2/04/2018

Kalem Suresi, Kuranın 68. Suresi Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
Kalem Suresi, Kuranın 68. Suresi Türkçesi Manası
Kalem Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Kalem Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 68. Suresi
1. ayet
Nun, Kaleme ve kalem ehlinin satıra dizdiklerine ve dizecekleri hakkı için,

2. ayet
sen Rabbinin nimeti sayesinde, deli değilsin.

3. ayet
Ve muhakkak senin için tükenmez bir mükafat var.

4. ayet
Ve herhalde sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.

5. ayet
Yakında göreceksin ve görecekler,

6. ayet
O fitne, o delilik hanginizdeymiş.

7. ayet
Şüphesiz Rabbindir, yolundan sapanı en iyi bilen, yine O'dur doğru yola erenleri en iyi bilen.

8. ayet
O halde tanıma o yalan diyenleri!

9. ayet
Arzu ettiler ki, sen (onları) yağlasan onlar da sana yağ yapacaklardı.

10. ayet
Tanıma şunların hiç birini; çok yemin eden o aşağılık,

11. ayet
gammaz, koğuculukla gezer,

12. ayet
hayrı engelleyen, saldırgan, vebal yüklü,

13. ayet
zobu (kaba), sonra da takma (soysuzlukla damgalı),

14. ayet
mal ve oğulları var diye.

15. ayet
Karşısında ayetlerimiz okunurken: "Eskilerin masalları." dedi.

16. ayet
Yakında Biz onu o hortumunun üzerinden damgalayacağız

17. ayet
Haberiniz olsun ki, Biz onlara bela vermişizdir, (tıpkı) o bağ sahiplerine bela verdiğimiz gibi. O sırada ki, sabah olunca mutlaka onu devşireceklerine yemin etmişlerdi.

18. ayet
(Allah izin verirse, diye) bir istisna da yapmıyorlardı.

19. ayet
Derken onlar uyurken Rabbin tarafından bir dolaşan (afet) onun üzerinden dolaşıverdi.

20. ayet
Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.

21. ayet
Derken sabaha yakın birbirlerine seslendiler.

22. ayet
Haydi, kesecekseniz harsinize (ekininize) erkence koşun! dediler.

23. ayet
Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı (fısıldaşıyorlardı):

24. ayet
Sakın bugün aranıza bir yoksul sokulmasın! diyorlardı.

25. ayet
Sadece engelleme gücüne sahip (bir tavırla) erkenden gittiler.

26. ayet
Ama bağı gördüklerinde: "Biz her halde yanlış gelmişiz.

27. ayet
Yok, biz mahrum edilmişiz." dediler.

28. ayet
En mutedil olanları: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize, demedim mi?" dedi.

29. ayet
Onlar: "Rabbimiz Seni tenzih ederiz, doğrusu bizler zalimlermişiz!" dediler.

30. ayet
Sonra döndüler, kendilerini kınıyorlardı:

31. ayet
Yazıklar olsun bizlere; bizler doğrusu azgınlarmışız.

32. ayet
Ola ki, Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir; gerçekten biz bütün ümidimizi Rabbimize çeviriyoruz." diye.

33. ayet
İşte böyledir azap. Elbette ahiret azabı daha büyüktür, fakat bilselerdi!

34. ayet
Şüphesiz ki, korunan takva sahipleri içindir Rabbinin katında nimetleri bol cennetler.

35. ayet
Ya artık, müslümanları suçlular gibi yapar mıyız?

36. ayet
Neyiniz var, nasıl hükmediyorsunuz?

37. ayet
Yoksa size ait bir kitap var da onda şu dersi mi okuyorsunuz?

38. ayet
Siz bu alemde neyi beğenirseniz o mutlaka sizin olacak diye (mi yazıyor o kitapta).

39. ayet
Yoksa size karşı üzerinizde kıyamet gününe kadar sürecek yeminler taahhütler mi var, "Siz her ne hüküm verirseniz mutlaka öyle olacak." diye.

40. ayet
Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?

41. ayet
Yoksa onların ortakları mı var? O halde ortaklarını getirsinler, doğru söylüyorsalar!

42. ayet
Saktan keşfolunacağı (gerçek bütün çıplaklığıyla ortaya konulup iş büyümeye başladığı) gün secdeye davet edililirler, ama artık güçleri yetmez.

43. ayet
Gözleri düşmüş, kendilerini bir zillet sarmış bulunur. Oysa onlar, o secdeye sağ salim iken davet ediliyorlardı.

44. ayet
O halde Bana bırak bu sözü yalanlayanları! Biz onları bilmeyecekleri yönden derece derece azap uçurumuna yuvarlarız.

45. ayet
Ve Ben, onların iplerini uzatır (süre tanır)ım, çünkü fendim sağlamdır.

46. ayet
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır borç altında mı eziliyorlar?

47. ayet
Yoksa gayb yanlarında da onlar mı yazıyorlar?

48. ayet
O halde Rabbinin hükmüne sabret de balık sahibi (Yunus peygamber) gibi olma! Hani o, öfkeye boğulmuş da seslenmişti.

49. ayet
Ona Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, o fezaya, alana elbette yerilmiş olarak atılacaktı.

50. ayet
Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.

51. ayet
Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.

52. ayet
Halbuki o (Kur'an) bütün akıllı alemler için bir öğüttür.

Kur'an-ı Kerim'in 68. suresi Kalem Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Kalemeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder