El-Ehad İsminin Ebced Sayısıyla Aynı Olan Kur'an Suresi ve Ayetleri


El-Ehad Ebced sayı değeri 13
Kur'an-ı Kerim'de 13. Sure Rad Suresi

Allah'ın isimlerinin ebced değeri sayısıyla aynı sayıdaki Kur'an ayetlerinde neler yazdığını paylaşıyoruz.
yukarıdada gördüğünüz gibi Allah'ın El-Ehad isminin ebced değeri 13 ve Kur'an-ı Kerim'deki 13. sure Rad. Tabi birde bütün surelerdeki 13. Ayetlerin anlamlarını yazdık.

Kur'an-ı Kerimde 13. Ayetler

Bakara Suresi 13. Ayet
13- Yine bunlara: "İnsanların inandıkları gibi inanın." dendiği zaman: "Biz de o budalaların inandıkları gibi mi inanalım?" derler. Doğrusu budala kendileridir, fakat bilmezler.

Âl-i İmrân Suresi 13. Ayet
13- Şüphesiz çarpışan iki topluluğun durumunda size bir ibret vardı. Bir topluluk Allah yolunda vuruşuyordu, diğeri de kafirdi ve onları göz göre göre kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da yardımıyla dilediğini kuvvetlendiriyordu. Elbette gören göze sahip olanlara bunda şüphesiz bir ders vardır.

Nisâ Suresi 13. Ayet
13- İşte bütün bu hükümler, Allah'ın çizdiği sınırlardır. Her kim Allah'a ve O'nun peygamberine itaat ederse, Allah onu içlerinde sonsuza dek oturmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bu ise büyük kurtuluştur!

Mâide Suresi 13. Ayet
13- Sonra bu sözleşmelerini bozmaları yüzünden, Biz onları lanetledik ve kalplerini kaskatı ettik. Onlar, kelimeleri yerlerinden oynatarak değiştirirler, uyarıldıkları gerçeklerden paylarını almayı unuttular. İçlerinden pek azı dışında, onlardan sürekli bir hainlik görürsün, yine de sen, onları affet ve aldırma! Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

En’âm Suresi 13. Ayet
13- Oysa gecede, gündüzde barınan herşey O'nundur. İşiten ve bilen ancak O'dur.

A’râf Suresi 13. Ayet
13- Allah: "Hemen in oradan, orada büyüklük taslamak ne haddine, haydi çık; çünkü sen alçaklardansın!" buyurdu.

Enfâl Suresi 13. Ayet
13- Çünkü onlar Allah ve peygamberine karşı geldiler. Kim Allah'a ve peygamberine karşı gelirse, bilsin ki Allah'ın azabı şiddetlidir.

Tevbe Suresi 13. Ayet
13- Yeminlerini bozup peygamberi yurdundan çıkarmayı tasarlayan bir toplulukla savaşmaz mısınız? Hem de ilk önce onlar size saldırmaya başlamışken; yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer mü'minseniz, daha önce Allah'tan korkmalısınız!

Yûnus Suresi 13. Ayet
13- Andolsun ki, Biz sizden önceki yüzyılların nesillerini, kendilerine peygamberleri açık deliller ile geldikleri halde, zulmettikleri ve iman etme ihtimalleri kalmadığı vakit helak ettik. İşte suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.

Hûd Suresi 13. Ayet
13- Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Öyle ise, haydi onun gibi uydurma on sure getirin ve Allah'tan başka gücünüzün yettiğini de çağırın, eğer doğru söylüyorsanız bunu yapın."

Yûsuf Suresi 13. Ayet
13- Babası: "Onu götürmeniz, beni mutlaka üzer ve korkarım, onu kurt yer, haberiniz olmaz!" dedi.

Ra’d Suresi 13. Ayet
13- Gök gürültüsü O'na hamd ile tesbih eder; melekler de korkusundan. Yıldırımlar gönderir de onunla dilediğini çarpar; onlar ise Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa O'nun gücü çok şiddetlidir.

İbrahim Suresi 13. Ayet
13- İnkar edenler de peygamberlerine dediler ki: "Ya mutlaka sizi toprağımızdan çıkaracağız yahut milletimize dönersiniz!" Rableri de onlara şöyle vahyetti: "Kesinlikle zalimleri helak edeceğiz;

Hicr Suresi 13. Ayet
13- Geçmiş milletlerin başına gelenler önlerinde geçmişken yine de ona iman etmezler.

Nahl Suresi 13. Ayet
13- Daha yeryüzünde türlü renklerle yarattığı neler var sizin için. Elbette bunda derin düşünenler için bir ibret vardır.

İsrâ Suresi 13. Ayet
13- Her insanın da kuşunu (nasibini) boynunda kendine takmışızdır. Onun önüne kıyamet günü kendisini şöyle karşılayacak açık bir kitap çıkarırız:

Kehf Suresi 13. Ayet
13- Biz sana onların kıssalarını doğru olarak naklediyoruz: Hakikaten bunlar, Rablerine iman eden birkaç genç yiğitti; Biz de hidayetlerini artırdık.

Meryem Suresi 13. Ayet
13- Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.

Tâ-Hâ Suresi 13. Ayet
13- Ve Ben, seni seçtim; şimdi vahyedileni dinle!

Enbiyâ Suresi 13. Ayet
13- Yok tepinmeyin, dönün içinde şımartıldığınız nimetlere ve yurtlarınıza ki, sorguya çekileceksiniz! dedik.

Hac Suresi 13. Ayet
13- Herhalde o, zararı yararından daha yakın olana yalvarıyor; o ne kötü koruyucu, o ne kötü yardak (yoldaş)!

Mü’minûn Suresi 13. Ayet
13- Sonra onu, oturaklı bir karargahta bir nutfe (tohum) yaptık.

Nûr Suresi 13. Ayet
13- Ona dört şahit getirselerdi ya, madem ki şahit getiremediler, o halde onlar Allah katında yalancılardan ibarettirler.

Furkân Suresi 13. Ayet
13- Ve çatılıp çatılıp onun dar bir yerine atıldıkları zaman, orada "yetiş ey helak (bizi kurtar)" diye helake haykırırlar!

Şu’arâ Suresi 13. Ayet
13- ve göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harun'a da peygamberlik ver!

Neml Suresi 13. Ayet
13- Bu şekilde ayetlerimiz, hakikatı gözlerine sokarak onlara vardığı vakit: "Bu apaçık bir büyüdür!" dediler.

Kasas Suresi 13. Ayet
13- Böylece Biz, Musa'yı annesine geri verdik ki, annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın va'dinin kesinlikle gerçek olduğunu bilsin diye; fakat çokları bilmezler.

Ankebût Suresi 13. Ayet
13- Gerçek şu ki, onlar mutlaka kendi ağırlıklarını ve o ağırlıklarıyla birlikte daha birçok ağırlıkları yüklenecekler, kesinlikle ettikleri iftiradan kıyamet gününde sorguya çekileceklerdir.

Rûm Suresi 13. Ayet
13- Ortak koştuklarından kendilerine şefaat edenler de bulunmaz. Ortaklarını da inkar etmişlerdir.

Lokmân Suresi 13. Ayet
13- Hani Lokman da oğluna öğüt vererek demişti: "Yavrum! Allah'a ortak koşma; çünkü ortak koşmak büyük bir zulümdür!

Secde Suresi 13. Ayet
13- Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik; fakat tarafımdan şu söz verildi: "Elbette ve elbette cehennemi bütün cin ve insanlardan dolduracağım!"

Ahzâb Suresi 13. Ayet
13- O vakit bunlardan bir grup: "Ey Yesrip (Medine) halkı sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da peygamberden izin istiyor, "evlerimiz gerçekten açıktır." diyorlardı; halbuki, açık değildi, sırf kaçmak istiyorlardı.

Sebe Suresi 13. Ayet
13- Onlar, ona mihraplar, heykeller, havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı, şükür için çalışın! Kullarım arasında şükreden azdır.

Fâtır Suresi 13. Ayet
13- Geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneşi ve ayı emrine amade etmiştir. Her biri belirlenmiş bir vakte, mukadder bir gayeye akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan Allah Rabbinizdir, mülk O'nundur. O'ndan başka çağırdıklarınız ise, bir çekirdek zarını bile idare edemezler.

Yâsîn Suresi 13. Ayet
13- Ve onlara o şehir halkını örnek ver. Hani oraya o gönderilen elçiler varmıştı.

Sâffât Suresi 13. Ayet
13- Uyarıldıklarında da düşünmüyorlar.

Sâd Suresi 13. Ayet
13- Semud, Lut ve Eykeliler de... işte o partililer bunlardır.

Zümer Suresi 13. Ayet
13- De ki: "Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım."

Mü’min Suresi 13. Ayet
13- Size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indiren O'dur. Fakat, ancak gönül veren anlar.

Fussilet Suresi 13. Ayet
13- Bunun üzerine yine başlarını çevirirlerse, o zaman de ki: "Size Ad ve Semud'u (çarpan) yıldırım gibi bir yıldırım haber veriyorum."

Şurâ Suresi 13. Ayet
13- O, size dinde Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi ve İbrahim, Musa ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi de kanun kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin! Bu davet ettiğin iş müşriklere ağır geldi. Allah, ona dilediklerini seçecek ve kendine yüz tutanları (yönelenleri) de ona hidayetle eriştirecektir.

Zuhruf Suresi 13. Ayet
13- Ki, sırtlarına kurulasınız sonra üzerlerine yerleştiğinizde Rabbinizin nimetini anıp şöyle diyesiniz: "Ne yücedir O Allah ki, bunu bizim hizmetimize vermiş; yoksa biz bunu yanaştıramazdık (kendimize boyun eğdiremezdik).

Duhân Suresi 13. Ayet
13- Onlara düşünmek, ibret almak nerede? Kendilerine apaçık anlatan bir peygamber geldi de,

Câsiye Suresi 13. Ayet
13- Göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden bir lütuf olarak size amade kıldı. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için deliller vardır.

Ahkâf Suresi 13. Ayet
13- Rabbimiz Allah'tır! deyip de sonra doğru gidenler var ya, onlara kesinlikle hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyecekterdir.

Muhammed Suresi 13. Ayet
13- Seni yurdundan çıkaran şehirden daha kuvvetli nice şehirler vardı ki, Biz onları helak ettik de onlara yardım eden yok.

Fetih Suresi 13. Ayet
13- Her kim Allah'a ve peygamberine inanmazsa, bilsin ki, Biz kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.

Hucurât Suresi 13. Ayet
13- Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. Haberiniz olsun ki, Allah katında en şerefliniz, en takvalınızdır. Muhakkak ki, Allah, bilendir, herşeyden haberdardır.

Kâf Suresi 13. Ayet
13- Ad, Firavun ve Lut'un yurttaşları da.

Zâriyât Suresi 13. Ayet
13- Ateş üzerinde kıvranacaklan gün.

Tûr Suresi 13. Ayet
13- O gün onlar cehenneme bir kakılış kakılacak:

Necm Suresi 13. Ayet
13- Andolsun ki, o onu bir kez daha inişinde gördü;

Kamer Suresi 13. Ayet
13- Ve onu elvahlı ve kenetli (tahta ve çivilerden yapılı) bir gemi üzerinde taşıdık,

Rahmân Suresi 13. Ayet
13- şimdi Rabbinizin hangi nimetlerine yalan dersiniz?

Vâkı’a Suresi 13. Ayet
13- Çoğu öncekilerden,

Hadîd Suresi 13. Ayet
13- O gün münafık erkeklerle, münafık kadınlar, iman edenlere şöyle diyecek: "Bize bakınız, nurunuzdan ışık alalım!" Denilecek ki: "Arkanıza dönün de bir nur araştırın." Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilmiştir; içi, rahmet ondadır, dışı ise o yönden azaptır.

Mücâdele Suresi 13. Ayet
13- Yoksa fısıltınızdan önce sadaka vermekten korktunuz mu? Madem ki, yapmadınız, Allah da size tevbe lütfetti, artık namaza devam edin, zekatı verin ve Allah'a ve peygamberine itaat edin! Allah her ne yaparsanız haberdardır.

Haşr Suresi 13. Ayet
13- Kesinlikle onların yüreklerinde sizin korkunuz Allah'ın korkusundan daha fazladır. Bu, onların anlayışsız bir topluluk olmalarındandır.

Mümtehine Suresi 13. Ayet
13- Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine gazap etmiş olduğu ve kabirlerdeki kafirlerin ümidini kestiği gibi ahiretten ümidini kesmiş olan bir topluluğu dost tanımayın!

Saff Suresi 13. Ayet
13- Seveceğiniz bir diğer (nimet) daha var; Allah'tan yardım ve yakın bir zafer! Müjdele müminleri!

Teğâbun Suresi 13. Ayet
13- Allah'tan başka tanrı yoktur. Onun için müminler yalnız Allah'a dayansınlar!

Mülk Suresi 13. Ayet
13- Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun. Çünkü O, bütün sinelerin özünü bilir.

Kalem Suresi 13. Ayet
13- zobu (kaba), sonra da takma (soysuzlukla damgalı),

Hâkka Suresi 13. Ayet
13- Çünkü Sur'a bir tek üfleme üflendiğinde,

Me’âric Suresi 13. Ayet
13- kendisini barındıran fasilesini (kabilesini)

Nûh Suresi 13. Ayet
13- Neden siz Allah için bir vakar ummazsınız?

Cin Suresi 13. Ayet
13- Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Her kim O Rabbine iman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istila olunmak korkusu kalmaz.

Müzzemmil Suresi 13. Ayet
13- boğazda kalan bir yiyecek ve acı bir azap vardır.

Müddessir Suresi 13. Ayet
13- göz önünde oğulları,

Kıyâmet Suresi 13. Ayet
13- o gün insan, önce ve sonra yaptıkları ile ayıtılır.

İnsan Suresi 13. Ayet
13- Orada koltuklar üzerine yaslanmışlardır. Orada ne güneş görürler, ne de şiddetli soğuk;

Mürselât Suresi 13. Ayet
13- Ayırım gününe!

Nebe’ Suresi 13. Ayet
13- İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık.

Nâzi’ât Suresi 13. Ayet
13- Fakat o zorlu bir kumandadır,

Abese Suresi 13. Ayet
13- Değerli sayfalarda,

Tekvîr Suresi 13. Ayet
13- cennet yaklaştırıldığında,

İnfitâr Suresi 13. Ayet
13- Şüphesiz ki, iyiler Naim (Cenneti) içindedirler.

Mutaffifîn Suresi 13. Ayet
13- Karşısında ayetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları!" dedi.

İnşikâk Suresi 13. Ayet
13- Çünkü o, ailesi içinde sevinçliydi.

Bürûc Suresi 13. Ayet
13- Çünkü yoktan var eden de, tekrar dirilten de odur.

Târık Suresi 13. Ayet
13- ki, o her halde keskin bir hükümdür.

A’lâ Suresi 13. Ayet
13- Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.

Ğâşiye Suresi 13. Ayet
13- yüksek kanepeler,

Fecr Suresi 13. Ayet
13- Onun için de Rabbin üzerlerine bir azap kamçısı yağdırdı.

Beled Suresi 13. Ayet
13- Esir bir boyun kurtarmak (bir köle azad etmek)

Şems Suresi 13. Ayet
13- Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesini ve onun sulanışını gözetin!" demişti.

Leyl Suresi 13. Ayet
13- Kuşkusuz sonu da Bizim önü de Bizim (ahiret de Bizimdir dünya da)!

Alak Suresi 13. Ayet
13- Baksana, yalanlar ve tersine giderse, iyi mi?
Kaynağımız: kuranmeali adresidir.



Google+ Sayfamız

Yorum Yazın..!

Disqus Yorumları