2/08/2017
0

ya vedud esmasının ebced sayısıyla aynı olan ayetler
Surelerin 20. Ayetleri
El-Vedud Ebced sayı değeri 20
Kur'an-ı Kerim'in 20. Suresi Ta Ha Suresi

Allah'ın isimlerinin ebced değeri sayısıyla aynı sayıdaki Kur'an ayetlerinde neler yazdığını paylaşıyoruz.
yukarıdada gördüğünüz gibi Allah'ın El-Vedud isminin ebced değeri 20
Kur'an-ı Kerim'deki 20. sure ise Ta Ha Suresi.
Tabi birde bütün surelerdeki 20. Ayetlerin anlamlarını yazdık.

Kur'an-ı Kerimde 20. Ayetler
Bakara Suresi 20. Ayet
Şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek; önlerini aydınlatınca ışığında yürüyorlar, karanlıklar üzerlerine çökünce de dikilip kalıyorlar. Allah dileseydi işitme ve görmelerini alıverirdi. Şüphe yok ki, Allah her şeye gücü yetendir.

Âl-i İmrân Suresi 20. Ayet
Buna karşı seninle tartışmaya kalkışanlara de ki: "Ben yüzümü İslam ile tertemiz Allah'a tuttum, bana uyanlar da." O kitap verilenlerle verilmeyen ümmilere de ki: "Siz İslam'ı kabul ettiniz mi?" Eğer kavgayı kesip İslam'a girerlerse doğru yolu tutmuşlardır. Yüz çevirirlerse, sana düşen ancak tebliğdir; Allah o kulları görüyordur.

Nisâ Suresi 20. Ayet
Eğer bir eşinizi boşayıp yerine başka bir eş almak istiyorsanız, önceki eşinize yüklerle mehir vermiş olsanız bile içinden hiçbir şey geri almayın. Ne diye alacaksınız, bir iftira ederek ve açık günah yüklenerek mi?

Mâide Suresi 20. Ayet
Bir zaman Musa, kavmine: "Ey kavmim, Allah'ın size verdiği nimeti düşünün; çünkü O, içinizden peygamberler gönderdi, sizi hükümdarlar yaptı ve alemlerden hiçbirine vermediğini size verdi.

En’âm Suresi 20. Ayet
Kendilerine kitap verdiğimiz milletlerin bilginleri, Peygamber'i kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler ancak iman getirmezler.

A’râf Suresi 20. Ayet
Derken şeytan, kendilerine örtülmüş olan ayıp yerlerini açmak için ikisine de vesvese verdi ve: "Rabbiniz size bu ağacı yalnızca birer melek olmamanız yahut ölümsüzlüğe kavuşmamanız için yasak etti." dedi.

Enfâl Suresi 20. Ayet
Ey iman edenler, Allah'a ve Resulüne itaat edin. İşitip durduğunuz halde ondan yan bükmeyin!

Tevbe Suresi 20. Ayet
İman edip hicret etmiş ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmiş kimseler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler ve işte muradına erenler onlardır.

Yûnus Suresi 20. Ayet
Bir de: "Ona Rabbinden bambaşka bir mucize indirilse ya!" diyorlar. Sen de de ki: "Gayb ancak Allah'a aittir! Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"

Hûd Suresi 20. Ayet
Bunlar, yeryüzünde aciz bırakacak değillerdir, kendilerini Allah'tan kurtaracak bir kayırıcıları da yoktur. Onlara azap katlanacaktır. Onlar hem işitmeye tahammül edemiyorlardı hem de görmüyorlardı.

Yûsuf Suresi 20. Ayet
Onu ucuz bir fiyatla birkaç dirheme sattılar. Onu yanlarında tutmaya isteksiz bulunuyorlardı.

Ra’d Suresi 20. Ayet
Onlar ki, Allah'a verdikleri sözü yerine getirirler ve antlaşmayı bozmazlar.

İbrahim Suresi 20. Ayet
Ve Allah' a göre bu önemli bir şey değildir.

Hicr Suresi 20. Ayet
Orada size ve sizin rızıklarını vermediğiniz kimselere geçim yolları sağladık.

Nahl Suresi 20. Ayet
Allah'tan başka yalvardıkları ise, hiçbir şey yaratamazlar, zaten kendileri yaratılıp duruyorlar.

İsrâ Suresi 20. Ayet
Hepsine, onlara da onlara da Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin verişi yasak değildir.

Kehf Suresi 20. Ayet
Çünkü sizi ellerine geçirirlerse muhakkak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman asla kurtuluşa eremezsiniz."

Meryem Suresi 20. Ayet
Meryem: "Benim nasıl bir oğlum olabilir? Bana hiçbir insan dokunmadı; ben bir kahpe de değilim!" dedi.

Tâ-Hâ Suresi 20. Ayet
Bıraktı onu, bir de ne görsün o, bir yılan olmuş koşuyor!

Enbiyâ Suresi 20. Ayet
Gece gündüz O'nu tesbih ederler, usanmazlar.

Hac Suresi 20. Ayet
Bununla karınlarındaki ve derileri eritilir.

Mü’minûn Suresi 20. Ayet
Bir de Tur-i Sina'da yetişen bir ağaç ki, hem yağ hem de yiyenlere bir katık ile biter.

Nûr Suresi 20. Ayet
Ya üzerinizde Allah'ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı; bir de Allah çok şefkatli ve merhametli olmasaydı!.

Furkân Suresi 20. Ayet
Biz, senden önce de peygamberleri başka türlü göndermedik, kuşkusuz onlar da yemek yiyorlar ve çarşılarda yürüyorlardı. Bir de kiminizi kiminize bir imtihan aracı yaptık ki, bakalım sabredecek misiniz? Rabbin, herşeyi hakkıyla görendir.

Şu’arâ Suresi 20. Ayet
(Musa) dedi ki: "O işi o zaman yaptım, şaşkınlardandım.

Neml Suresi 20. Ayet
Bir de kuşları denetledi ve: "Bana ne oluyor, Hüdhüd'ü göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?

Kasas Suresi 20. Ayet
Şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve: "Ey Musa, haberin olsun, ileri gelenler seni öldürmek için hakkında görüşme yapıyorlar; hemen çık git, ben senin iyiliğini isteyenlerdenim." dedi.

Ankebût Suresi 20. Ayet
De ki: "Yeryüzünde bir gezinin de bakın O'nun yaratma işini başlangıçta nasıl yaptığına; sonra da Allah, neş'e-i uhra'yı (son yapışı) inşa edecektir." Şüphesiz Allah, herşeye gücü yetendir.

Rûm Suresi 20. Ayet
Yine O'nun sizi topraktan yaratması (yüce kudretine delalet eden) ayetlerindendir ki, sonra da siz şimdi bir beşersiniz, yayılıp duruyorsunuz.

Lokmân Suresi 20. Ayet
Görmediniz mi Allah zülcelal göklerde ve yerde ne varsa, hepsini sizin emrinize vermiş, açık ve gizli olarak nimetlerini üzerinize yağdırmaktadır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor.

Secde Suresi 20. Ayet
Ama fasıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: "Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!" denir.

Ahzâb Suresi 20. Ayet
Müttefik düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Eğer o birlikler bir daha gelecek olsa, çölde bedevi Araplar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden sormayı arzu ederler, içinizde kalacak olsalar da sadece pek az harp ederler.

Sebe Suresi 20. Ayet
Yine andolsun ki, iblis onlar aleyhindeki tahminini gerçekten doğru buldu da içlerinde müminlerden ibaret bir gruptan başkası ona uydular.

Fâtır Suresi 20. Ayet
ne karanlıklar ile aydınlık,

Yâsîn Suresi 20. Ayet
o sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki: "Ey hemşerilerim, uyun o gönderilen elçilere!

Sâffât Suresi 20. Ayet
"Eyvah bizlere! Bu o ceza günüdür." derler.

Sâd Suresi 20. Ayet
Hem mülkünü güçlendirmiş, hem de kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik.

Zümer Suresi 20. Ayet
Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan kat kat yapılmış odalar ve balkonlu köşkler vardır. Bu Allah'ın va'didir. Allah va'dinden dönmez.

Mü’min Suresi 20. Ayet
Allah, hakkı yerine getirir. Onların O'ndan başka yalvardıkları ise, hiçbir şeyi yerine getiremezler. Çünkü Allah'tır hakkıyla işiten, gören.

Fussilet Suresi 20. Ayet
Hatta ona vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri neler yaptıkları konusunda aleyhlerine şahitlik ederler.

Şurâ Suresi 20. Ayet
Her kim ahiret ekimi isterse, onun ekinini artırırız; her kim de dünya ekimini isterse, ona da ondan veririz, ama ahirette ona hiç bir nasip yoktur.

Zuhruf Suresi 20. Ayet
Bir de dediler ki: "Rahman dileseydi biz onlara tapmazdık." Bu hususta onların bir bilgileri yoktur, sadece atıyorlar.

Duhân Suresi 20. Ayet
ve haberiniz olsun ki ben, sizin beni taşlamanızdan Rabbim ve Rabbinize sığınmışımdır.

Câsiye Suresi 20. Ayet
Bu (Kur'an) basiret nurları (insanların kalp gözünü açan bir nur) ve kesin bilgi edinecek bir kavim için de hidayet ve rahmetin ta kendisidir.

Ahkâf Suresi 20. Ayet
İnkar edenler ateşin karşısına çıkarılacakları gün şöyle denir: "Siz, bütün güzel nimetterinizi dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla sefa sürdünüz. Artık bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız için ve dinden çıkıp fasık olmanız yüzünden aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!"

Muhammed Suresi 20. Ayet
İman edenler: "Bir sure indirilseydi?" diyorlar. Ancak kesin hükümlü bir sure indirilip onda savaş anılınca kalplerinde bir hastalık bulunanların tıpkı ölüm baygınlığında olan kimsenin bakışı misali sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.

Fetih Suresi 20. Ayet
Allah, size bir çok ganimetler va'd buyurdu, onları alacaksınız. Şimdilik bunu size peşin verdi ve sizden o insanların ellerini çekti ki inananlara bir delil olsun ve sizi doğru bir caddeye çıkarsın.

Kâf Suresi 20. Ayet
Ve Sur üfürüldüğünde ki, işte o tehdit günüdür.

Zâriyât Suresi 20. Ayet
Yeryüzünde inanç sahipleri için birçok ibretler vardır;

Tûr Suresi 20. Ayet
sıra sıra dizilmiş çok güzel koltuklara yaslanarak; kendilerine güzel, iri gözlü hurileri de eş etmişizdir.

Necm Suresi 20. Ayet
Üçüncü olarak da öteki Menat'ı?

Kamer Suresi 20. Ayet
İnsanları, kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yoluyordu.

Rahmân Suresi 20. Ayet
aralarında bir engel vardır, birbirlerine karışmazlar;

Vâkı’a Suresi 20. Ayet
Meyve beğendiklerinden,

Hadîd Suresi 20. Ayet
Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve aranızda bir övünme, mal ve evlad da bir çokluk yarışından ibarettir. Bu tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, rençberleri imrendirir; sonra heyecana gelir, bir de görürsün sararmışdır, sonra da çörçöp olur! Ahrette ise şiddetli bir azap, bir de bir bağışlama ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir yararlanmadan başka birşey değildir!

Mücâdele Suresi 20. Ayet
Allah'a ve peygamberine hudud yarışına (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa) kalkanlar, en alçaklar arasındadırlar.

Haşr Suresi 20. Ayet
Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler, hep muratlarına ermişlerdir.

Mülk Suresi 20. Ayet
Ya da kim oluyor sizin Rahman'dan başka (yardım beklediğiniz) şu ordularınız ki, sizi kurtarsın? Kafirler ancak bir aldanış içindedirler.

Kalem Suresi 20. Ayet
Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.

Hâkka Suresi 20. Ayet
Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim."

Me’âric Suresi 20. Ayet
Fenalık dokununca mızıkçı,

Nûh Suresi 20. Ayet
Ondan (açılan) geniş geniş yollarda gidesiniz diye.

Cin Suresi 20. Ayet
De ki: "Ben ancak Rabbime dua ederim ve O'na hiçbir ortak koşmam."

Müzzemmil Suresi 20. Ayet
Gerçekten Rabbin biliyor ki sen, muhakkak gecenin üçte ikisine yakınını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçiriyorsun, beraberinde bulunan bir grup da (böyle yapıyor). Oysa geceyi, gündüzü Allah takdir eder. Sizin bundan ötesini başaramayacağınızı bildiği için size lütuf ile muamelede bulundu. Bundan böyle Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun; O, içinizden hastaların olacağını, diğer bir kısmının Allah'ın lütfundan bir kar aramak üzere yeryüzünde yol tepeceklerini, diğer bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bilmektedir; O halde o (Kur'an)dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a karz-ı hasen verin! Kendi hesabınıza hayır olarak ne (iyilik) yapıp gönderirseniz, onu Allah yanında daha hayırlı ve karşılık olarak daha büyük bulacaksınız. Allah'tan bağışlanma dileyin! Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Müddessir Suresi 20. Ayet
Sonra (yine) kahrolası nasıl ölçüp biçti!

Kıyâmet Suresi 20. Ayet
Hayır, hayır! Siz peşini (geçici dünyayı) seviyorsunuz.

İnsan Suresi 20. Ayet
Gördüğün zaman orada bol bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Mürselât Suresi 20. Ayet
Yaratmadık mı sizi hor bir sudan?

Nebe’ Suresi 20. Ayet
Dağlar yürütülmüş, bir serap olmuştur.

Nâzi’ât Suresi 20. Ayet
Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.

Abese Suresi 20. Ayet
Sonra ona kolaylaştırdı yolunu.

Tekvîr Suresi 20. Ayet
O elçi, pek güçlü, Arş'ın sahibinin katında itibarlıdır.

Mutaffifîn Suresi 20. Ayet
O yazılmış bir kitaptır!

İnşikâk Suresi 20. Ayet
O halde onlara ne oluyor ki, iman etmezler.

Bürûc Suresi 20. Ayet
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

Ğâşiye Suresi 20. Ayet
Yere ki, nasıl yayılmış?

Fecr Suresi 20. Ayet
Malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki, yığmacasına!

Beled Suresi 20. Ayet
Üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacak.

Leyl Suresi 20. Ayet
Ancak yüceler yücesi Rabbinin rızasını aramak için verir.
Kaynağımız: kuranmeali adresidir.

0 yorum:

Yorum Gönder