2/20/2017
0

ya macid isminin ebced değeriyle aynı değerdeki sure ve ayetler
Kur'an-ı Kerim 48. Ayetleri
El-Macid Ebced sayı değeri 48
Kur'an-ı Kerim'in 48. Suresi Fetih Suresi

Allah'ın isimlerinin ebced değeri sayısıyla aynı sayıdaki Kur'an ayetlerinde neler yazdığını paylaşıyoruz.
yukarıdada gördüğünüz gibi Allah'ın El-Macid isminin ebced değeri 48
Kur'an-ı Kerim'deki 48. sure ise Fetih Suresi.
Tabi birde bütün surelerdeki 48. Ayetlerin anlamlarını yazdık.

Kur'an-ı Kerimde 48. Ayetler
Bakara Suresi: 48. Ayet
Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.8 Onlara yardım da edilmez.

Al-i İmran Suresi: 48. Ayet
Ve Allah ona kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretecek.

Nisa  Suresi: 48. Ayet
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah) ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

Maide Suresi: 48. Ayet
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp ta onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

Enam Suresi: 48. Ayet
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

Araf Suresi: 48. Ayet
A'râftakiler simalarından tanıdıkları bir takım adamlara da seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!"

Enfal Suresi: 48. Ayet
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisin geriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.

Tevbe Suresi: 48. Ayet
Andolsun bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın dini galip geldi.

Yunus Suresi: 48. Ayet
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.

Hud Suresi: 48. Ayet
Ona denildi ki: "Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha bir takım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak."

Yusuf Suresi: 48. Ayet
"Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek."

İbrahim Suresi: 48. Ayet
O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hakim) olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.

Hicr Suresi: 48. Ayet
Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

Nahl Suresi: 48. Ayet
Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

İsra Suresi: 48. Ayet
Bak senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.

Kehf Suresi: 48. Ayet
Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız" denir.

Meryem Suresi: 48. Ayet
"Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."

Ta Ha Suresi: 48. Ayet
"Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu."

Enbiya Suresi: 48. Ayet
Andolsun, biz Mûsâ ile Hârûn'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkân'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.

Hac Suresi: 48. Ayet
Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.

Müminun Suresi: 48. Ayet
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.

Nur Suresi: 48. Ayet
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.

Furkan Suresi: 48. ve 49. Ayet
O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan bir çok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.

Şuara Suresi: 48. Ayet
"Mûsâ'nın ve Hârûn'un Rabbi'ne."

Neml Suresi: 48. Ayet
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.

Kasas Suresi: 48. Ayet
Onlara katımızdan gerçek gelince, "Mûsâ'ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi" dediler. Onlar daha önce Mûsâ'ya verilen (mucize)leri inkar etmemişler miydi? Onlar, "İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor" dediler. "Biz hepsini inkar ediyoruz" dediler.

Ankebut Suresi: 48. Ayet
Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

Rum Suresi: 48. Ayet
Allah rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

Ahzab Suresi: 48. Ayet
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Sebe Suresi: 48. Ayet
De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O gaybleri hakkıyla bilendir."

Yasin Suresi: 48. Ayet
"Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit ne zaman gelecek?" diyorlar.

Saffat Suresi: 48. Ayet
Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Sad Suresi: 48. Ayet
(Ey Muhammed!) İsmail, el-Yesa' ve Zülkifl'i de an. Onların her biri iyi kimselerdi.

Zümer Suresi: 48. Ayet
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

Mümin Suresi: 48. Ayet
Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: "Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir."

Fussilet Suresi: 48. Ayet
Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

Şura Suresi: 48. Ayet
Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa o zaman da insan pek nankördür.

Zuhruf Suresi: 48. Ayet
Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık.

Duhan Suresi: 48. Ayet
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."

Zariyat Suresi: 48. Ayet
Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

Tur Suresi: 48. Ayet
Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

Necm Suresi: 48. Ayet
Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.

Kamer Suresi: 48. Ayet
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.

Rahman Suresi: 48. Ayet
İki cennet de (ağaçlar, meyveler, rengarenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.

Vakıa Suresi: 48. Ayet
"Evvelki atalarımız da mı?"

Kalem Suresi: 48. Ayet
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.

Hakka Suresi: 48. Ayet
Şüphesiz Kur'an Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

Müddessir Suresi: 48. Ayet
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

Mürselat Suresi: 48. Ayet
Onlara, "Rükû edin (namaz kılın)" dendiği zaman rükû etmezler.

Bazı 48. Ayetler kaynaklarda birlikte verildiklerinden dolayı, bizde aynı şekilde yayınladık.
Ayetlerin Türkçe anlamlarının kaynağı kuran.gen.tr ile kuran.diyanet.gov.tr adresleridir. El-Macid Esmasının ebced sayı değeri kaynağımız arifarslan sitesidir.

0 yorum:

Yorum Gönder