1/16/2018

Saffat Suresi, Kuranın 37. Suresinin Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
Saffat Suresi, Kuranın 37. Suresinin Türkçesi Manası
Saffat Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Saffat Suresinin Türkçe Anlamı

1. ayet
Andolsun o kuvvetlere, o saf bağlayıp duranlara.

2. ayet
o haykırıp da sürenlere

3. ayet
ve o yolda (Allah'ın) uyarı(sını) okuyanlara ki,

4. ayet
ilahınız birdir sizin.

5. ayet
Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbi ve bütün doğuların Rabbidir.

6. ayet
Bakınız Biz o dünya göğünü (yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla donattık.

7. ayet
İtaata yanaşmaz her şeytandan koruduk.

8. ayet
(8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.

9. ayet
(8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.

10. ayet
Ancak bir çalıp çarpan (olursa), onunda peşine delip geçen bir ateş takılır.

11. ayet
Şimdi sor onlara: "Yaratılışça kendileri mi daha çetin, yoksa Bizim yarattıklarımız mı?" Biz kendilerini cıvık bir çamurdan yarattık.

12. ayet
Fakat sen hayrettesin, onlar ise alay ediyorlar.

13. ayet
Uyarıldıklarında da düşünmüyorlar.

14. ayet
Bir mucize gördükleri zaman da alaya alıyorlar.

15. ayet
Ve diyorlar ki: "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir.

16. ayet
Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecek mişiz?

17. ayet
Önceki atalarımız da mı?"

18. ayet
Deki: "Evet! Hem de çok aşağılanmış olarak!"

19. ayet
Çünkü o zorlu bir kumandadan ibarettir ki, hemen gözleri açılıverir.

20. ayet
"Eyvah bizlere! Bu o ceza günüdür." derler.

21. ayet
İşte bu, o sizin yalan dediğiniz ayırt etme günüdür.

22. ayet
(22-23-24) O zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplayın mahşere, toplayın da götürün onları Sırat'a, cehennem köprüsüne doğru ve tutuklayın onları çünkü sorguya çekilecekler.

23. ayet
(22-23-24) O zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplayın mahşere, toplayın da götürün onları Sırat'a, cehennem köprüsüne doğru ve tutuklayın onları çünkü sorguya çekilecekler.

24. ayet
(22-23-24) O zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplayın mahşere, toplayın da götürün onları Sırat'a, cehennem köprüsüne doğru ve tutuklayın onları çünkü sorguya çekilecekler.

25. ayet
Ne oldu sizlere yardımlaşmıyorsunuz?

26. ayet
Hayır bugün onlar teslim olmuşlardır.

27. ayet
Birbirlerine dönmüş soruşuyorlar:

28. ayet
Siz bize sağdan gelir alaka gösterip dururdunuz (aldatırdınız,) derler.

29. ayet
(Bunlar da): "Hayır, siz inanmamıştınız,

30. ayet
bizim size karşı zorlayacak bir gücümüz de yoktu; fakat siz azmış bir kavimdiniz;

31. ayet
onun için üzerimize Rabbimizin sözü hak oldu. Muhakkak hepimiz tadacağız;

32. ayet
evet biz sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık!"

33. ayet
O halde hepsi o gün azapta ortaktırlar.

34. ayet
İşte Biz suçlulara böyle yaparız.

35. ayet
Çünkü onlar kendilerine: "Allah'tan başka ilah yoktur." denildiği zaman kafa tutuyorlardı.

36. ayet
Ve "Biz hiç deli bir şair için ilahlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.

37. ayet
Hayır, o hak ile geldi ve bütün peygamberleri doğruladı.

38. ayet
Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.

39. ayet
Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.

40. ayet
Ancak Allah'ın ihlasa mazhar kılınmış kulları müstesnadır.

41. ayet
İşte onlar için belli bir rızık vardır.

42. ayet
Meyveler vardır. Onlara daima ikram edilir.

43. ayet
Naim cennetlerinde.

44. ayet
Karşılıklı tahtlar üzerinde.

45. ayet
Akan kaynaktan dolu kadehlerle kendilerine pırlanılır (sunulur).

46. ayet
Bembeyaz, içenler için lezzetli.

47. ayet
Onda ne bir zarar vardır ne de başlarına vurur.

48. ayet
Yanlarında bakışlarını kendilerinden ayırmayan iri gözlü dilberler.

49. ayet
Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurtalar gibidirler.

50. ayet
Derken birbirlerine dönmüş soruşuyorlar.

51. ayet
İçlerinden bir sözcü: "Benim bir arkadaşım vardı."

52. ayet
Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?

53. ayet
Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman gerçekten biz cezalanacak mıyız?"

54. ayet
Nasıl bir bakıştırır mısınız (seyretmek ister misiniz)? der.

55. ayet
Derken bakmış, onu cehennemin ta ortasında görmüş.

56. ayet
Vallahi doğrusu sen az daha beni helak edecektin! der.

57. ayet
Rabbimin nimeti olmasaydı ben de buraya celbedilmişlerden olacaktım.

58. ayet
(58-59) Nasılmış bak? Biz ilk ölümümüzden başka ölecek değiliz ve biz azaba uğrayacak da değiliz.

59. ayet
(58-59) Nasılmış bak? Biz ilk ölümümüzden başka ölecek değiliz ve biz azaba uğrayacak da değiliz.

60. ayet
İşte bu, hiç şüphesiz o büyük murat, büyük bir kurtuluştur.

61. ayet
Böyle bir murat için çalışsın çalışan erler.

62. ayet
Nasıl, konmak için bu mu hayırlı yoksa o zakkum ağacı mı?

63. ayet
Biz onu zalimler için bir fitne kılmışızdır.

64. ayet
O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.

65. ayet
Tomurcukları şeytanların başları gibidir.

66. ayet
Mutlaka onlar ondan yiyeceklerdir; yiyecekler de ondan karınlarını dolduracaklardır.

67. ayet
Sonra onların üzerine kaynar sudan bir haşlamaları vardır.

68. ayet
Sonra da dönüşleri şüphesiz cehennemedir.

69. ayet
Çünkü onlar babalarını sapıklık içinde buldular.

70. ayet
Şimdi de onların izlerince koşturuyorlar.

71. ayet
Gerçekten onlardan önce eskilerin çoğu sapıklıkta idiler.

72. ayet
Andolsun ki, içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik,

73. ayet
Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?

74. ayet
Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.

75. ayet
Andolsun ki, Nuh Bize seslenmişti. Biz de gerçekten ne güzel icabet edenleriz!

76. ayet
hem onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

77. ayet
Hem onun neslini sürekli kalanlar kıldık.

78. ayet
Hem de sonradan gelenler içinde namını bıraktık.

79. ayet
Bütün alemler içinde Nuh'a selam!

80. ayet
İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

81. ayet
Çünkü o Bizim mü'min kullarımızdandı.

82. ayet
Sonra da diğerlerini suda boğduk.

83. ayet
Şüphesiz İbrahim de onun kolundandı.

84. ayet
Çünkü Rabbine tertemiz bir kalb ile geldi;

85. ayet
çünkü babasına ve kavmine şöyle dedi: "Siz nelere tapıyorsunuz?

86. ayet
Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilahlar istiyorsunuz?

87. ayet
Siz alemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"

88. ayet
Derken yıldızlara bir göz attı:

89. ayet
Ben hastayım dedi.

90. ayet
O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.

91. ayet
Derken bir kurnazlıkta onların ilahlarına vardı da "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.

92. ayet
(92-93) "Neyiniz var konuşmuyorsunuz?" diyerek yaklaşıp onlara kuvvetli bir darbe indirdi.

93. ayet
(92-93) "Neyiniz var konuşmuyorsunuz?" diyerek yaklaşıp onlara kuvvetli bir darbe indirdi.

94. ayet
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler.

95. ayet
A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? dedi.

96. ayet
Halbuki sizi ve yaptıklarınızı Allah yarattı.

97. ayet
Haydi, bunun için bir bina yapın ve bunu ateşe atın! dediler.

98. ayet
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de tuttuk kendilerini daha alçak (bir duruma) düşürdük.

99. ayet
Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, O bana yolunu gösterir.

100. ayet
Rabbim, bana iyilerden (bir evlat) ihsan et!"

101. ayet
Biz de ona uslu bir oğul müjdeledik.

102. ayet
(Oğlu) yanında koşma çağına gelince: "Yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün?" dedi. (Çocuk da): "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap! Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın!" dedi.

103. ayet
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde (Allah'a) teslim oldular, (İbrahim) onu tuttu şakağına yıktı (şakağı üzerine yatırdı).

104. ayet
Ve ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim!

105. ayet
Rüyaya gerçekten sadakat gösterdin, işte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız."

106. ayet
Şüphesiz ki bu apaçık ve kesin bir imtihandı, dedik.

107. ayet
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.

108. ayet
Sonradan gelenler içinde kendisine iyi bir nam bıraktık.

109. ayet
Selam İbrahim'e!

110. ayet
İşte iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.

111. ayet
Çünkü o Bizim mü'min kullarımızdandı.

112. ayet
Bir de onu salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak ile müjdeledik.

113. ayet
Hem ona hem İshak'a bereketler verdik, ikisinin neslinden de hem güzel davrananlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.

114. ayet
Andolsun ki, Musa ile Harun'u da minnettar ettik.

115. ayet
Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık,

116. ayet
hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.

117. ayet
Hem kendilerine o belli Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

118. ayet
Kendilerini doğru yola çıkardık.

119. ayet
Sonrakiler içinde namlarına şunu bıraktık:

120. ayet
Selam Musa ile Harun'a!

121. ayet
İşte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

122. ayet
Çünkü ikisi de Bizim mü'min kullarımızdandı.

123. ayet
Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.

124. ayet
Kavmine şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?

125. ayet
O en güzel yaratanı bırakıp da Ba'le mi yalvarıyorsunuz?

126. ayet
Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı" demişti.

127. ayet
O zaman onu yalanladılar. Şüphesiz ki onlar da (cehenneme atılmak üzere) hazır bulunduruldular.

128. ayet
Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.

129. ayet
O'na da sonrakiler içinde şunu bıraktık:

130. ayet
Selam İlyas'a!

131. ayet
İşte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

132. ayet
Çünkü o Bizim mü'min kutlarımızdandı.

133. ayet
Şüphesiz Lut da gönderilen peygamberlerdendir.

134. ayet
Onu ve bütün ailesini kurtardık;

135. ayet
geride batanlar arasında kalan bir kadın hariç.

136. ayet
Sonra diğerlerini yerle bir ettik.

137. ayet
Ve siz sabahları onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz,

138. ayet
geceleyin de; hala akıl edip düşünmez misiniz?

139. ayet
Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.

140. ayet
Hani bir vakit dolu gemiye kaç(ıp sığın)mıştı,

141. ayet
kur'a çekişmişti de (gemiden) kaydırılanlardan olmuştu.

142. ayet
Derken (denize atıldı ve) kendisini balık yuttu. Pişmandı.

143. ayet
Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı,

144. ayet
muhakkak diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.

145. ayet
Hemen Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık,

146. ayet
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

147. ayet
Ve onu (Yunus'u) yüz bin insana peygamber olarak gönderdik ve hatta artıyorlardı.

148. ayet
O zaman iman ettiler de onları bir zamana kadar yararlandırdık.

149. ayet
Şimdi sor o seninkilere: "Kızlar Rabbine, oğullar onlara öyle mi?

150. ayet
Yoksa Biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?"

151. ayet
Ha!.. Onlar şüphesiz uydurdukları iftiralardan dolayı;

152. ayet
Allah doğurdu, derler. Ve bunlar gerçekten yalancıdırlar.

153. ayet
(Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?

154. ayet
Nah sizlere! Nasıl hükmediyorsunuz?

155. ayet
Hiç mi düşünmezsiniz

156. ayet
Yoksa sizin için açık bir ferman mı var ?

157. ayet
O halde getirin kitabınızı doğru söylüyorsanız?

158. ayet
Bir de Allah ile cinler arasında bir soy bağı uydurdular. Andolsun cinler bilirler ki onlar huzura celbedileceklerdir.

159. ayet
Allah onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.

160. ayet
Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.

161. ayet
Çünkü siz ve taptıklarınız,

162. ayet
Allah'a karşı kimseyi baştan çıkaramazsınız,

163. ayet
Cehenneme saldıran kimseden başkasını.

164. ayet
(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır.

165. ayet
Elbette biziz o saf saf dizilenler, biziz ;

166. ayet
elbette biziz o tesbih edenler, biziz." Derler

167. ayet
Ve gerçek (şu ki, daha) önce şöyle diyorlardı:

168. ayet
Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı,

169. ayet
herhalde Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."

170. ayet
Fakat şimdi O'nu inkar ettiler, artık ileride bilecekler.

171. ayet
Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir:

172. ayet
Onlar (var ya), elbette onlar muhakkak muzaffer olacaklardır.

173. ayet
Ve elbette Bizim askerlerimiz mutlaka onlar galip geleceklerdir.

174. ayet
Onun için bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

175. ayet
Gör onları(n akibeti ne olacak! Onlar da) yakında göreceklerdir.

176. ayet
Ve şimdi onlar. Bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?

177. ayet
Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman o acı haber verilenlerin sabahı ne fenadır!

178. ayet
Yine sen bir süreye kadar onlardan yüz çevir;

179. ayet
gör (ne olacak akibetleri. Onlar da) yakında göreceklerdir.

180. ayet
Güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların isnat ettikleri vasıflardan münezzehtir.

181. ayet
Selam tüm peygamberlere!

182. ayet
Ve hamd alemlerin Rabbi Allah'a!

Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi Saffat Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder