El-Vedud İsminin Ebced Sayısıyla Aynı Olan Kur'an Suresi ve Ayetleri

ya vedud esmasının ebced sayısıyla aynı olan ayetler
Surelerin 20. Ayetleri
El-Vedud Ebced sayı değeri 20
Kur'an-ı Kerim'in 20. Suresi Ta Ha Suresi

Allah'ın isimlerinin ebced değeri sayısıyla aynı sayıdaki Kur'an ayetlerinde neler yazdığını paylaşıyoruz.
yukarıdada gördüğünüz gibi Allah'ın El-Vedud isminin ebced değeri 20
Kur'an-ı Kerim'deki 20. sure ise Ta Ha Suresi.
Tabi birde bütün surelerdeki 20. Ayetlerin anlamlarını yazdık.

Kur'an-ı Kerimde 20. Ayetler
Bakara Suresi 20. Ayet
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Al-i İmran Suresi 20. Ayet
Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmîlere de ki: "Siz de İslâm'ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslâm'a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kullarını hakkıyla görendir.

Nisa  Suresi 20. Ayet
Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?

Maide Suresi 20. Ayet
Hani Mûsâ kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştır ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."

Enam Suresi 20. Ayet
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Araf Suresi 20. Ayet
Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."

Enfal Suresi 20. Ayet
Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur'an'ı) dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.

Tevbe Suresi  20. Ayet
İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.

Yunus Suresi 20. Ayet
"Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

Hud Suresi 20. Ayet
Onlar yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

Yusuf Suresi 20. Ayet
O'nu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.

Rad Suresi 20. Ayet
Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır

İbrahim Suresi 20. Ayet
Bu Allah'a hiç de güç gelmez.

Hicr Suresi 20. Ayet
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

Nahl Suresi 20. Ayet
Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyler, yaratılmış olduklarına göre hiçbir şey yaratamazlar.

İsra Suresi 20. Ayet
Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.

Kehf Suresi 20. Ayet
"Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

Meryem Suresi 20. Ayet
Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.

Ta Ha Suresi 20. Ayet
Mûsâ da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!

Enbiya Suresi 20. Ayet
Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.

Hac Suresi 20. Ayet
Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.

Müminun Suresi 20. Ayet
Yine o su ile Sîna dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.

Nur Suresi 20. Ayet
Allah'ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı haliniz nice olurdu?

Furkan Suresi 20. Ayet
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin hakkıyla görendir.

Şuara Suresi 20. Ayet
Mûsâ şöyle dedi: "Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım."

Neml Suresi 20. Ayet
Süleyman kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: "Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?"

Kasas Suresi 20. Ayet
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Mûsâ! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.

Ankebut Suresi 20. Ayet
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Rum Suresi 20. Ayet
Sizi topraktan yaratması, O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.

Lokman Suresi 20. Ayet
Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

Secde Suresi 20. Ayet
Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.

Ahzab Suresi 20. Ayet
Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

Sebe Suresi 20. Ayet
Şeytan onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.

Fatır Suresi 20. Ayet
Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.

Yasin Suresi 20. Ayet
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."

Saffat Suresi 20. Ayet
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."

Sad Suresi 20. Ayet
Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

Zümer Suresi 20. Ayet
Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah vadinden dönmez.

Mümin Suresi 20. Ayet
Allah hak ve adâletle hükmeder. Allah'tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Fussilet Suresi 20. Ayet
Nihâyet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.

Şura Suresi 20. Ayet
Kim âhiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse, ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.

Zuhruf Suresi 20. Ayet
"Eğer Rahmân dileseydi biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Duhan Suresi 20. Ayet
"Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

Casiye Suresi 20. Ayet
Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.

Ahkaf Suresi 20. Ayet
İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

Muhammed Suresi 20. Ayet
İnananlar, "Keşke bir sûre indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.

Fetih Suresi 20. Ayet
Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah böyle yaptı) ki, bunlar mü'minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin.

Kaf Suresi 20. Ayet
(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sûr'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.

Zariyat Suresi 20. ve 21. Ayet
Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hâlâ görmüyor musunuz?

Tur Suresi 19. ve 20. Ayet
Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

Necm Suresi 19. ve 20. Ayet
Lât ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?

Kamer Suresi 20. Ayet
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu

Rahman Suresi 20. Ayet
(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.

Vakıa Suresi 17.-18.-19.-20. ve 21. Ayet
Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

Hadıd Suresi 20. Ayet
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah'ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.

Mücadele Suresi 20. Ayet
Allah'a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.

Haşr Suresi 20. Ayet
Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Mülk Suresi 20. Ayet
Yahut Rahmân'dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkarcılar ancak bir aldanış içindedirler.

Kalem Suresi 20. Ayet
Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

Hakka Suresi 20. Ayet
"Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

Mearic Suresi 20. Ayet
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.

Nuh Suresi 19. ve 20. Ayet
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.' "

Cin Suresi 20. Ayet
De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."

Müzzemmil Suresi 20. Ayet
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah'tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Müddessir Suresi 20. Ayet
Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!

Kıyame Suresi 20. ve 21. Ayet
Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

İnsan Suresi 20. Ayet
Orada, görünce (sonsuz)nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.

Mürselat Suresi 20. Ayet
Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

Nebe Suresi 20. Ayet
Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

Naziat Suresi 20. Ayet
Derken Mûsâ O'na en büyük mucizeyi gösterdi.

Abese Suresi 20. Ayet
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.

Tekvir Suresi 19.- 20. ve 21. Ayet
O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve arşın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

Mutaffifın Suresi 20. Ayet
O yazılmış bir kitaptır.

İnşikak Suresi 20. Ayet
Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?

Büruc Suresi 20. Ayet
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

Gaşiye Suresi 20. Ayet
Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır!

Fecr Suresi 20. Ayet
Malı da pek çok seviyorsunuz.

Beled Suresi 20. Ayet
Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.

Leyl Suresi 19. ve 20. Ayet
O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz.(Yaptığı iyiliği) Ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

Bazı 20. Ayetler kaynaklarda birlikte verildiklerinden dolayı, bizde aynı şekilde yayınladık.
Ayetlerin Türkçe anlamlarının kaynağı kuran.gen.tr ile kuran.diyanet.gov.tr adresleridir.
El-Vedud İsminin Ebced Sayısıyla Aynı Olan Kur'an Suresi ve Ayetleri El-Vedud İsminin Ebced Sayısıyla Aynı Olan Kur'an Suresi ve Ayetleri Reviewed by bizim zaman on 2/08/2017 06:47:00 ÖÖ Rating: 5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.