Ramzan Ayı Oruç Orucun Kefareti İmsak İftar Kuranda Hangi Ayetlerde Nasıl Geçer?


Kuran'ı Kerim'de Ramazan Ayı Oruç İftar Orucun Keffareti İmsak Hangi Ayet ve Surelerde Geçer

Orucun Kefareti İle İlgili Ayetler
BAKARA SURESİ- (184) AYET:
Sayılı günler olarak (oruç size farz kılındı)! Fakat içinizden kim hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık (tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutsun)! Ona gücü yetmeyenlerin üzerine ise, (tutamadıkları her gün için) bir fakirin (bir günlük) yiyeceği kadar fidye (verme borcu) vardır. Buna rağmen kim gönlünden koparak bir hayır işlerse (daha fazla verirse), o takdirde bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla berâber bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

BAKARA SURESİ- (185) AYET:
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu göstermek ve hidâyet ile furkandan (hak ile bâtılı ayıran hükümlerden) apaçık deliller olmak üzere, Kur'an onda indirilmiştir.
Öyle ise içinizden kim o aya erişirse, artık onda oruç tutsun! Kim de hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık ( onun üzerine, tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutma borcu) vardır. Allah size kolaylık ister ve size zorluk istemez. İşte (bütün bunlar) sayıyı tamamlamanız ve sizi hidâyete erdirmesine mukâbil (tekbir getirerek) Allah'ı büyük tanımanız içindir; hem tâ ki şükredesiniz.

Ramazan Ayı İle İlgili Ayetler
BAKARA SURESİ- (185) AYET:
(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu göstermek ve hidâyet ile furkandan (hak ile bâtılı ayıran hükümlerden) apaçık deliller olmak üzere, Kur'an onda indirilmiştir.
Öyle ise içinizden kim o aya erişirse, artık onda oruç tutsun!
Kim de hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık ( onun üzerine, tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutma borcu) vardır.
Allah size kolaylık ister ve size zorluk istemez.
İşte (bütün bunlar) sayıyı tamamlamanız ve sizi hidâyete erdirmesine mukâbil (tekbir getirerek) Allah'ı büyük tanımanız içindir; hem tâ ki şükredesiniz.

İftar İle İlgili Ayetler
BAKARA SURESİ- (187) AYET:
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için (günahlardan koruyan) bir elbise, siz de onlar için bir elbise (gibi)siniz. Allah şübhesiz sizin, (oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmakla) nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi de tevbenizi kabûl etti ve sizi affetti. Artık şimdi (oruç gecesinde de) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdîr ettiğini isteyin! Ve fecrin beyaz ipliği, siyah iplikten size belli oluncaya (imsak vaktine) kadar yiyin, için; sonra da geceye (iftar vaktine) kadar orucu tamamlayın! Fakat siz mescidlerde i'tikâfta bulunan kimseler olduğunuzda, onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın!
Bunlar Allah'ın hudûdudur, sakın onlara yaklaşmayın! İşte Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar; tâ ki (günahlardan) sakınsınlar!

İmsak Vaktiyle İlgili Ayetler
BAKARA SURESİ- (187) AYET:
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için (günahlardan koruyan) bir elbise, siz de onlar için bir elbise (gibi)siniz. Allah şübhesiz sizin, (oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmakla) nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi de tevbenizi kabûl etti ve sizi affetti. Artık şimdi (oruç gecesinde de) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdîr ettiğini isteyin! Ve fecrin beyaz ipliği, siyah iplikten size belli oluncaya (imsak vaktine) kadar yiyin, için; sonra da geceye (iftar vaktine) kadar orucu tamamlayın! Fakat siz mescidlerde i'tikâfta bulunan kimseler olduğunuzda, onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın!
Bunlar Allah'ın hudûdudur, sakın onlara yaklaşmayın! İşte Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar; tâ ki (günahlardan) sakınsınlar!

Oruç İle İlgili Ayetler
BAKARA SURESİ - (183) Ayet: Ey İmân edenler! Sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, oruç tutmak (sizin de) üzerinize farz kılındı; tâ ki (günahlardan) sakınasınız.
BAKARA SURESİ- (187) AYET: Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için (günahlardan koruyan) bir elbise, siz de onlar için bir elbise (gibi)siniz. Allah şübhesiz sizin, (oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmakla) nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi de tevbenizi kabûl etti ve sizi affetti. Artık şimdi (oruç gecesinde de) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdîr ettiğini isteyin! Ve fecrin beyaz ipliği, siyah iplikten size belli oluncaya (imsak vaktine) kadar yiyin, için; sonra da geceye (iftar vaktine) kadar orucu tamamlayın! Fakat siz mescidlerde i'tikâfta bulunan kimseler olduğunuzda, onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın!
Bunlar Allah'ın hudûdudur, sakın onlara yaklaşmayın! İşte Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar; tâ ki (günahlardan) sakınsınlar!
BAKARA SURESİ- (196) AYET: Hac ve umreyi de Allah için tamamlayın! Fakat (başladığınız bu ibâdeti tamamlamaktan, herhangi bir şekilde) men olunursanız, artık (size) kolayınıza gelen bir kurban (borcu) vardır. O hâlde bu kurban yerine varıncaya (ve boğazlanıncaya) kadar başlarınızı tıraş etmeyin! Fakat içinizden kim hasta olur veya başında bir rahatsızlığı bulunur (da vaktinden önce tıraş olur)sa, bu taktirde (onun üzerine üç gün) oruç veya (altı fakiri doyuracak) sadaka veya kurbandan (biriyle) bir fidye (verme borcu) vardır. Fakat emniyete kavuştuğunuz zaman, artık kim hacca kadar umre ile faydalanırsa, o durumda (ona da) kolayına gelen bir kurban (kesme borcu) vardır. Buna rağmen kim de (kurbana güç) bulamazsa, artık (ona) hacda üç gün, döndüğünüz zaman da yedi (gün) oruç (tutma borcu) vardır. Bunlar tam on (gün)dür. Bu (hüküm), âilesi Mescid-i Harâm sâkinlerinden olmayan içindir. Artık Allah'dan sakının ve bilin ki, şübhesiz Allah, azâbı çok şiddetli olandır!
NİSÂ SURESİ- (92) AYET: Hem hatâ ile olması müstesnâ, bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olamaz! Kim bir mü'mini hatâ ile öldürürse, bunun üzerine (Allah'ın hakkı olarak) mü'min bir köle âzâd etmek ve (kulun hakkı olarak da, ölenin) âilesine teslim edilecek bir diyet (vermek borcu) vardır; ancak onların (o diyeti) bağışlaması müstesnâ!
Fakat (öldürülenin) kendisi mü'min olmakla berâber, size düşman olan (kâfir) bir kavimden ise, (öldüren için sâdece) mü'min bir köle âzâd etmek (mecburiyeti) vardır.
Bununla berâber (öldürülen) kendileriyle aranızda andlaşma bulunan bir kavimden ise, (öldüren için) artık (o ölenin mü'min veya gayr-ı müslim olduğuna bakmadan) âilesine teslim edilecek bir diyet (vermek) ve mü'min bir köle âzâd etmek (borcu) vardır.
Fakat kim (bunları) bulamazsa, artık Allah tarafından tevbe(sinin kabûlü) için iki ay ard arda oruç tutma (mecbûriyeti) vardır. Allah ise, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
MÂİDE SURESİ- (95) AYET: Ey İmân edenler! Siz ihramlı iken, av (hayvanların)ı öldürmeyin! Artık içinizden onu kasden öldüren kimseye, o taktirde Kâ'be'ye ulaşacak olan bir kurban olmak üzere öldürdüğünün mislinde sağmal hayvanlardan bir cezâ vardır ki, buna (bu avladığı hayvanın mislinin ne olacağına) içinizden adâletli iki kişi hüküm verir. Veya bir keffâret (gerekir) ki, ( o da) yoksulları doyurmak veya buna karşılık oruç tutmaktır; tâ ki (yaptığı) işinin vebâlini tatsın!
Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim tekrar yaparsa, artık Allah ondan intikam alır. Çünki Allah, Azîz (dâimâ üstün olan)dır, intikam sâhibidir.
TEVBE SURESİ- (112) AYET: (Bu va'de mazhar olanlar:) Tevbe edenler, ibâdet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten men edenler ve Allah'ın hudûdunu (ona riâyet ederek) muhâfaza edenlerdir. (Ey Habîbim!) O mü'minleri (cennetle) müjdele!
MERYEM SURESİ- (26) AYET: (Ve yine ona denildi ki:) ''Artık ye, iç ve gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görecek olursan (onlara): 'Doğrusu ben, Rahmân için (susma) oruc(u) adadım; bu yüzden bugün hiçbir insanla aslâ konuşmayacağım!' de!''
AHZÂB SURESİ- (35) AYET: Muhakkak ki Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, itâatkâr erkekler ve itâatkâr kadınlar, sâdık erkekler ve sâdık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah'a) gönülden bağlı (mütevâzi) olan erkekler ve (Allah'a) gönülden bağlı (mütevâzi) olan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; (işte) Allah bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır.
MÜCÂDELE SURESİ- (4) AYET: Fakat (buna imkân) bulamayan kimseye, o takdirde birbirleriyle temâs etmeden önce ard arda iki ay oruç (tutma mecbûriyeti vardır). Artık (buna da) güç yetiremeyen kimseye ise, (sabah-akşam) altmış fakiri doyurma (keffâreti vardır). Bu (hafifletici hükümler), Allah'a ve Resûlüne îmân etmeniz içindir. Bunlar, Allah'ın hudûdudur. (Bu hükümleri inkâr eden) kâfirler için ise, (pek) elemli bir azab vardır.
TAHRÎM SURESİ- (5) AYET: (Ey peygamber zevceleri!) Eğer (o) sizi boşarsa, olur ki Rabbi ona sizin yerinize, sizden daha hayırlı, Müslüman mü'mine, itâatkâr, tevbe eden, ibâdet eden, oruç tutan, dul ve bâkire zevceler verir.
Kullandığımız kaynak Kur'an'ı Kerim'dir.



Google+ Sayfamız

Yorum Yazın..!

Disqus Yorumları