1/20/2018

Kaf Suresi, Kuranın 50. Suresinin Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
Kaf Suresi, Kuranın 50. Suresinin Türkçesi Manası
Kaf Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Kaf Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 50. Suresi
1. ayet
Kaf. Şanlı Kur'an'a andolsun!

2. ayet
Doğrusu kendilerine içlerinden korkutucu bir peygamber geldiğine şaştılar da kafirler dediler ki: "Bu şaşılacak şey!

3. ayet
Öldüğümüz ve bir toprak olduğumuz vakit ha?! Bu, çok uzak bir dönüş!"

4. ayet
Ancak, Biz yerin onlardan neyi (yiyip) eksilteceğini biliriz ve yanımızda içinde herşeyi muhafaza eden bir kitap vardır.

5. ayet
Doğrusu, gerçek kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıstırap içindeler.

6. ayet
Artık üstlerindeki göğe bir baksalar ya, Biz onu nasıl bina etmişiz ve süslemişiz; hiçbir gediği yok.

7. ayet
Yeryüzünü de (nasıl) uzatmışız, ona ağır baskılar oturtmuşuz ve seyrine doyulmaz her türden çiftler bitirmişiz.

8. ayet
Hakka yüz tutan her kulun gözünü, gönlünü açmak ve ibret almasını sağlamak için.

9. ayet
Bir de gökten mübarek bir su indirip de onunla bağlar, bahçeler ve biçilecek taneler bitirmekteyiz.

10. ayet
Ve tormurcukları üstüste dizilmiş göğe doğru yükselen yüksek hurma ağaçları.

11. ayet
Bunlar, kullara rızık olmak üzeredir. Onunla ölü bir bölgeyi de diriltmekteyiz, işte o dirilip çıkış da böyledir.

12. ayet
Onlardan önce Nuh'un kavmi, Ress halkı ve Semud da yalanladı.

13. ayet
Ad, Firavun ve Lut'un yurttaşları da.

14. ayet
Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Bunların hepsi gönderilen peygamberleri yalanladılar da hak oldu azabım.

15. ayet
Ya Biz artık birinci yaratış ile yorulu mu verdik? Doğrusu, onlar yeni bir yaratılıştan şüphe içindelerdir.

16. ayet
Andolsun ki, insanı Biz yarattık, nefsinin onu ne ile vesveselendirdiğini biliriz ve Biz ona habl-i verid'den (şah damarından) daha yakınız.

17. ayet
İki zabıt memuru (melek), sağda ve solda oturmuş zabıt tutarlarken.

18. ayet
Her ne söz söylerse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.

19. ayet
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde: "İşte o senin kaçıp durduğun!" diye.

20. ayet
Ve Sur üfürüldüğünde ki, işte o tehdit günüdür.

21. ayet
Herkes gelecektir, yanında bir sevk memuru ve bir şahit olduğu halde.

22. ayet
Andolsun ki, sen bundan bir gaflet içindeydin, şimdi senden perdeni açtık. Artık bugün gözün keskindir.

23. ayet
Yanındaki diyecektir ki: "İşte bu yanımdaki hazır!"

24. ayet
"Atın atın cehenneme her inatçı nankörü!

25. ayet
Hayra engel, haşarı, şüpheci kafiri!

26. ayet
Ki, Allah'ın yanında başka ilah tanımıştır; haydi ikiniz atın onu şiddetli azap içine!" (der Allah).

27. ayet
Arkadaşı: "Ey Rabbimiz onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi!" der.

28. ayet
Buyurur ki: "Huzurumda çekişmeyin! Ben, size önceden uyarı göndermiştim.

29. ayet
Benim katımda söz değiştirilmez ve Ben kullara zulmedici değilim."

30. ayet
O gün ki, cehenneme: "Doldun mu?" diyeceğiz. O da: "Daha ziyade (fazla) var mı?" diyecek.

31. ayet
Cennet de takva sahiplerine uzak olmayarak yaklaştırılmış olacak.

32. ayet
İşte bu o size va'dolunan; her tevbekara, görevine riayet edene,

33. ayet
görmediği halde Rahman'dan korkup O'na yönelen bir kalple gelen kimselere.

34. ayet
Girin oraya selametle! Budur işte o sonsuzluk günü.

35. ayet
Orada onlara ne dilerlerse vardır. Bizim katımızda ise fazlası vardır.

36. ayet
Önlerinden nice nesilleri helat ettik ki, onlar bunlardan tutumca (kuvvetçe) daha çetindiler ve şehirlerde kaçacak delik aradılar. Var mı bir kaçacak yer?

37. ayet
Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve şuurla kulak tutan kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.

38. ayet
Andolsun ki Biz, o gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.

39. ayet
O halde onların laflarına karşı sabret ve Rabbini güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile tesbih et!

40. ayet
Geceleyin de onu tesbih et, secdelerin ardından da.

41. ayet
Ve o seslenenin yakın bir yerden bağıracağı günü dinle!

42. ayet
Hakka çağıran o sayhayı (haykırışı) işitecekleri gün, işte o kabirlerden çıkış günüdür.

43. ayet
Şüphesiz ki, Biz Biziz! Hem diriltiriz, hem öldürürüz ve dönüş de Bizedir.

44. ayet
Yerin kendilerinden çatlayıp yarılacağı ve süratle koşacakları o gün. Bu ancak Bize kolay gelen bir toplamadır.

45. ayet
Biz onların ne söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen de onlara karşı bir zorba değilsin. Şimdi benim tehditlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüt ver!

Kur'an-ı Kerim'in 50. suresi Kaf Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Kafeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder