12/19/2017

Hicr Suresinin Türkçesi

  Hiç yorum yok
Hicr Suresinin Türkçesi
Hicr Suresi'ndeki bütün Ayetlerde Türkçe anlamı manası ile hangi peygamberlerden bahsedilmiş hangi öğütler verilmiş, nelerden sakınılması gerektiği söylenmiş, Neler yasaklanmış neler anlatılmış hepsi sayfamızdadır.

Hicr Suresinin Türkçe Manası
1. ayet
Elif, Lam, Ra. Bunlar işte sana Kitabın ve gerçekleri açıklayan bir Kur'an'ın ayetleridir.

2. ayet
Bir zaman gelecek, küfredenler, müslüman olsaydılar diye arzu çekecekler.

3. ayet
Bırak onları, yesinler, içsinler, keyif sürsünler ve emel kendilerini oyalasın; sonra bilecekler!

4. ayet
Biz, hiçbir memleketi herhalde bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.

5. ayet
Hiçbir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.

6. ayet
Bir de Onlar: "Ey kendisine kitap indirilmiş olan, sen mutlaka delisin!

7. ayet
Eğer doğru söyleyenlerden isen, getirsene o melekleri bize!" dediler.

8. ayet
Biz, o melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman, onlara göz açtırılmaz.

9. ayet
Şüphe yok ki, o Kur'an'ı Biz indirdik. Biz; her halde onu muhafaza da edeceğiz!

10. ayet
Yüceliğime andolsun ki, senden önce, geçmiş topluluklar içinden de peygamberler gönderdik.

11. ayet
Ve onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki, onunla alay ediyor olmasınlar.

12. ayet
Biz böylece suçluların kalplerine sokarız onu.

13. ayet
Geçmiş milletlerin başına gelenler önlerinde geçmişken yine de ona iman etmezler.

14. ve 15. ayet
(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalardı: "Herhalde gözlerimiz döndürüldü; belki de biz büyüye tutulmuş bir topluluğuz." diyeceklerdi.

14. ve 15. ayet
(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalardı: "Herhalde gözlerimiz döndürüldü; belki de biz büyüye tutulmuş bir topluluğuz." diyeceklerdi.

16. ayet
Şanım hakkı için biz, gökte burçlar yaptık ve onu seyredenler için süsledik.

17. ayet
Bir de onu lanetlenmiş her şeytandan koruduk.

18. ayet
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir alev takip etmektedir.

19. ayet
Yeri de döşeyip yaydık, ona ağır baskılar bıraktık ve onda ölçülü herşeyden bitirdik.

20. ayet
Orada size ve sizin rızıklarını vermediğiniz kimselere geçim yolları sağladık.

21. ayet
Hazineleri, Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Fakat Biz onu, ancak belirli bir ölçü ile indiririz.

22. ayet
Bir de aşılayıcı rüzgarlar gönderdik de gökten bir su indirip sizi onunla suladık. Onu depolarda tutan da siz değilsiniz.

23. ayet
Her halde Biz, kesinlikle hem hayat verir, hem öldürürüz. Hepsine varis de Biziz.

24. ayet
Andolsun ki içinizden öne geçmek isteyenleri de geri kalmak isteyenleri de bilmekteyiz.

25. ayet
Muhakkak Rabbin onları hep toplayacaktır. Gerçekten O, hikmet sahibidir, herşeyi bilendir.

26. ayet
Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık.

27. ayet
Cini ise, daha önce zehirleyici şiddetli ateşten yaratmıştık.

28. ayet
Ve düşün o vakti ki, Rabbin meleklere: "Ben, kuru bir çamurdan biçimlendirilmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.

29. ayet
Bunun için, Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanın!"

30. ayet
Bunun üzerine bütün melekler hep birden secde ettiler.

31. ayet
Ancak iblis, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.

32. ayet
Allah: "Ey iblis, sen neden secde edenlerle beraber olmadın?" dedi.

33. ayet
İblis: "Benim, kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmem olacak şey değildir!" dedi.

34. ayet
Allah: "O halde çık oradan; çünkü sen, artık kovulmuşsundur!

35. ayet
Ve bu lanet ceza gününe kadar üzerindedir." dedi.

36. ayet
İblis: "Ey Rabbim, öyle ise, bana onların kabirlerinden kaldırılacakları güne kadar mühlet ver!" dedi.

37. ve 38. ayet
(37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.

37. ve 38. ayet
(37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.

39. ayet
İblis: "Ey Rabbim, beni azdırmana karşılık yemin ederim ki, kesinlikle ben yeryüzünde onlar için tezyinat yapacağım ve hepsini azdıracağım!

40. ayet
Ancak içlerinden ihlasa erdirilen kulların hariç!" dedi.

41. ayet
Allah: "Bu, 'Garanti ederim.' dosdoğru bir cadde." dedi.

42. ayet
Gerçekten senin, benim o kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur; ancak, azgınlardan sana uyanlar bunların dışındadır.

43. ayet
Kesinlikle bunların topuna va'dedilen yer, cehennemdir.

44. ayet
Onun yedi kapısı vardır. Her kapıya, onlardan bir grup ayrılmıştır.

45. ayet
Elbette takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlar içinde olacaklardır.

46. ayet
"Rahatlık ve güvenlik içinde girin onlara!"

47. ayet
Sinelerindeki kinleri soymuşuzdur, köşkler üzerinde kardeşler olarak karşı karşıya oturacaklardır.

48. ayet
Orada kendilerine hiçbir zahmet dokunmaz; onlar, oradan çıkarılacak da değillerdir.

49. ayet
Kullarıma haber ver, benim gerçekten çok bağışlayan ve merhamet eden olduğumu;

50. ayet
bununla birlikte azabım da acı bir azaptır.

51. ayet
Bir de onlara, İbrahim'in misafirlerinden sözet!

52. ayet
Onlar, onun yanına girdiklerinde "Selam!" dediler. İbrahim: "Biz gerçekten sizden korkuyoruz!" dedi.

53. ayet
Onlar: "Korkma, sana ilim sahibi bir oğul müjdeliyoruz." dediler.

54. ayet
İbrahim: "Beni mi müjdelediniz, bana ihtiyarlık gelip çatmışken artık beni neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" dedi.

55. ayet
Onlar: "Biz seni gerçek şeyle müjdeledik; onun için ümidini kesenlerden olma!" dedi.

56. ayet
İbrahim: "Rabbimin rahmetinden sapıklığa düşenlerden başka kim ümidini keser?" dedi.

57. ayet
Ey elçiler, bunun ardından göreviniz nedir? diye sordu.

58. ayet
Onlar: "Haberin olsun, biz suçlu bir topluluğa gönderildik.

59. ayet
Ancak, Lut ailesi başka; biz onların hepsini kesinlikle kurtaracağız.

60. ayet
Yalnız karısı hakkında karar verdik; O, muhakkak kalacaklardandır.

61. ayet
Elçiler Lut ailesine geldikleri zaman,

62. ayet
Lut: "Siz, gerçekten ürkülecek bir topluluksunuz." dedi.

63. ayet
Onlar: "Hayır, biz sana onların şüphe edip durduklarını getirdik.

64. ayet
Sana gerçekle geldik, emin ol biz doğru söyleyenleriz.

65. ayet
Hemen gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiçbir kimse arkasına bakmasın ve emrolunduğunuz yere geçin gidin!"

66. ayet
Ona kesin olarak şu emri vahyettik: "Sabaha çıkarken şunların arkaları katiyyen kesilecek."

67. ayet
Şehir halkı da haber alıp keyifle gelmişlerdi.

68. ayet
Lut onlara: "Aman ha, onlar benim konuklarımdır; artık beni rezil etmeyin.

69. ayet
Allah'tan korkun, beni utandırmayım" dedi.

70. ayet
Onlar: "Biz sana aleme karışmayı yasaklamadık mı?" dediler.

71. ayet
Lut: "İşte şunlar kızlarım, eğer yapacaksanız!" dedi,

72. ayet
Resulüm, ömrüne yemin ederim ki, gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı.

73. ayet
Derken, güneş doğmaya başlarken onları, o sayha, korkunç ses tutuverdi.

74. ayet
Derhal şehirlerinin üstünü altına getirdik ve balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık üzerlerine.

75. ayet
Elbette bunda düşünce ve anlayışı olanlara deliller vardır.

76. ayet
Ve o harabe yol üstünde duruyor.

77. ayet
Kesinlikle bunda imanı olanlar için bir ibret vardır.

78. ayet
Gerçekten Eyke halkı da zalim kimselerdi.

79. ayet
Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyorlar.

80. ayet
Gerçekten Hicr halkı da peygamberleri yalanladılar

81. ayet
Biz onlara ayetlerimizi vermiştik, fakat onlardan yüz çeviriyorlardı.

82. ayet
Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

83. ayet
Bunları da sabahleyin korkunç ses tutuverdi.

84. ayet
Kazanmakta oldukları şeylerin kendilerine hiç faydası olmadı.

85. ayet
Öyle ya, Biz gökleri, yeri ve aralarındakileri, ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık ve şüphesiz o saat mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara iyi davran.

86. ayet
Çünkü senin Rabbin, herşeyi yaratan, herşeyi bilendir.

87. ayet
Andolsun ki, sana namazlarda tekrarlanan yedi ayeti (Fatiha'yı) ve Yüce Kur'an'ı verdik.

88. ayet
Sakın, o kafirlerden bir takımlarını zevkyab ettiğimiz şeylere göz atma, onlara karşı üzülme ve müminlere kanadını indir.

89. ayet
Ve de ki: "Benim o apaçık uyarıcı ben!"

90. ayet
Tıpkı o taksim edenlere indirdiğimiz gibi.

91. ayet
O Kur'an'ı kısım kısım ayıranlara.

92. ve 93. ayet
(92-93) Rabbin hakkı için, Biz onların hepsine mutlaka ve muhakkak bütün yaptıklarını soracağız.

92. ve 93. ayet
(92-93) Rabbin hakkı için, Biz onların hepsine mutlaka ve muhakkak bütün yaptıklarını soracağız.

94. ayet
Şimdi sen ne ile emrolunduysan, kafalarına çatlat ve Allah 'a ortak koşanlara aldırma!

95. ayet
Herhalde Biz, o alay edenlerin hakkından gelmek için sana yeteriz.

96. ayet
Allah ile birlikte başka bir ilah edinen o herifler bilirler geleceği.

97. ayet
Andolsun ki, onların sözlerine gerçekten içinin sıkıldığını biliyoruz.

98. ayet
O halde Rabbine hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol!

99. ayet
Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk et!

Kur'an-ı Kerim'in 15. suresi Hicr Suresi'dir.
Kaynağımız: kuranmeali Adresinde Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kur'an-ı Kerim Meal'idir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder