur'an-ı Kerim Secde Suresinin 17. Ayeti
Şimdi kimse, yaptıklarına karşılık onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu (ne gibi sevindirici bir nimet saklandığını) bilemez.

Kur'an-ı Kerim Ahzâb Suresinin 17. Ayeti
De ki: "Şayet size bir felaket murad eder veya size bir rahmet dilerse, sizi Allah'tan saklamak kimin haddine?" Allah'tan başka kendilerine bir koruyucu da bulamazlar, bir yardımcı da.

Kur'an-ı Kerim Sebe Suresinin 17. Ayeti
Bunu, onlara nankörlüklerinin cezası yaptık ve Biz, hep böyle çok nankör olanları cezalandırırız.

Kur'an-ı Kerim Fâtır Suresinin 17. Ayeti
Ve bu Allah'a göre zor bir şey değildir.

Kur'an-ı Kerim Yâsîn Suresinin 17. Ayeti
Açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze (vazife) değildir!" dediler.

Kur'an-ı Kerim Sâffât Suresinin 17. Ayeti
Önceki atalarımız da mı?"

Kur'an-ı Kerim Sâd Suresinin 17. Ayeti
Şimdi sen onların dediklerine sabret de güçlü kulumuz Davud'u an! Çünkü o evvab (içli, zikir ve tesbih ile Bize çok yönelen biri) idi.

Kur'an-ı Kerim Zümer Suresinin 17. Ayeti
Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır. Haydi müjde ver kullarıma,

Kur'an-ı Kerim Mü’min Suresinin 17. Ayeti
Bugün herkese kazandığının karşılığı verilecektir. Zulüm yok bugün. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

Kur'an-ı Kerim Fussilet Suresinin 17. Ayeti
Semud'a gelince, Biz onlara yolu gösterdik de onlar, hidayete karşı körlüğü sevmek istediler, derken yaptıkları yüzünden kendilerini o hor azap yıldırımı alıverdi.

Kur'an-ı Kerim Şurâ Suresinin 17. Ayeti
Hakka dair kitap ve mizanı (adalet terazisini) indiren o Allah'tır. Ve ne bileceksin belki de kıyamet yakındır!

Kur'an-ı Kerim Zuhruf Suresinin 17. Ayeti
Oysa onlardan biri o Rahman'a fırlattığı mesel (yakıştırdığı kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman yüzü simsiyah kesiliyor da üzüntüsünden yutkunup yutkunup dolukuyor.

Kur'an-ı Kerim Duhân Suresinin 17. Ayeti
Andolsun ki, onlardan önce Firavun'un kavmini fitneye düşürdük; onlara da şöyle söyleyen değerli bir peygamber gelmişti:

Kur'an-ı Kerim Câsiye Suresinin 17. Ayeti
Bu emirden onlara açık deliller de vermiştik; şimdi ihtilaf etmeleri sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki düşmanlık ve ihtirasları yüzündendir. Muhakkak ki Rabbin onların ihtilaf edip durdukları şeyde kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Kur'an-ı Kerim Ahkâf Suresinin 17. Ayeti
Anasına babasına: "Of size! Siz bana, benden önce nice kuşaklar geçmiş iken, tekrar çıkarılacağımı mı va'd ediyorsunuz?" diyen kimseye anası babası Allah'a el'eman çekerek (sığınarak): "Yazık sana; iman et! Kesinlikle Allah'ın va'di gerçektir." diyorlar da o, yine: "Bu eskilerin uydurmalarından başka birşey değildir!" diyor.

Kur'an-ı Kerim Muhammed Suresinin 17. Ayeti
Hidayeti kabul edenlere gelince, Allah onların hidayetlerini artırmakta ve kendilerine (takvalarını) korunma yollarını vermektedir.

Kur'an-ı Kerim Fetih Suresinin 17. Ayeti
Köre sorumluluk yoktur, aksağa sorumluluk yoktur, hastaya da sorumluluk yoktur. Bununla beraber, her kim Allah'a ve peygamberine itaaat ederse, onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de aksine giderse onu da acı bir azap ile cezalandırır.

Kur'an-ı Kerim Hucurât Suresinin 17. Ayeti
İslam'a girdiklerini senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın, bilakis size iman yolunu gösterdiği için Allah sizin başınıza kakar, eğer doğru kimseler iseniz.

Kur'an-ı Kerim Kâf Suresinin 17. Ayeti
İki zabıt memuru (melek), sağda ve solda oturmuş zabıt tutarlarken.

Kur'an-ı Kerim Zâriyât Suresinin 17. Ayeti
Geceleyin pek az uyurlardı.

Kur'an-ı Kerim Tûr Suresinin 17. Ayeti
Fakat (günahlardan) korunanlar cennetlerde, nimet içindedirler.

Kur'an-ı Kerim Necm Suresinin 17. Ayeti
Göz ne şaştı, ne (de sınırı) aştı.

Kur'an-ı Kerim Kamer Suresinin 17. Ayeti
Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?

Kur'an-ı Kerim Rahmân Suresinin 17. Ayeti
(O) hem iki doğunun Rabbi, hem iki batının Rabbidir;

Kur'an-ı Kerim Vâkı’a Suresinin 17. Ayeti
Etraflarında taze kalan küpeli genç hizmetçiler dolaşırlar.

Kur'an-ı Kerim Hadîd Suresinin 17. Ayeti
İyi biliniz ki, Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltir! Anlayasınız diye size ayetleri açıkladık.

Kur'an-ı Kerim Mücâdele Suresinin 17. Ayeti
Olası değil, onları ne malları, ne de evlatları hiçbir şekilde Allah'tan kurtaramaz. Onlar cehennemliktirler. Hep onun içinde kacaklardır.

Kur'an-ı Kerim Haşr Suresinin 17. Ayeti
Sonra ikisinin de sonu, sonsuza dek ateşte kalmaları oldu. İşte zalimlerin cezası budur,

Kur'an-ı Kerim Teğâbun Suresinin 17. Ayeti
Eğer Allah'a bir güzel borç sunarsanız onu sizin için katlayıverir ve sizi bağışlar. Allah, çok mükafat verendir, cezalandırmada acele etmeyendir.

Kur'an-ı Kerim Mülk Suresinin 17. Ayeti
Yoksa siz gökte olanın üzerinize mermiler yağdıran birini göndermesinden güvencede misiniz? O zaman tehdidimin nasıl olduğunu bilirsiniz!

Kur'an-ı Kerim Kalem Suresinin 17. Ayeti
Haberiniz olsun ki, Biz onlara bela vermişizdir, (tıpkı) o bağ sahiplerine bela verdiğimiz gibi. O sırada ki, sabah olunca mutlaka onu devşireceklerine yemin etmişlerdi.

Kur'an-ı Kerim Hâkka Suresinin 17. Ayeti
Melek de kenarları üzerindedir ve üstlerinde o gün Rabbinin Arş'ını sekiz melek taşır.

Kur'an-ı Kerim Me’âric Suresinin 17. Ayeti
Çağırır arkasını dönüp tersine gideni.

Kur'an-ı Kerim Nûh Suresinin 17. Ayeti
Ve Allah, yerden ot bitirir gibi, sizi yetiştirdi.

Kur'an-ı Kerim Cin Suresinin 17. Ayeti
Onları onun içinde imtihan edelim diye. Her kim de Rabbini anmaktan yüz çevirirse O, onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.

Kur'an-ı Kerim Müzzemmil Suresinin 17. Ayeti
O halde eğer inkar ederseniz, çocukları ak saçlı kocalara (ihtiyarlara) çevirecek olan o günde nasıl korunursunuz?

Kur'an-ı Kerim Müddessir Suresinin 17. Ayeti
Ben onu dimdik sarpa sardıracağım...

Kur'an-ı Kerim Kıyâmet Suresinin 17. Ayeti
Çünkü onun derlenip toplanması Bize aittir!

Kur'an-ı Kerim İnsan Suresinin 17. Ayeti
Ve orada katkısı zencefil olan bir kadeh sürülür.

Kur'an-ı Kerim Mürselât Suresinin 17. Ayeti
Sonra arkalarına takacağız geridekileri!

Kur'an-ı Kerim Nebe’ Suresinin 17. Ayeti
Şüphesiz ki, o fasıl (kıyamet) günü belirlenmiş bir vakit olmuştur.

Kur'an-ı Kerim Nâzi’ât Suresinin 17. Ayeti
Haydi git Firavun'a, çünkü o pek azıttı.

Kur'an-ı Kerim Abese Suresinin 17. Ayeti
O kahrolası insan ne nankör şeydir!

Kur'an-ı Kerim Tekvîr Suresinin 17. Ayeti
yöneldiği zaman o geceye,

Kur'an-ı Kerim İnfitâr Suresinin 17. Ayeti
Sen bildin mi nedir din günü?

Kur'an-ı Kerim Mutaffifîn Suresinin 17. Ayeti
Sonra da onlara: "İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz!" denilecek.

Kur'an-ı Kerim İnşikâk Suresinin 17. Ayeti
geceye ve derlediğine,

Kur'an-ı Kerim Bürûc Suresinin 17. Ayeti
O orduların kıssası sana geldi ya?

Kur'an-ı Kerim Târık Suresinin 17. Ayeti
Onun için o kafirlere mühlet ver, biraz daha süre tanı onlara!

Kur'an-ı Kerim A’lâ Suresinin 17. Ayeti
Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

Kur'an-ı Kerim Ğâşiye Suresinin 17. Ayeti
Hala bakmazlar mı o deveye ki, nasıl yaratılmış?

Kur'an-ı Kerim Fecr Suresinin 17. Ayeti
Hayır, hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Kur'an-ı Kerim Beled Suresinin 17. Ayeti
Sonra da o iman edip de sabrı tavsiyeleşen ve merhamet tavsiyeleşenlerden olamadı.

Kur'an-ı Kerim Leyl Suresinin 17. Ayeti
O en çok takva sahibi olan ise ondan çok uzaklaştırılacaktır!

Kur'an-ı Kerim Alak Suresinin 17. Ayeti
O zaman çağırsın kurultayını, meclisini!
Bazı Ayetler kaynağımızdada birlikte verildiğinden dolayı, bizde aynen yayınladık.
Kaynağımız: kuranmeali adresidir.

0 yorum:

Yorum Gönder