1/21/2018

Vakıa Suresi, Kuranın 56. Suresinin Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
Vakıa Suresi, Kuranın 56. Suresinin Türkçesi Manası
Vakıa Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Vakıa Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 56. Suresi
1. ayet
o vakıa (kıyamet) bir koptu mu,

2. ayet
onun oluşuna yalan diyen dil olmaz.

3. ayet
İndirir, bindirir.

4. ayet
Yer şiddetle sarsıldığı.

5. ayet
dağlar serpildikçe serpildiği,

6. ayet
hepsi dağılıp toz duman haline geldiği,

7. ayet
siz de üç sınıf olduğunuz zaman,

8. ayet
ki, sağda sağın adamları, ne mutludur onlar!

9. ayet
Solda solun adamları, ne mutsuzdur onlar!

10. ayet
önde, en öne geçenler, işte o ileride olanlar!

11. ayet
(11-12) Naim cennetlerinde (Allah'a) yakın olanlardır.

12. ayet
(11-12) Naim cennetlerinde (Allah'a) yakın olanlardır.

13. ayet
Çoğu öncekilerden,

14. ayet
biraz da sonrakilerden,

15. ayet
cevherlerle işlenmiş tahtlar üstünde,

16. ayet
karşı karşıya kurulmuşlar.

17. ayet
Etraflarında taze kalan küpeli genç hizmetçiler dolaşırlar.

18. ayet
Main'den doldurulmuş küpler, ibrikler ve kadehlere,

19. ayet
bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.

20. ayet
Meyve beğendiklerinden,

21. ayet
kuş eti istediklerinden,

22. ayet
iri gözlü huriler,

23. ayet
saklı inciler gibi,

24. ayet
işledikleri amellere mükafat için.

25. ayet
Orada ne boş bir laf işitirler, ne de günaha sokan bir söz.

26. ayet
Tek işittikleri söz: "Selam, selam!"

27. ayet
Sağın adamları ise, ne sağın adamları!

28. ayet
Dalbastı kirazlar,

29. ayet
salkım muzlar içinde,

30. ayet
uzamış bir gölge,

31. ayet
çağlayan bir su,

32. ayet
bir çok meyve,

33. ayet
(ki) bunlar ne eksilir, ne de yasaklanırlar,

34. ayet
yüksek döşekler (üstündedirler).

35. ayet
Biz onları yeniden inşa etmişizdir,

36. ayet
onları bakire kılmışızdır,

37. ayet
kocalarını çok seven aynı yaşta,

38. ayet
sağın adamları için.

39. ayet
Bir çoğu önceki (ümmet)lerden,

40. ayet
bir çoğu da sonrakilerdendir.

41. ayet
Solun adamları ise, ne solun adamları!

42. ayet
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,

43. ayet
kapkara boğucu dumandan bir gölge,

44. ayet
ne serin, ne de rahatlatıcı!

45. ayet
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde keyiflerine düşkün şımarık müsriflerdi.

46. ayet
Büyük günahda ısrar ediyorlardı;

47. ayet
ve diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, gerçekten biz mi bir daha diriltileceğiz?

48. ayet
Önceki atalarımız da mı?"

49. ayet
De ki: "Muhakkak. Öncekilerin ve sonrakilerin tümü,

50. ayet
belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır!"

51. ayet
Sonra siz, ey sapık inkarcılar,

52. ayet
mutlaka bir ağaçtan, zakkumdan yersiniz,

53. ayet
karınlarınızı onunla doldurursunuz,

54. ayet
üstüne de kaynar su içersiniz,

55. ayet
susuzluk illetine tutulmuş kanmak bilmeyen develerin içişi gibi içersiniz.

56. ayet
İşte ceza gününde onların konuklukları (ağırlanışları) böyledir!

57. ayet
Sizi Biz yarattık, hala tasdik etmeyecek misiniz?

58. ayet
Şimdi gördünüz mü o döktüğünüz meniyi?

59. ayet
Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?

60. ayet
Aranızda ölümü Biz takdir ettik ve Bizim önümüze geçilmez.

61. ayet
Kılıklarınızı değiştirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışta var etmek üzereyiz.

62. ayet
Muhakkak ilk yaratılışı biliyorsunuz. O halde düşünsenize!

63. ayet
Şimdi gördünüz mü o ektiğiniz tohumu?

64. ayet
Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz?

65. ayet
Dilesek onları elbette bir çöpe çevirirdik de ağzınızda şöyle geveler dururdunuz:

66. ayet
"Muhakkak biz çok ziyandayız.

67. ayet
doğrusu büsbütün mahrum olduk!"

68. ayet
şimdi gördünüz mü o içtiğiniz suyu?

69. ayet
Buluttan onu siz mi indiriyordunuz. yoksa Biz miyiz indiren?

70. ayet
Dileseydik onu acı bir çorak yapardık. O halde şükretseniz ya!

71. ayet
Bir de o çaktığınız ateşi gördünüz mü?

72. ayet
Onun ağacını siz mi inşa ettiniz, yoksa Biz miyiz inşa eden?

73. ayet
Biz onu hem bir ihtar, hem de alandaki muhtaçlara (çöl yolcularına) faydalı kıldık;

74. ayet
O halde Rabbini o büyük adıyla tesbih et!

75. ayet
Artık yok, yıldızların yerlerine yemin ederim;

76. ayet
bilseniz o, gerçekten çok büyük bir yemindir.

77. ayet
Ki bu, hakikaten çok değerli bir Kur'an'dır.

78. ayet
Korunan bir Kitapta;

79. ayet
ona tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez;

80. ayet
Alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir!

81. ayet
Şimdi bu kelama siz yağ mı süreceksiniz?

82. ayet
Ve rızkınızı tekzibiniz (nasibinizi yalanlamanızdan ibaret) mi kılacaksınız?

83. ayet
O halde can boğaza geldiği vakit,

84. ayet
ki o zaman bakar durursunuz,

85. ayet
Biz ise ona sizden daha yakınızdır, fakat siz göremezsiniz!

86. ayet
(86-87) Haydi, eğer dine boyun eğmeyecek, ceza çekmeyecek iseniz, çevirsenize o canı geri, iddianızda doğru iseniz!

87. ayet
(86-87) Haydi, eğer dine boyun eğmeyecek, ceza çekmeyecek iseniz, çevirsenize o canı geri, iddianızda doğru iseniz!

88. ayet
Ama o (can çekişen kişi) Allah'a yakın olanlardan ise,

89. ayet
(ona) ravh (rahmet, ferahlık, daimi bir hayat), güzel bir rızık ve Naim cenneti vardır.

90. ayet
Eğer sağın adamlarından ise,

91. ayet
artık selam sana, sağın adamlarından.

92. ayet
Ama o yalanlayan sapıklardan ise,

93. ayet
muhakkak konukluğu kaynar su

94. ayet
ve yaslanacağı cehennemdir!

95. ayet
Kesin gerçek budur işte!

96. ayet
Haydi Rabbini büyük ismiyle tesbih et!

Kur'an-ı Kerim'in 56. suresi Vakıa Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Vakıaeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder