1/13/2018

Yasin Suresi, Kuranın 36. Suresinin Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
Yasin Suresi, Kuranın 36. Suresinin Türkçesi Manası
Yasin Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Yasin Suresinin Türkçe Anlamı
1. ayet
Yasin.

2. ayet
Hikmetli Ku'ran'ın hakkı için!

3. ayet
Emin ol ki sen, o elçilikle gönderilen peygamberlerdensin!

4. ayet
Bir dosdoğru yol üzerindesin.

5. ayet
Güçlü ve çok merhametli Allah'ın peyderpey indirdiği vahyi ile.

6. ayet
Babaları uyarılmamış olup gaflet içinde olan bir topluluğu uyarasın (vehameti haber veresin) diye.

7. ayet
Andolsun ki, pek çoklarına karşı söz hak olmuştur da artık onlar imana gelmezler.

8. ayet
Çünkü Biz, onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz de onlar, çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.

9. ayet
Hem önlerinden bir set, hem arkalarından bir set çekmişiz ve kendilerini sarmışızdır; artık baksalar da görmezler.

10. ayet
Onları uyarsan da uyarmasan da farketmez, inanmazlar.

11. ayet
Sen ancak Kur'an'a uyan ve Rahman'dan gıyabında saygı besleyen kimseyi sakındırırsın; İşte onu, hem bir bağışlama hem de değerli bir mükafatla müjdele!

12. ayet
Gerçekten Biz. Biziz, ölüleri diriltiriz; önden gönderdiklerini ve bıraktıkları eserleri kitaba geçiririz. Zaten herşeyi açık bir kütükte "İmam-ı Mübin" de de ihsa (sayıp tesbit) etmişizdir.

13. ayet
Ve onlara o şehir halkını örnek ver. Hani oraya o gönderilen elçiler varmıştı.

14. ayet
Hani onlara o iki elçiyi göndermiştik de onları yalanladılar; Biz de bir üçüncüsüyle onları güçlendirdik, varıp: "Haberiniz olsun, biz sizlere gönderilmiş elçileriz." dediler.

15. ayet
"Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman hiç birşey indirmedi; siz sırf yalan söylüyorsunuz!" dediler.

16. ayet
Elçiler: "Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

17. ayet
Açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze (vazife) değildir!" dediler.

18. ayet
Onlar: "Doğrusu, biz sizi uğursuzluk nedeni saydık. Yemin ederiz ki, vazgeçmezseniz sizi hiç tınmadan taşlarız ve kesinlikle size bizden acıklı bir azap dokunur." dediler.

19. ayet
Elçiler: "Sizin uğursuzluk kuşunuz beraberinizdedir. Size öğüt verilse de öyle mi? Doğrusu siz israfı adet etmiş bir topluluksunuz." dediler.

20. ayet
o sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki: "Ey hemşerilerim, uyun o gönderilen elçilere!

21. ayet
Uyun sizden bir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar doğru yola ermişlerdir.

22. ayet
Hem neden kulluk etmeyeyim ben o beni yaratana, hep de döndürülüp O'na götürüleceksiniz!

23. ayet
Ben hiç O'ndan başka tanrılar mı edinirim? Eğer o Rahman, bana bir keder irade buyurursa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve beni kurtaramazlar.

24. ayet
Şüphesiz ben, o takdirde açık bir sapıklık içindeyimdir.

25. ayet
Haberiniz olsun ki, ben Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni!"

26. ayet
Denildi ki: "Haydi. gir cennete!" O: "Ah ne olurdu, kavmim bilseydi

27. ayet
Rabbimin beni bağışlamasını ve beni ikram olunan kullarından kıldığını."

28. ayet
Arkasından kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.

29. ayet
O sadece bir sayha (gürültü) oldu; hemen sönüverdiler.

30. ayet
Yazıklar olsun o kullara ki kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

31. ayet
Baksalar ya kendilerinden önce nice nesiller helak etmişiz. Onlar, hiç onlara dönüp gelmiyorlar (dünyaya bir daha dönmüyorlar).

32. ayet
Ancak hepsi toplanıp, bizim huzurumuza celbedilmişlerdir.

33. ayet
Hem ölü toprak onlara bir delildir. Biz ona hayat verdik ve onda taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.

34. ayet
Orada cennetler yaptık; hurma bahçeleri, üzüm bağları (daha neler) neler! İçlerinde pınarlar akıttık.

35. ayet
Ürününden ve kendi elleriyle elde ettikleri mamüllerinden yesinler diye; hala şükretmeyecekler mi?

36. ayet
Yüce ve münezzehtir o ki, herşeyden çiftler meydana getiriyor; yerin bitirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmeyecekleri neler, nelerden!

37. ayet
Gece de onlara bir delildir. Ondan gündüzü soyarız (çekip alırız), bir de bakarlar ki, karanlığa dalmışlar.

38. ayet
Güneş de (bir delildir ki) kendisine mahsus bir karargah için akıp gidiyor, işte bu, güçlü ve herşeyi bilen (Allah)ın takdiridir.

39. ayet
Aya da; ona da bir takım menziller tayin etmişizdir, nihayet dönmüş (dolanmış) eğri bir hurma dalı gibi olmuştur.

40. ayet
Ne güneşin Aya (yetişip) çatması kendisine (çarpması) yaraşır, ne de gece gündüzü geçer; herbiri birer felekte (yörüngede) yüzerler.

41. ayet
Onlara bir delil de o dolu gemide zürriyetlerini taşımamız;

42. ayet
ve kendilerine o gibisinden binecek şeyler yaratmamızdır.

43. ayet
Dilersek onları (suda) boğarız da o zaman onlara ne feryatçı vardır, ne de onlar kurtarılırlar.

44. ayet
Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.

45. ayet
Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekini ve arkanızdakini gözetip korunun ki rahmete erişeniz." denildiği zaman;

46. ayet
kendilerine Rablerinin ayetlerinden her hangi bir ayet de gelse, mutlaka ondan yüz çevire geldiler.

47. ayet
Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" denildiği zaman, o kafirler, iman edenler için şöyle dediler: "Allah'ın, dileseydi yiyecek verebileceği kimseyi biz hiç yedirir miyiz, siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?"

48. ayet
Ve: "Ne zaman bu tehdit , (gerçekleşek eğer) doğru (sözlü) iseniz." diyorlar.

49. ayet
(Ondan) sadece bir tek sayhaya bakıyorlar, bir sayha ki, onlar çekişip dururlarken kendilerini yakalayıverir.

50. ayet
o zaman bir tavsiyede bile bulunamazlar; ailelerine de dönemezler.

51. ayet
Sur üfrülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.

52. ayet
Eyvah başımıza gelenlere! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? O Rahmin'ın va'd buyurduğu işte buymuş. Gönderilen peygamberler doğru söylemişler derler.

53. ayet
Başka değil, sadece bir sayha olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.

54. ayet
Artık bugün hiç kimseye zerrece zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.

55. ayet
Gerçekten cennetlikler bugün bir eğlence içinde zevk etmektedirler.

56. ayet
Kendileri ve eşleri gölgelikler içinde koltuklar üzerinde kurulmuşlardır.

57. ayet
Onlara orada bir meyve vardır. Onlara orada ne isterlerse vardır.

58. ayet
Merhametli Rabbin kelamı bir "Selam" olacak.

59. ayet
Haydin ayrılın bugün ey suçlular!

60. ayet
Ey Adem oğulları, Ben size şeytana kulluk etmeyin, o size açık bir düşmandır, diye and vermedim mi?

61. ayet
Bana kulluk edin, doğru yol budur, diye.

62. ayet
Böyle, iken yüceliğime karşı o içinizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. O zaman sizin akıllarınız yok muydu?

63. ayet
İşte bu va'd olunup durduğunuz cehennem.

64. ayet
Bugün yaslanın bakalım ona inkar ettiğiniz için.

65. ayet
Bugün ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayaklar şahitlik eder.

66. ayet
Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler.

67. ayet
Yine dilesek kendilerini oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de dönebilirlerdi.

68. ayet
Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak yaratılışta onu tersine çeviri(p güçten düşürü)yoruz. Hala akıllanmayacaklar mı?

69. ayet
Biz ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da; o sadece bir öğüt ve parlak bir Kur'an'dır.

70. ayet
Diri olanı uyandırmak, nankörlere de o azap sözünün gerekmesi için.

71. ayet
Şunu da görmediler mi: Biz onlar için ellerimizin yaptıklarından bir takım yumuşak hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.

72. ayet
Onları kendilerine zebun etmişiz de hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.

73. ayet
Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hala şükretmeyecekler mi?

74. ayet
Tuttular bir de Allah'tan başka bir takım ilahlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.

75. ayet
Onların onlara yardıma güçleri yetmez; onlar ise onlar (tanrılar) için celbolunan askerlerdir.

76. ayet
O halde onların lakırdıları seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz dışlarını da.

77. ayet
İnsan görmüyor mu ki, Biz onu bir nutfeden yarattık da şimdi o çeneli bir çekişgen kesildi.

78. ayet
Yaratılışını unutarak Bize bir de mesel (örnek) fırlattı: "Çürümüşken o kemikleri kim diriltir?" dedi.

79. ayet
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltir ve o yaratmanın her türlüsünü bilir."

80. ayet
O ki size yeşil ağaçtan bir ateş çıkarmasını sağladı da şimdi siz ondan tutuşturup duruyorsunuz.

81. ayet
Gökleri ve yeri yaratan onlar gibisini yaratmaya kadir değil midir? Elbette kadirdir. Yaratan O, her şeyi bilen O!

82. ayet
O'nun emri, birşeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da oluverir.

83. ayet
Artık tesbih edilmez mi öyle herşeyin hükümranlığı elinde bulunan yüce Allah! Hep de döndürülüp O'na götürüleceksiniz.

Kur'an-ı Kerim'in 36. suresi Yasin Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder