1/20/2018

Duhan Suresi, Kuranın 44. Suresinin Türkçesi Manası

  Hiç yorum yok
Duhan Suresi, Kuranın 44. Suresinin Türkçesi Manası
Duhan Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile adı geçen peygamberler işaret edilenler kavimler sakınılması gerekenler öğütler yazılanlar sayfamızdadır.

Duhan Suresinin Türkçe Anlamı, Kuran'ın 44. Suresi
1. ayet
Ha, Mim.

2. ayet
Apaçık Kitab hakkı için,

3. ayet
Biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik; çünkü Biz uyarıcı gönderiyorduk.

4. ayet
Bir gece ki, her hikmetli iş onda ayırt edilir.

5. ayet
Tarafımızdan (gelen) emir; çünkü Biz peygamber gönderiyorduk,

6. ayet
Rabbinden bir rahmet olarak; gerçekten O öyle işiten, öyle bilendir.

7. ayet
O, göklerin, yerin ve bütün aralarındakilerin Rabbidir, kesin inanıyorsanız.

8. ayet
O'ndan başka tanrı yoktur. Hem diriltir, hem de öldürür; hem sizin Rabbiniz, hem de önceki atalarınızın Rabbidir.

9. ayet
Fakat onlar şüphe içinde oynuyorlar.

10. ayet
O halde o göğün açık bir duman ile geleceği günü gözetle

11. ayet
ki insanları saracaktır; bu acı bir azaptır.

12. ayet
"Ey Rabbimiz, bizden bu azabı aç; çünkü biz inanıyoruz." diyecekler.

13. ayet
Onlara düşünmek, ibret almak nerede? Kendilerine apaçık anlatan bir peygamber geldi de,

14. ayet
sonra ondan döndüler. "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.

15. ayet
Biz o azabı biraz açacağız, fakat siz yine (eski halinize) döneceksiniz.

16. ayet
Ama (kendilerini) o büyük şiddetle sıkıvereceğimiz gün, muhakkak Biz intikam alacağız.

17. ayet
Andolsun ki, onlardan önce Firavun'un kavmini fitneye düşürdük; onlara da şöyle söyleyen değerli bir peygamber gelmişti:

18. ayet
Allah'ın kullarını bana teslim edin; çünkü ben size (gönderilen) güvenilir bir peygamberim.

19. ayet
ve Allah'a karşı baş kaldırmayın; çünkü ben size açık bir delil ile geliyorum.

20. ayet
ve haberiniz olsun ki ben, sizin beni taşlamanızdan Rabbim ve Rabbinize sığınmışımdır.

21. ayet
Eğer bana iman etmezseniz, bari ben(im çevrem)den çekilin!"

22. ayet
Sonra: "Bak bunlar suçlu bir kavimdir!" diyerek Rabbine dua etti.

23. ayet
(Rabbi): "Hemen kullarımı geceleyin yürüt, çünkü siz takip edileceksiniz.

24. ayet
Denizi açık bırak, Çünkü onlar ordu halinde gelip boğulacaklar." buyurdu.

25. ayet
(onlar) neler bırakmışlardı; ne bahçeler; ne pınarlar;

26. ayet
ne çiftlikler, ne güzel makam

27. ayet
ve içinde sefa sürdükleri ne nimet ve refah..

28. ayet
Evet öyle (oldu) ve onları hep başka bir topluluğa miras kıldık!

29. ayet
Sonuçta ne gök ağladı üzerlerine, ne yer; ne de kendilerine bir mühlet verildi.

30. ayet
Andolsun ki, İsrail oğullarını o horlayıcı azaptan kurtarmıştık

31. ayet
Firavun'dan, çünkü o haddi aşanlardan bir üstündü.

32. ayet
Andolsun ki Biz onları bilerek bütün milletler üzerine seçip tercih etmiştik.

33. ayet
Ve onlara mucizelerden içinde apaçık bir imtihan bulunan nimetler vermiştik.

34. ayet
Fakat şu (beriki) kafirler diyorlar ki:

35. ayet
"ilk ölümümüzden başka birşey yoktur. Biz yeniden diriltilecek değiliz.

36. ayet
Haydi getirin babalarımızı, doğru (söyleyen kimseler) iseniz."

37. ayet
Onlar mı hayırlı, yoksa Tubba kavmi ve onlardan öncekiler mi? Onların hepsini helak ettik, çünkü suçlu idiler.

38. ayet
Biz gökleri, yeri ve aralarındakileri oyunculukla yaratmadık.

39. ayet
ikisini de ancak hak ve hikmetle yarattık. Fakat pek çokları bilmezler.

40. ayet
Haberiniz olsun ki, o ayırım günü hepinizin belirlenmiş vaktidir.

41. ayet
O gün yarın yara, dostun dosta hiçbir faydası olmaz ve bir taraftan yardım da görmezler.

42. ayet
Ancak Allah'ın rahmetiyle yarlığadığı (merhamet ettiği) başka. Çünkü O, öyle güçlü, öyle merhametlidir.

43. ayet
şüphesiz zakkum ağacı,

44. ayet
Çok vebal yüklenenin yemeğidir.

45. ayet
Pota gibi karınlarında kaynar,

46. ayet
Kaynar suyun kaynaması gibi.

47. ayet
Onu tutun da yaka paça, doğru cehennemin ortasına sürükleyin.

48. ayet
Sonra da başına kaynar su azabından dökün.

49. ayet
Tat bakalım (azabı)! Çünkü sen çok güçlü ve şerefli idin, deyin.

50. ayet
İşte o sizin şüphe ve mücadele edip durduğunuz şey budur.

51. ayet
Kötülükten sakınanlar (müttakiler) elbette emin bir makamdadırlar;

52. ayet
cennetlerde, pınar başlarında,

53. ayet
ince ve kalın ipekten elbiseler giyerek karşı karşıya (otururlar).

54. ayet
Evet böyle (olacak); hem onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

55. ayet
Orada güvenler içinde her çeşit yemişi isteyip getirtirler.

56. ayet
ilk ölümden başka ölüm tatmazlar, (Allah) onları o cehennem azabından korumuştur.

57. ayet
(Bunların) hepsi Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir), işte budur ancak büyük kurtuluş.

58. ayet
Biz onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, gerek ki iyi düşünsünler.

59. ayet
O halde gözet, çünkü onlar da gözetiyorlar.

Kur'an-ı Kerim'in 44. suresi Duhan Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Duhaneleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder