Arapça Anlamı Güzel V Harfli Başlayan Yeni Doğan Kız Bebekler İçin İsim


Başı V Olan Kız Bebekler İçin Arapça Kökenli İsim Ara

En Güzel Mana ve Anlamlı V Harfli Başlayan Yeni Doğan Kız Bebeklere İsimler

VACİBE: Yapılması gerekli olan.
VABİLE: İri damlalı yağmur.
VACİDE: Meydana getirici, yaratıcı, Varlıklı, zengin.
VAFİRE: Çok, bol.
VAFİYE: Yeter, tam. Sözünde duran, sözünün eri.
VAHA: Çöllerin su bulunan kesimlerinde oluşan bitkili alan.
VAHİBE: Bağışlayan, bağışlayıcı.
VAHİDE: Bir, tek, yalnız. Allah'ın sıfatlarındandır.
VAİZE: Dinsel öğütlerde bulunan kimse.
VAKIA: Vuku bulan, olan, düşen, olagelen, rastlayan, Geçen, geçmiş olan.
VALİHE: Şaşakalmış, hayret etmiş, hayran.
VAMIKA: Seven, aşık.
VASIFE: Vasfeden, vasıflandıran. Bir kimse veya şeyi başkalarından ayıran kendine has hal, nitelik hususiyet, Bir şeyin mahiyeti, sıfatı, tabiatı, karakteri ile bunların tarif ve sayılması.
VASILA: Ulaşan, kavuşan, yetişen.
VARİDE: Gelen, vasıl olan, erişen, Bir şey hakkında çıkan, söylenen.
VASFİYE: Vasıfla ilgili, vasfa ait. Nitelikli.
VASSALE: Eski yazma eserlerin kenarlı kısmına kağıt ilavesi suretiyle yapılan tamir şekli.
VAZAHAT: Vazıhlık, açıklık.
VECAHET: Güzel yüzlülük, gösterişlilik, güzel yüz, Saygınlık, onur.
VECAZET: Sözün, veciz kısa oluşu.
VECDİYE: Coşkunlukla ilgili, coşkunlukla oluşan.
VECHİYE: Yüzle ilgili, yüze ait.
VECİBE: Ödev, boyun borcu, vazife.
VECİHE: Yüz, çehre, Tarz, üslup, Sebeb, vesile.
VECİZE: Derin anlamlı, özlü, güzel söz.
VECNE: Yanak yumrusu, elmacık.
VEDA: Ayrılırken söylenen selamlama sözü, Ayrılma, ayrılış.
VEDİA: Saklanılması, korunması için birine ya da bir yere bırakılan emanet.
VEDİDE: Dost, sevgisi çok olan.
VEFİA: Vefalı, sevgisi geçici olmayan, Tam, eksiksiz.
VEFİKA: Uygun, muvafık, arkadaş, yoldaş, aynı fikirde olan.
VEFİRE: Çok, bol.
VEHBİYYE: Allah'ın ihsanı sonucu olan. Allah vergisi, fıtri.
VELAYA: Ermiş kadınlar.
VELAYET: Velilik, ermişlik. Veli ve ermiş olan kimsenin hali ve sıfatı, Başkasına sözünü geçirme, Dostluk, sadakat.
VELİDE: Yeni doğmuş çocuk, köle.
VELİME: Düğün ziyafeti. Evlenme, düğün.
VELUD: Doğurgan, çok doğuran.
VERÂ: Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak durma, takva, ittika, Halk, mahluk, alem, kainat.
VERDA: Gül.
VERŞAN: Çevreye şan ver, ünlen, ünlü ol.
VESAMET: Güzellik, güzel olma.
VESİKA: İnanılacak sağlam delil. Belge.
VESİLE: Neden, sebep, Elverişli durum, Kavuşma, yaklaşma, Rasulullah'ın cennetteki makamı. Maide suresinde geçmektedir.
VESİME: Güzel yüzlü.
VEZİME: Beytullah'a gönderilen hediye, armağan.
VEZİRE: Osmanlı devletinde, askeri ve idari en yüksek derece olan vezirlik rütbesinde olan kimse.
VİCDAN: İyiyi kötüden, hayrı serden ayırmayı sağlayan iç duygu, ahlak şuuru. His duygu, Din, inanç.
VİDADE: Sevme, sevgi. Dostluk.
VİLDAN: Yeni doğmuş çocuklar, Kullar, köleler. Kur'an'da zikredilmiştir.
VUSKA: Çok sağlam, pek kuvvetli. Urvetul Vuska (Pek sağlam kulp) müslümanlık.
VUSLAT: Ulaşma, erişme, kavuşma, buluşma, beraber olma.
VUSTA: Orta, ortada bulunan, arada olan, iç, Orta parmak.
VÜREYKA: Yaprakçık, küçük yaprakçık.



Google+ Sayfamız

Yorum Yazın..!

Disqus Yorumları